ManşetRöportaj

Sarıyer Sivaslılar Derneği Başkanı Ali Genç, “Sarıyer’de temsilde adalet istiyoruz”

Sarıyer Gazetesi WhatsApp haber hattı!

SARİYERGAZETESİ.COM – RÖPORTAJ – RUKİYE AY

Sarıyer Sivaslılar Derneği Başkanı Ali Genç, Sarıyer’deki siyasi atmosferi ve yerel seçim sürecini gazetemize değerlendirdi. Çok özel açıklamalar yapan Genç; “Sadece Sivaslılar için değil Sarıyer’deki tüm seçmen profili için temsilde adaletin sağlanmasını istiyoruz” dedi.

Sarıyer’de siyasi partilerin durumu olarak nasıl bir tablo var? Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şükrü Genç Sarıyer’de CHP’nin kesin adayı gibi görünüyor. Çünkü Sarıyer’de bugüne kadar yaptığı hizmetleri var. Dolayısıyla halkın da kendisine bir teveccühü var. CHP’den oy alabilecek maksimum kişi de Şükrü Genç’tir. Ak Parti’de ise bir belirsizlik var. AK Parti’de aday adayı olan arkadaşlar var ve gördüğüm kadarıyla içlerinde en ciddisi Şems Çakıroğlu. Ama açıkçası değerlendiren yetkililer hangi kriterlere bakacaklar bilmiyorum. Gerçekçi olmak gerekirse Sarıyer’de AK Parti kazanırsa en iyi hizmeti Salih Bayraktar’la verecektir. Arkasında Cumhurbaşkanı olan bir belediye başkanı burada çok işler yapar. Bayraktar, belediye başkanı olmasa da ilçe başkanı olarak da geçmişten bugüne kadar baktığımız zaman halka hizmet bakımından dokunan en iyi ilçe başkanı oldu. Salih Bayraktar itibarlı bir ilçe başkanlığı yapıyor. İmar konusunda da elinden geldiği kadar önemli hizmetler sundu. İlçe başkanıyken bu kadarını yapan insan belediye başkanı olunca da sözünü tutarsa her şeyin daha da iyisini yapar diye düşünüyorum. Çünkü o gücü var.

Peki, belediyeciliği nasıl tanımlıyorsunuz ve belediye başkanı nasıl olmalıdır? Sarıyer’e baktığınızda değerlendirmeniz ne olur?

Belediye işi bir ekip işidir. Geçmişten bugüne baktığımızda Sarıyer’de başkanlar iyiydi ama onları kendi kadroları nedeniyle sıkıntı yaşıyorlar. Belediye tamamen hizmet odaklı olduğu için halka hizmet verecek ekip gerekir. Başkanlar iyi olabilir ama ekipleri sağlam olmadığı zaman başarı kısıtlı oluyor. Dolayısıyla başkanların ekiplerinin de güçlü olması gerekiyor. Güçlü ekip olmayınca zayıf ekipte “padişahım çok yaşa” diyenler de çok oluyor. En çok kim “padişahım çok yaşa” derse onları etkili görevlere alıyorlar. Ama hizmet bakımından da eksik oluyor. Başkana eksik bilgi veriyorlar ve daha sonra bunun faturasını halka başkan vermek zorunda kalıyor. Belki bu faturaları yüksek sesle kimse söylemiyor ve bunu seçimden seçime söylüyor. Örneğin Şükrü Genç’in son bir buçuk sene öncesi daha başarılı bir belediyecilikti. Çünkü Genç’in etrafındakiler ona sıkıntı veriyorlar. Çok yaşa başkanım diyenlerden hepimiz etkileniriz. “Ben ne kadar muhteşemim” diyebilir bu da bir güç zehirlenmesi meydana getirir. Geçmişte de bunu gördük. Başkanlar zayıf yönetimleri tarafından seçim kaybettirildi. İlk döneminde başarılıydı ancak ikinci döneminde radikal değişiklikle yapması gerekirdi. Başkan yardımcılığı yapabilecek meclis üyelerine de şans vermeliydi. O kapasitede insanlar vardı. Onlara o şanslar verilmedi. Son dönemlerde görüyoruz ki bir zayıflama var. Bir yorgunluk var. Metal yorgunluğu diyelim… Örneğin belediyeye işçi alımında da dengesizlik oldu. Onu bu yönde uyaracak insanlara ihtiyacı var. Önümüzdeki seçimlerde aynı kadro ile gidecekse bu sıkıntı devam eder. Bunun faturası da çok ağır olur. Daha objektif ve daha hizmete yönelik olup bulundukları makamları projeleriyle destekleyerek başkanı heyecanlandıran bir ekip olması gerekiyor. Şükrü Genç çalışmalarıyla iyi bir portre zaten çizdi ama bir elin nesi var iki elin sesi var bunu da unutmamak lazım.

Cumhuriyet Halk Partisi, Sarıyer’de nereye gidiyor? Yerel seçime yaklaşırken bu süreci CHP açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

CHP’nin Sarıyer’de şöyle bir genel durumu var. Eğer partileri belediye başkanlığını kazanmak istiyorsa Sarıyer’de ne AK Parti’nin ne de CHP’nin kendi oylarıyla başkanını seçecek durumları yok. Bu gerçeği görmeleri gerekir. Geçmişte de siyaset yapmış biri olarak söylüyorum ki gerçek bir partili partisinin iktidara gelmesini ister. Ama menfaatçi bir kesim de vardır. Yani “biz olursak şöyle olur, biz olmazsak parti batar” gibi söylemlerde bulunurlar. Şükrü Genç bunlara prim vermemelidir. Kendisini yüzde 50’ye götürecek oy potansiyelinin nereden geldiğini o da gayet iyi biliyor. Sarıyerli de gayet iyi biliyor. Keza bu durum AK Parti için de geçerlidir. Şükrü Genç’e giden oyları AK Parti kendi sandığına götüremezse seçim zaten hayal olur. Onun için başkanlar kadar yönetimleri de çok önemlidir. Yönetimi iyi yapan başkanlar bir adım daha öne çıkacak ama bu işe hemşericilik ya da inanç bakımından bakanlar seçimin mağlubu olacaktır. Bizim istediğimiz Sarıyer’de herkesin temsil edilmesidir. Çünkü Sarıyer’de böyle bir mozaik var eğer bu mozaiği görmezden gelerek tek yönlü düşünmeye bakarsanız burada bir yanılgıya düşersiniz. Bu da seçim sonuçlarını ciddi anlamda etkiler. Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatı Sarıyer’de üçüncü dönemi kazanmak istiyorsa kişisel menfaatlerin yerine partisinin kazanması için çalışmalıdır.

Peki, Sarıyer’de olası bir CHP, HDP ve İYİ Parti ittifakı sizce nasıl sonuçlanır?

HDP ile İYİ Parti’nin bir arada olacağını düşünemiyorum. Ama Sarıyer’de ittifaka gerek yok çünkü zaten şöyle bir şey var. Yerel seçimde iki güçlü aday arasında oylar pay ediliyor. Ancak üçüncü bir güçlü aday çıkarsa tüm dengeler değişir. Yapılan listelerde belediye başkanlarının profili çok önemlidir. Şükrü Genç’in profili Sarıyer seçmenine çok uygun. Eğer kadrosunu da revize eder ve halka sunarsa yine çok büyük bir favori olabileceğini düşünüyorum. Ama bunu yapmaz ve olası AK Parti adayı realist düşünürse her zaman şansı vardır. İYİ Parti, MHP, DSP ve Saadet Partisi’nin tabanda bu partilere karşı bir rahatsızlığı var. Ama eğer Sarıyer’de tabanda ittifak sağlanacak bir aday çıkarsa o zaman bu üçüncü adayın da şansı var. Öte yandan yerel seçimlerde seçmen aday olan ismi sevmese de partili olduğu için de oy verebiliyor. 12’nin üzerinde meclis üyesi çıkaran bir parti olursa da belediye meclisinde bütün dengeler değişmiş olacak.

Sarıyer Sivaslılar Derneği olarak bu seçimde nasıl bir yol haritası izliyorsunuz? Siyasetin dışında mı kalacaksınız yoksa içinde mi yer alacaksınız? Hayalinizdeki tablo nedir?

Sarıyer’de 80 bin Sivaslı var. Her 4 seçmenden birinin Sivaslı olduğu Sarıyer’de partilerin bizi bu işin dışında bırakmaları doğru olmaz. Bugüne kadar bir hemşeri derneği olarak bizim için asıl olan Sarıyer’in menfaatleri ve çıkarlarıdır. Hizmeti en iyi şekilde kim verecekse o yönde iyi bir aday beklentimiz var. Sivaslılar bir bütün halindeler. Tabi ki çatlak sesler çıkabilir. Çeşitli partililer Sivaslılar üzerinden mesaj vermeye çalışabilir. Süreci sahada da gözlemliyoruz. Vizyon 58’de Esra Polat’ın sunduğu “Gündem Özel” programına konuk olduğumda orada birçok konuya değindik ve gerek İstanbul’dan gerekse Sivas’tan çok güzel geri dönüşler aldık. İzlenme oranına baktığımızda programa inanılmaz bir teveccüh oldu. Biz Sarıyer’de doğru aday olmasını ve seçmenlerin haklarının korunduğunu görmek zorundayız. Sadece Sivaslılar için değil bunu Sarıyer’deki tüm seçmen profilinin de hakkı olduğunu düşünüyoruz. Biz hiç kimsenin hakkının yenmesini istemiyoruz. Yani temsilde adaletin sağlanmasını istiyoruz. Geçmiş dönemde bizlerin oylarıyla seçilen birçok yöneticinin sadece bizleri kullanıp belli hemşeri gruplarının bir arada oldu. Tepkimizi de bu yüzden ortaya koyuyoruz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) adayları konusunda neler düşünüyorsunuz? Sizce orada nasıl bir tablo var?

AK Parti adayı Binali Yıldırım gerçekten tecrübeli ve sevilen bir isimdir. Önemli hizmetleri, önemli proje ve çalışması olmuştur. Dolayısıyla CHP adayının tecrübeli, deneyimli ve güçlü olması gerekir. Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu aday olarak konulmasını doğru görmüyorum. Sayın İmamoğlu ilçesini iyi yönetmiş olabilir. Ancak bir ilçe belediye başkanının Binali Yıldırım’ın karşısında yer alması bana göre yetersiz olur. CHP’de Gürsel Tekin ve diğer adaylar da güçlü ancak seçimi alacak konumda değiller. İstanbul seçmeni burada onlara belediye başkanlığını vermez. Hayal aleminde değilsek bu görünen bir gerçektir. İstanbul için en güçlü adayın hem demokrat kesimden oy alan hem de CHP’de iki dönemdir milletvekilliği yapan İlhan Kesici olduğunu düşünüyorum. CHP’nin İlhan Kesici ile İstanbul’u alabileceğini düşünüyorum. Binali Yıldırım ve İlhan Kesici projelerini de ortaya koyarak İstanbul için çok iyi iki aday olarak yarışır. Geçmişte Nurettin Sözen’in Bedrettin Dalan’a karşı seçimi aldığı söylenir. O dönemde ANAP İlçe Sekreteri idim ve CHP’liler için anti parantez şunu da belirteyim. ANAP’ta parti içerisindekilerle konuşuldu ve Bedrettin Dalan’a oy verdirilmedi. Buna göre Nurettin Sözen seçimi kazandı. Eğer Dalan’a destek verilseydi İstanbul’da ikinci dönemde de başkan olurdu. Bu durumu herkes kendisine göre değerlendiriyor. Ama içerisinde bizzat yaşayan biri olarak durum bu şekildedir. Böyle bir ucuz kahramanlık filan yapmasınlar. Çünkü seçmen bilinçli ve kime oy vereceğini biliyor. İstanbul profiline uygun ve bütün seçmenin sempatisini alacak isimlere ihtiyaç var. Bu konuya dikkat etsinler. “Nurettin Sözen almıştı İmamoğlu da alır” diye kahramanlığa gerek yok. AK Parti’de böyle bir durum yok. Teşkilat tarafından benimsenerek kendi adayı etrafında toplanıyorlar. Ancak Rize ve Trabzon dışındaki hemşeri gruplarına da yer verilmesi gerekiyor.

Yerel seçimlere çok az bir zaman kaldı Sarıyer’de yeni bir dönem başlayacak. Eski bir siyasetçi olarak yeni gelecek olası bir belediye başkanına öneriniz ne olur?

Belediye başkanlarının görevleri bellidir. Ancak 5 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçeceği için belediyenin parasını çok iyi kullanmaları gerekiyor. Sarıyer’de özellikle amatör spor kulüplerine destek olunması gerektiğini düşünüyorum. Sarıyer çok uzun bir sahil şeridine sahip dolayısıyla her spor kulübüne bir cafe işletmesi verilirse belediyeden de para çıkmadan bir gelir elde edilir. Gelir elde eden amatör spor kulüpleri böylece başarı da elde ederler. Her mahallede çeşitli branşlarda spora yönelen Sarıyerli gençlerimiz uyuşturucu ve kötü alışkanlıklardan da korunmuş olur. Belediye başkanlığı siyasallaştırılmamalıdır. Sarıyer için doğru projeler ortaya konulursa İBB ve ilçe belediyesi hangi partiden olursa olsun barışçıl bir ortam olacaktır. Sarıyer alt yapı sorunları yaşayan bir ilçedir. Hem İBB hem de Sarıyer Belediyesi bunun için mücadele ediyor. Ancak artan nüfus da dikkate alınarak günü kurtarmaktan öte kalıcı çalışmalar yapılmalıdır. Sarıyer Merkez’de trafik sorunu var. Tünel yapılmasına rağmen trafik yine aynı duruma geldi. Sarıyer’in uygun yerlerine katlı otopark yapılması gerekiyor. İsmail Akgün Devlet Hastanesi’nde mevcut olan yapıyı atıl durumdan kurtarıp daha modern bir yapı yapılabilir. Çünkü gerçekten kıymetli bir yer ve öyle bırakılmamalıdır. Kaymakamlık Sarıyer Merkez’den gitti, belediye Büyükdere’den gitti. Sarıyer erozyona uğruyor ve oradaki esnaf da sıkıntı çekiyor. Sarıyer Merkez üvey evlat durumunda kaldı. 3. köprünün daha işlevsel bir hale gelmesi için yol yapılması gerekiyor. Sarıyer’de her mahallenin kendi sorunları var. Ama çözümleri de elbette ki var. Harcamalar buna göre olmalı ve kalıcı hizmet yapılmalıdır. Ucuz hizmet taraftarı değilim. Fikirlerimizi herkese vermeye hazırız. Belediye başkanlarının kendi yönetimlerini belirlemesi gerekiyor. Başkan yardımcıları kimler olacaksa halka tanıtılmalıdır. Çünkü başkan seçildikten sonra yardımcılarını bir takım baskılarla belirlemek zorunda bırakılabiliyor. Seçmen kitlesi belediye başkanına olduğu kadar kadrosuna da oy veriyor.

Daha fazla göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler