ManşetRöportaj

Genç yetenek Alper Gemici: “Müzik benim hayatım”

Yetenekleriyle adından söz ettiren Alper Gemici, müzik hayatıyla ilgili merak edilenleri Sarıyer Gazetesi’ne anlattı.

Sarıyer Gazetesi WhatsApp haber hattı!

SARİYERGAZETESİ.COM – RUKİYE AY – RÖPORTAJ

Başarılı yorumu ve güçlü sesiyle yorumladığı şarkıların yanı sıra söz yazarlığı da yapan Gemici; “Kendimi en iyi müzikle ifade ediyorum. Yeni şarkılarla vakit kaybetmeden anlatmaya devam” dedi.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Her yaptığı işin bir öncekinden iyi olmasına uğraşan bir müzisyenim aslında. Prodüktörlük ve aranjörlük yapıyorum. Sanatçıların ve grupların şarkılarını düzenliyorum. Reklam müzikleri yapıyorum. Şarkı yazıyorum ve yeni yeni söylüyorum. 1983 doğumluyum, Boğa’yım. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunuyum ve işimi yapmıyorum. Sevdiğim işi yani müzik yapmak için çalıştım hep. Bunun dışında hikaye ve senaryo yazmakla ilgileniyorum. “Ünlü Mamuller” adında bir yapım şirketimiz var.  Sacit Papakçı ile yeni isimleri dinleyicilerle buluşturmak için çalışıyoruz. Zaten pek başka bir şeye de vakit kalmıyor. Geri kalan zamanlarda bolca okuyup bir şeyler izlemeye çalışıyorum. Çalışmak dışında basit bir hayatım var aslında.

Müzik yaşamınıza nasıl adım attınız?

Evde, kendi kendime desem yanlış olmaz sanırım. Dayımın kolilerce kasetleriyle tanıştığımda müzik dünyasına adım attığımdan haberim yoktu tabi. Yıllarca dinleyip müzik içime işledikten sonra sanırım bir gün Beyaz Show’da rahmetli Kayahan’ın konuk olduğu bölüme denk gelmiştim. Tek başına gitar çalıp söylemesi o kadar hoşuma gitmişti ki o gün ertesi gün dedemle İMÇ çarşısına gidip gitar aldığımızı hatırlıyorum. Sonrasında hayranı olduğum Kurban grubunun “İnsanlar” albümünü kaydederek başladı profesyonel müzik hayatı. Arkasından Athena, Göksel, Yalın, Nil, Candan Erçetin, Ceza, Mabel Matiz, Seksendört ve daha birçok sanatçı ve gruplarla çalışma fırsatım oldu. Bu dönemde Alper Erinç, İskender Paydaş gibi büyük ustalarla da çalıştım ve onlardan çok şey öğrendim.

Şu sıralar neler yapıyorsunuz?

Yeni şarkılar yazıyorum. Uzun zamandır aranjörlük yapıyorum zaten. Kendi stüdyomda başka başka sanatçı ve gruplara aranjeler ve TV’de, radyoda, sinemada görüp duyduğunuz birçok önemli firmaların reklam müziklerini yapıyorum. Yukarıda bahsettiğim gibi sevdiğimiz yeni isimler ve yeni şarkıları da sizlere ulaştırmak için çalışıyoruz. Mümkün olunca da dinlenmeye ve oyun oynamaya çalışıyorum.

Genç bir yetenek olarak sizin için şarkı söylemek nasıl bir duygu?

Kendimi hiç şarkıcı olarak görmedim ve öyle de yetiştirmedim açıkçası. Ama eskiden beri istediğim ve cesaret edemediğim bir şeydi. Bu zamana kısmetmiş. Biraz korkutucu ama bir o kadar da ilk kez bu kadar iyi ifade edebiliyorum kendimi. Daha önce olması gerekiyormuş dediğim bir şey gerçekten. Artık vakit kaybetmeden yeni şarkılarla anlatmaya devam.

Şarkı sözü yazarken ilham kaynağınız neler oluyor?

Öncelikle kendim tabii ki. Yaşadıklarım, hayal kırıklıklarım. Ama benim için dış etkenler de hayli önemli oluyor. İyi izliyorum etrafımı. Örneğin “Çaresizim” çok yakından şahit olduğum bir olay. Bunun dışında roman okuyorum filmler, diziler izliyorum ve sevdiğim her şeyden birikim sağlıyorum. Yazarken kendi hikayelerimle ve tecrübelerimle birleşiyorlar istemsiz tabi. Benden bir parça oluyor elbette.  Etkilendiğim her şeyden besleniyorum ama en çok etkilendiklerim hep gerçek hikayeler oluyor. Onları arıyorum.

Single çalışmalarınızın yanı sıra yeni bir albüm de çıkaracak mısınız?

Evet. Bir iki single sonrasında albüm konuştuğumuz şeyler arasında. Arayı uzun tutmadan albüm çalışmasını yapacağız.

Müzik grubu olarak yaptığınız çalışmalar size neler kattı?

Biz Majeste’de tam grup gibi değildik. Ozan’la ben yapıyorduk şarkıları ve düzenlemeleri vs. Tüm yazım ve prodüksiyon işlerini biz yapıyorduk zaten. İki kişi bile olsanız, fikirler ve zevkler farklı olduğu için her zaman uzlaşamıyorduk. En büyük katkısı orta yol bulmayı öğrenmek oldu sanırım. Çözüm üretmeyi öğrendim diyebilirim.

Severek dinlediğiniz şarkıcılar kimler?

Herkes gibi ben de Sezen Aksu, MFÖ, Tarkan ve daha nicelerini çok seviyorum, dinliyorum. Metallica ve Queen’i çocukluğumdan beri çok seviyorum. Ama o kadar çok grup ve isim var ki saymaya kalksam bir başkasını unuturum diye endişeleniyor insan.

Bir sanatçı olmanın en keyifli yanı sizce nedir?

Sanatçı olmak için çok yolumuz var ama sanatçı olmaya çalışmak keyifli. Sevdiğiniz bir şey yapıyorsunuz bundan daha güzel ne olabilir ki?

İstanbul’da en sevdiğiniz semt neresi?

Bakırköy. Çocukluğum geçti orada. Her gittiğimde orada bulunmaktan çok keyif alıyorum gerçekten.

Sarıyer Gazetesi aracılığıyla okuyucularımıza bir mesajınız var mı?

Zaman ayırıp okuyan herkese teşekkür ediyorum. Şarkıyı dinleyip sevenleri, arkadaşlarına tavsiye etmeye davet ediyorum. Sizlere de bu güzel röportaj için teşekkür ederim. Yeni şarkılar ve projelerde görüşmek üzere.

Daha fazla göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler