ManşetRöportaj

“KALP HASTALIKLARI TEDAVİ EDİLEBİLİR ve ÖNLENEBİLİR”

Türk Kalp Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Güven, Sarıyer Gazetesi Haber Müdürü Rukiye Ay’ın sorularını yanıtladı. Kalp sağlığı üzerine oldukça önemli detayları okuyucularımız için anlatarak uyarılarda bulunan Güven; “Kalp ve damar hastalıkları sinsi ilerleyen bir hastalıktır. O nedenle erken tanının bu diğer hastalıklarda olduğu gibi bu hastalıkta da son derece önemli olduğunu değerlendiriyoruz” dedi.

Sarıyer Gazetesi WhatsApp haber hattı!

SARİYERGAZETESİ.COM – RÖPORTAJ – RUKİYE AY

Türk Kalp Vakfı olarak farkındalık yaratmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Kalp ve damar hastalıkları tedavi edilebilir ve önlenebilir hastalıklar sınıfındadır. Büyük can ve ağır ekonomik kayıplara sebep olan bu hastalıkla mücadele etmenin en etkili yolu hastalanmadan evvel önlem alınması ve halkımızın bu konuda uyarılması ve bilinçlendirilmesi olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. Bu konudaki çalışmalarımızı kurulduğumuz 1975 yılından itibaren 44 yıldır sürdürüyoruz. Bu çalışmalarımızı Türk Kalp Vakfı olarak bilimsel toplantılar, halk toplantıları, seminerler, sportif, kültürel ve sanatsal etkinlikler, halkımızın yararına olabilecek diğer faaliyetler ve organizasyonları gerçekleştirerek sürdürmeye devam ediyoruz. Bu arada özellikle okullar başta olmak üzere çeşitli kurumlar ve belediyelerle birlikte organize ettiğimiz kalp sağlığı, sağlıklı beslenme seminerleri, 0-12 yaş grupları çocukların ailelerinin çocuk kalp sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi çalışmalarımızı da Türkiye genelinde yapmaktayız.

Kalp sağlığımızı korumak için nelere dikkat etmeliyiz?

Yukarıda da belirttiğim gibi kalp ve damar hastalıkları kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir hastalıklardandır. Bu konuda doktorlarımızın vermiş olduğu tavsiyeleri ve uyarıcı mesajlarını her fırsatta halkımızla paylaşıyoruz.

Bunun için,

  • Hastalanmadan önce periyodik aralıklarla, yaklaşık yılda bir kere doktora giderek kalp kontrollerimizi muhakkak yaptırmalıyız.
  • İlgililerin tavsiyelerine uyarak sağlıklı beslenmeye dikkat etmemiz gerekmektedir. Bu sayede kilo kontrollerimizi yapmalı ve fazla kilolu olmamalıyız.
  • Sigarayı kesinlikle bırakmalıyız,
  • Alkolü azaltmalı veya bırakmalıyız.
  • Düzenli aralıklarla spor yapmalıyız, unutulmamalı en uygun spor yürüyüştür.
  • Kan basıncı, kolesterol, şeker gibi değerlerimizi kontrol ettirmeli bu konuda doktorlarımızın tavsiyelerine kesinlikle uymalıyız. Yaşamımızda harekete daha çok yer vermeliyiz.
  • Tuz, yağ ve şekeri de oldukça kontrollü olarak tüketmeli ve azaltmalıyız. Bu basit kontrolleri yatırıp doktorlarımızın tavsiyelerine uyduğumuz takdirde hayatımızı daha kaliteli hale getirebiliriz.
  • Çocuklarımızı da yeme alışkanlıkları ve hareketli yaşama (Spor yapmalarına) yöneltebilecek şekilde eğitilmeleri için gereken çalışmaları da yapmalıyız. Yani onlarda alışkanlık yaratmalıyız.

Erken tanının önemi nedir?

Vakfımız bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarını halkımızın hasta olmadan önlemeye çalışmalarına yardımcı olmaya çalışmaktadır. Erken tanı bu hastalıkta çok önemli olup hastalık daha kısa sürede kontrol altına alınmakta ve bu nedenden oluşan ölümler azalmakta ve yaşam daha kaliteli olmaktadır. Kalp ve damar hastalıkları sinsi ilerleyen bir hastalıktır. O nedenle erken tanının bu diğer hastalıklarda olduğu gibi bu hastalıkta da son derece önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Ayrıca bu tür tedaviler, uzun vadede ülke ekonomisine de pozitif katkıları olan ve kendi alanında çok faydalı olan çalışmalardır. Bu açıdan da değerlendirilmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz.

Türk Kalp Vakfı’nın Türkiye’deki hedefleri nelerdir?

Özellikle kalp ve damar hastalıkları bulaşıcı olmayan hastalıklar sınıfında ölüm oranı dünyada ve ülkemizde en fazla olan bir hastalıktır. Ölüm oranı TÜİK verilerine göre ülkemizde %42 mertebelerindedir. Öncelikle hedefimiz bu oranı aşağıya çekmeliyiz. Bu en büyük hedefimiz olup sadece bir STK olarak biz değil top yekun ve birlikte bir çalışma ile gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu konuda görsel ve yazılı medyamıza da çok görev düşmektedir. Bu hastalıklardan oluşan ölümlerde yaşlar artık genç nesillere ve çocuklara doğru artma şeklinde gerçekleştiğini de üzülerek görüyoruz. Biz Türk Kalp Vakfı ve İtalya Kalp Vakfı ile müştereken Avrupa Birliği’nden bir fon aldık ve Batman ilinde 6-14 yaş arasındaki çocuklarımızın 5000 civarındaki ailelerini bilgilendirme çalışmalarına başladık. Haziran 2020 ayı sonuna kadar devam edecek olan bu çalışmada amaç çocuklardaki kalp hastalıkları konusunda ailelerin bilgilendirilmesidir. Bu nedenle ülkemizin doğusunda bir il olarak Batman seçildi. Bu bir prototip çalışmadır. Düşüncemiz bu çalışmaları sonraları daha ileri götürerek diğer ihtiyaç sahibi il ve ilçelere de çalışmalarımızı sürdürmek ve bu konuyu sürdürülebilir bir proje olarak ülkemize kazandırmaktır. Ayrıca Şişlide bulunan Tıp Merkezimizde de halkımıza kalp rahatsızlıkları konusunda uygun fiyatlarla erken tanı noktasında çalışmalarımızda yapılmaktadır.

Türk Kalp Vakfı Tıbbi kadronuzla insanlara ulaşırken öncelikle neyi hedefliyorsunuz?

Vakfımız Kalp ve damar sağlığı konusunda bilinç oluşturarak, hasta ve çalışan memnuniyeti odaklı, etik ilkelere uygun, kendini ve sistemlerini sürekli geliştiren, sağlık hizmeti sunmaya çalışmaktadır. Türk Kalp Vakfı güvenirlilik dürüstlük esasına dayandırarak çalışmalarını sürdürmeyi ilke edinmiş bir kurumdur. İşte bu hedef ve amaçlar doğrultusunda insanlarımıza kalp ve damar sağlığı konularında hizmet vermekteyiz. Ayrıca vakfımızda erişkin hastalarımıza verilen sağlık hizmetinin yanında çocuk kardiyolojisi konusunda bir bölüm bulunmakta olup çocuk kalp hastalarına da sağlık hizmeti vermekteyiz. Vakfımızda tansiyon ve ritm holterleri hizmetleri verilmekte, kalp elektrosu çekilebilmekte ve eforlu testler yapılabilmektedir. Vakıf tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek bir laboratuarımız da bulunmaktadır.

Kalbimizde herhangi bir şikayetimiz yoksa da ne sıklıkla kontrol ettirmeliyiz?

Doktorlarımızın tavsiyeleri kalbimizde herhangi bir şikayetimiz olmamasına rağmen yılda en az bir kere gereken kontrollerimizi yaptırmamız şeklindedir. Bizler ”Bana bir şey olmaz” düşüncesiyle hareket ediyoruz. Sonra hastalık geldiğinde zamanın geçmesi tedaviyi de zor hale getirmektedir. O nedenle yılda en az bir kere değerlerimizi ölçtürmek, kan basıncımızı, kolesterolümüzü, şekerimizi ve gereken diğer değerlerimizi öğrenmeliyiz. Doktorumuza kendimizi kontrol ettirip gereken tavsiyelerini almalıyız.

Kalp sağlığında beslenmenin önemi nedir?

Bu konuda vakıf diyetisyenimizin web sitemizde devamlı yazıları ve ikazları çıkmaktadır. Yine diyetisyenimize göre; yanlış beslenme alışkanlıkları kalp ve damar hastalıklarının en önemli etkileyicilerinden birisidir. Dengeli beslenme ve her besinden gerektiği kadar tüketmek kalp sağlığı için çok önemlidir. Yağ kullanımını kısıtlamak, kızartma, hamur işi, fast food gibi besinlerden uzak durmak, beslenmede sebze ve meyveye ağırlık vermek çok önemlidir. Ayrıca kalp ve damar hastalıklarına etkisi nedeni ile sigaranın tamamen bırakılması ve alkolünde en aza indirilmesi gerekiyorsa bırakılması tavsiye edilmektedir. Toplumumuzda tuz tüketimi fazladır. Tuz tansiyona sebep olmaktadır. Bu yüzden tuzun sınırlandırılması gerekmektedir. Ayrıca bireylerin ideal kilolarını muhafaza etmeleri için vücutlarına uygun spor yapmaları da tavsiye edilmektedir. Son olarak bu alandaki uyarılarımızın halkımıza ulaşmasında değerli basınımızın bizlere çok önemli katkıları ve desteği olmaktadır. Çünkü sizler sayesinde halkımızın daha geniş kitlelerine ve daha etkin olarak ulaşabilmekteyiz. Bu vesile ile size ve şahsınızda Sarıyer Gazetesi yönetimine de gazetenizde düşüncelerimize yer vermenizden dolayı buradan en içten teşekkürlerimi iletiyorum.

KENAN GÜVEN KİMDİR?

1947Arhavi (Artvin) de doğdum. 2 yaşımdan itibaren İstanbul Yeniköy de son 25 yıl da Tarabya da yaşıyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunu İnşaat Yüksek Mühendisiyim. Gençliğimde Sarıyer Spor kulübü genç takımında, Emirgan, Tarabya ve İTÜ Futbol takımlarında futbol oynadım. Üniversiteden mezun olduktan sonra Türkiye Elektrik Kurumu İnşaat Daire Başkanlığı, Sezai Türkeş-Feyzi Akkaya İnşaat A.Ş’ de ve sonrasında da Koç Holding’e bağlı Otokar A.Ş. de 30 yıl çalıştım. Halen Otokar A.Ş. de Yönetim Kurulu (Bağımsız) üyesiyim. Kabataş Erkek Lisesi Mezunlar Derneği, İTÜ Mezunlar Derneği, Artvinliler Vakfı üyesiyim. Ayrıca üyesi olduğum Yeniköy Spor Kulübünde bir dönem başkanlık yaptım. 28 yıldır da gönüllü olarak hizmet etmekten çok mutlu olduğum Türk Kalp Vakfı’nda uzun yıllardır Yönetim Kurulu üyeliği, Başkan Yardımcılığı görevlerini yaptıktan sonra da 26.10.1916 tarihinden itibaren Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyorum.

Daha fazla göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler