GündemManşet

Sarıyerli esnaf ne diyor?

Sarıyer Gazetesi sokağın nabzını tutarak esnafın sorunlarını dinledi.

Sarıyer Gazetesi WhatsApp haber hattı!

SARİYERGAZETESİ.COM – HABER MERKEZİ

Gelirin gideri karşılamadığını söyleyen ve sıkıntılarını anlatan Sarıyerli esnafın gazetemize anlattıklarını okuyucularımız için yazdık.

Serdar Ağca – Elektrikçi

Sorun piyasanın durumu ve para sıkıntısı… İnsanların geçim sıkıntısı bizi etkiliyor. Sarıyer zaten memur semti olmaktan artık çıktı ve emekli semti oldu. Emeklinin para durumuna göre iş yapabiliyoruz ay başları ve sonları olmak üzere. Ayın 25 günü oturuyoruz 5 günün de çalışıyoruz. İnsanların kendi kendilerine yapmış olduklarından dolayı piyasanın durumu bu şekilde. Tarladaki patatesin, soğanın hesabını devlet yapmaması lazım ama bir bakıyorsun akşamdan sabaha devalüasyon oluyor. İnsanların birbirine yapmış olduğu eziyet her şeyi etkiliyor. Müşteriye gidip işi yaptıktan sonra para alamayınca hiçbir anlamı yok. Raftaki malları verip de parayı alamayınca da iş enerjim kalmıyor. Saat kaç oluyor siftah bile yapamıyoruz Sarıyer’de durum bu…

Selma Çatak – Çiçekçi

Esnaf olarak her şey oldukça zor söylemeye gerek yok… sarıyer’deki bütün esnaflarda tünel açıldıktan sonra sıkıntı başladı. Çünkü yukarıdaki mahallelerden çok müşterilerimiz vardı. İş potansiyelimiz düştü. Özel günlerde normal fiyata aldığımız ürünleri 5-6 kat zamlı alabiliyoruz. Bunu müşteriye çok da fazla yansıtamıyoruz. Özel gün olduğu için kullanıyorsunuz diyerek muhabbetler oluyor. Özel günlerde inanılmaz derece seyyar satıcılar da dolaşıyor. Her yerde dolaşan seyyar çiçek satıcıları da bizi zor duruma sokuyor. Ödemelerimiz, vergimiz, faturalarımız… Yatıramıyoruz. Esnafların hepsinin maddi durumu iyi değil.

Zeki Aytaç – Balıkçı

Satışlarımız baya bozuk… Aylardır durum böyle. Bazen bir iki iş oluyor yüzümüz gülüyor ondan sonra yine bekliyoruz. Bazı günler oluyor ki akşam saat 17’de siftah ediyorum. Evvelden işlerimiz daha iyi olurdu herkes balık yerdi. Balık da pahalı… Gelen de giden de yok esnaf arkadaşlarla karşılıklı oturuyoruz.

Atakan Yıldız – Restoran İşletmecisi

Meyve sebze ve kasap fiyatları çok yüksek… Esnafın bir değil birçok sorunu var. Paranın da bir değeri yok. Esnafın kazancı da düştü. Gelen ürünlere yüksek derecede zam gelmesinden dolayı esnafların da cirosunun aynı olmasından dolayı tabi ki fiyatlar düşüyor. Biz çocukken sabahtan en büyük parayı bozdurunca harcasak da akşama kadar cebimizde kalıyordu. Şimdi ise yetmiyor. Vergiler yüksek, giderler ağır, elemanlarımıza sigorta masrafları var. Elimizde gelir kalmıyor. Sarıyerliler esnafı biraz daha desteklemesi gerekiyor. Öyle oluyor ki hafta sonları Sarıyer’e dışarıdan gelen müşterilerle daha çok kazanıyoruz.

Cevat Kaya – Restoran İşletmecisi

Hayat pahalı, vergiler yüksek ve işsizlik fazla… Bakarsanız artık klasikleşmiş durumlar hep buna bağlı olarak gelişiyor. Bunlar bana kimse anlatmasın. Benim balık restoranım deniz kenarında on numara yerde ama iş yok! Sadece yaz aylarında iyi iş yapabiliyorum. Nedenini kimse bilmiyor… İnsanlar iş ve para yok diyor ama sosyal yaşamları gayet iyi bunu da anlamış değilim. Bakıyorsun parası yok ama arabası var. Araç sahibi olmak lükse girmiyor mu? Balık konusuna gelecek olursak bilinçli avlanmayı elbette destekliyoruz. Ancak zaten ufak kayıklar açıklara gidemiyor yani balık var ama açıklarda. Hava estiği zaman hiçbir büyük kayık denize çıkamaz. Balık gerçekten çok az ve haddinden pahalı. Karadeniz’in birçok ilinde hamsiyi yakalayıp gübre olarak kullanıyorlar. Yakaladıkça fabrikaya veriyorlar ve yarın ne olacak diye düşünmüyorlar. Bu da çok yanlış bir uygulamadır.

Yusuf Berber – Kuyumcu

Esnafın sıkıntısı alım gücü düşük olduğu için büyük. Gümüş satışı yaparak kuyumculuk sektörünün en alt basamağındayız. Piyasa açısından bizler zaruri ihtiyaç maddesi satmıyoruz. Lüks tüketim maddesi satıyoruz. Önceden kadınlar lüks tüketimi severek yaparlardı. Fakat şu an kendi zaruri ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Lüks tüketime bütçeleri pek elverişli olmuyor. Esnaflar küçülmeye gidiyor. Eskiden yüksek kiralar önemli değildi ve insanlar rahatlıkla veriyordu. Şimdi ise yüksek kiralardan ziyade yarı yarıya fiyatlı olan yerlere kaçıyor. Piyasanın bu gidişatı yıllar içerisinde bozuldu. Bunun toparlanması yıllar sürer. Bugünümüze şükür ki evimize ekmek götürebiliyoruz. Evine ekmek dahi götüremeyen insanlar var. Onları düşünürsek bizim durumumuz çok iyi kalır. Lakin tabi kredi ve banka ödemelerimizi karşılamakta zorlanıyoruz.

Sevil Tutuş – Eczacı

Sarıyer Merkez’de hastanenin taşınarak buranın da sadece poliklinik yapılması eczacı olarak beni olumsuz etkiledi. Poliklinikte de sistem tam oturmadı doktor eksikliği var. İlaçta beklenilen zamlar alındığı için sıkıntı bitti. Tamam hastane polikliniğe çevirildi ama burada bir karar merci yok. Sarıyer Merkez, İsmail Akgün Devlet Hastanesi’nin taşınmasından sonra öldü. Buradaki tüm esnafın gelirini olumsuz etkiledi.

Hüseyin İşeri – Fırıncı

Sarıyer’de 20 yıldır esnafım. Geçmişten bugüne bakınca oldukça büyük fark var. Esnafın sorunları yoktu ve gelirleri daha iyiydi. Esnafın sıkıntı ve sorunları git gide arttı. Kiralar, vergiler ve stopajlar arttıkça esnaf ürettiği malıyla kar elde edemedi. Küçük esnaf olarak daraldık. Haksız rekabet ortamı doğdu. Piyasada aynı işi yapan esnaf artıkça fiyat düştü ve mal kalitesizleşti. Gelir ve gider arasında dengesizlik oluşunca sıkıntılar başlıyor. Her yıl elektrik, su ve doğalgazda zam yaşanıyor. Bunlar da esnafı çok olumsuz etkiliyor. Umut, fakirin ekmeğidir. Umut ederek yaşayacağız.

 

Daha fazla göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler