GündemManşet

Zampara müdürün sinsi planı Şükrü Genç’i çileden çıkardı!

Sarıyer Belediyesi'nde görevli bir müdür, sabah evinden çıktıktan sonra yolu kesildi, feci şekilde darp edildi. Kanlar içinde kalan müdür telefona sarılıp Şükrü Genç'i aradı; "AKP'liler yolumu kesti; 'Senin yüzünden Sarıyer'de seçimi kaybettik, sen olmasaydın Şükrü Genç belediyeyi kazanamazdı' deyip beni acımasızca dövdüler" dedi. Neredeyse AKP ve CHP arasında kriz çıkaracak olayın iç yüzü kısa süre sonra anlaşılınca o müdür hem yediği dayakla kaldı hem de koltuğundan oldu.

GÖLGE ADAM yazdı;

“Bizimkisi bir aşk hikayesi” değil, aynı zamanda pusu kurup yol kesme, eşek sudan gelinceye kadar dövülme, AKP ile CHP’yi birbirine düşürme, belediyeyi ayağa kaldırma ve işin sonunda da görevden alınma hikayesi…

Sizin anlayacağınız hikaye içinde hikaye… Rahmetli Kayahan’ın söylediği gibi “Film gibi, roman gibi biraz…”

Ama her kelimesi, her satırı gerçek, Sarıyer’de yaşanmış bir olay…

Biliyorum “Zampara müdür” denince kalbi kıpır kıpır eden belediyedeki diğer müdürlere de sevgilerimi gönderiyorum… Unutmayalım zamparalık suç değil, önemli olan kriz çıkarmamak… Telaşa gerek yok, sıradan aşk hikayeleri benim yazı konum olmaz, önemli olan ilginç hikayesi, toplumu ilgilendirmesi ve siyasi yönü olması…

Neyse sözü uzatıp sizi daha fazla merakta bırakmayalım… Çünkü günlerdir çılgınca yazımı beklediğinizi biliyorum…

***

Şükrü Genç’in ikinci döneminin başları…

Sarıyer Belediyesi’nde görevli yiğidolar diyarı doğumlu bir müdür, sabah işe gitmek için evinden aracıyla çıktıktan hemen sonra kendisini takip eden bir otomobil tarafından az ilerde önü kesilir ve sıkıştırılır. Otomobilden inen ve oldukça sinirli oldukları anlaşılan cüsseli kişiler, önünü kestikleri müdürü zorla aşağı indirip tekme tokat dövmeye başlarlar. Müdür daha ne olduğunu anlayamadan tekmeler, yumruklar küfürler havada uçuşmaya başlar. Sokak ortasındaki bağrıltılı, çağrıltılı dayak faslı yoldan geçenlere aldırış edilmeden dakikalarca sürer. Dayak hadisesi, eskilerin deyimiyle eşek sudan gelinceye, başka bir deyişle kafa göz dağılıncaya kadar sürer… Acımasız saldırganlar feci şekilde dövdükleri zavallı müdürü kan revan içinde bırakıp kayıplara karışırlar. Müdür yediği dayağın etkisiyle oracıkta yere yığılır ve uzun bir süre olayın şokunu atlatamaz.

Peki Sarıyer Belediyesi’nde bir dediği iki edilmeyen, kimsenin karşısına almaya cesaret edemediği o kudretli müdüre acaba kimler-neden kıymıştı? Yoksa onu dövenler, onun Şükrü Genç’in eski dava arkadaşlarından ve yakın dostlarından biri olduğunu bilmiyorlar mıydı? Şükrü Genç’in ilk döneminde görev verip ikinci döneminde de görevine devam ettirmek istediği o müdürü kimler bu hale getirmişti? Sarıyer Belediyesi’nin bir müdürünü sabah sabah pusu kurup sokak ortasında dövmeye kimler hangi cürretle cesaret edebilirdi?

İşte bu ve buna benzer deli sorular kafalarda cevap arayadursun, zavallı müdürümüz yediği dayağın şokundan biraz olsun kurtulunca ilk iş olarak telefona sarılıp Şükrü Genç’i arar.

Sabah sabah telefonu çalan Şükrü Genç, telaşlı ses tonuyla kendisiyle konuşmak isteyen eski dava arkadaşı ve müdürünü sakinleştirmeye, konuyu anlamaya çalışır.

Darp edilen müdür, bu olaydan kendince bir kahramanlık destanı çıkarmayı da ihmal etmez ve telefonda ; “Başkanım sabah evimden çıkmıştım, sokakta bana AKP’liler pusu kurmuşlar. Benim yolumu kesip beni tekme tokat dövdüler. Beni bir yandan dövüyorlardı bir yandan da ‘Biz Sarıyer’de seçimi senin yüzünden kaybettik. Sen olmasaydın Şükrü Genç seçimi kaybedecekti, Sarıyer’i biz kazanacaktık. Her şeyi sen bozdun’ diyorlardı” der…

Sözde Sarıyer Belediye seçimlerini CHP’ye ve Şükrü Genç’e kazandıran o müdürmüş, AKP’liler de bu yüzden intikam almak için ana pusu kurup feci şekilde dövmüşlerdi (!)

Gel de gülme…Duyda inanma! Vay ki ne vay! Nasıl bir müdürmüş ki Sarıyer’de seçimi Şükrü Genç’e o kazandırmış ve bu yüzden de AKP’liler onu darp etmişler (!)

Sanırsın toplumda sözü dinlenen, yığınları arkasından sürükleyen, seçimin kaderini tek başına değiştiren bir lider… Mübarek alt tarafı belediyede bir müdür değil de, sanki Sarıyer’in kanaat önderi, ilçenin manevi anahtarını elinde tutan ruhani lideri….

Belki de yediği dayağın tesiriyle ne dediğini bilmiyor olabilirdi…

***

Ancak ne var ki kargaların bile güleceği bu komediye Şükrü Genç hemen inanır.. Kendi has adamının, eski dava arkadaşının ve müdürünün böylesi bir gerekçeyle dövülmesini haklı olarak içine sindiremez…. Öyle ya o müdür, kendisine seçimi kazandırdığı için dövülmüştü.(!)

Müdürün sokak ortasında tekme tokat dövülmesi kısa sürede tüm belediyede duyulur ve günün konusu olur,  belediye personeli ve çalışanlar haince bir saldırıya uğrayan müdürlerinin dayak hikayesine kilitlenir…

Şükrü Genç açısından olay artık milli bir mesele olmuştur. Madem ki bir müdürü kendisine seçim kazandırdığı için AKP’liler tarafından dövüldüyse bu rezilliğin herkese ilan edilmesi ve tüm kamuoyuna duyurulması gerekir, üstelik sorumlulardan hesap sorulması da gerekir. Ve hemen basın birimine bu hain saldırının kamuoyuna paylaşılması için basın açıklaması yapılması talimatı verilir.

Sarıyer Belediyesi’nde tüm gözler bu dayak olayına kilitlenirken, zavallı müdür de hastanede tedavi edilir ve kimliği belirsiz dayakçılardan şikayetçi olur.

***

Belediyede sinirler gerilmiş, AKP’lilerin bu hain (!) pususu Şükrü Genç’in sabrını taşırmıştır. Seçim döneminde yaşananlar o dönemde kalmalıydı, artık seçim bittiğine göre siyasette tertemiz yeni bir sayfa açılmalıydı. Oysa şimdi her şey farklıydı. Belediyede en güvendiği isimlerden birini, belki de en değerli müdürünü dövmeye cesaret etmişlerdi. Şükrü Genç bu ve buna benzer düşüncelerle kendi kendine sinirlenirken, yakın bir dostu ‘ Başkanım bu işin içinde bit yeniği olabilir, hemen ortalığı velveleye verme. Olay siyasi olmayabilir belki aşk- meşk işidir, dikkat edelim” diyerek kendisini uyarır.

Bu uyarıyla kafası karışan Şükrü Genç, bu kez konunun detaylı araştırmasını yaptırtır. Telefon trafiği yoğunlaştır, karakol, mahalleden ve etraftan konu detaylıca araştırılır. Ve sonunda o müdürün siyasi bir nedenle değil, adi bir aşk hikayesi nedeniyle dövüldüğü anlaşılır.

***

Dayak olayının detayları şöyle netleşir…

O müdür, Sarıyer Belediyesi’nde yanında çalıştırdığı güzeller güzeli sekreteriyle uzun süredir gönül ilişkisi yaşamaktadır ve bu olay sekreter kızın yakınları tarafından öğrenilir. Evli ve zampara müdürün, sekreteriyle olan ilişkisi o birimde herkesin bildiği sıradan bir aşk hikayesi haline gelmiştir. Ne var ki kızın ailesi ve yakınları bu durumu kendilerine yediremez ve pusu kurup müdürü evinden çıktığı sırada döverler. Olayın siyasi hiçbir boyutu olmadığı gibi konu adi bir zamparalık vakasından öte bir şey değildir.

Ancak o müdür, bu dayak olayından prim yapmak ve Şükrü Genç’in gözünde daha da değer kazanmak için “Beni AKP’liler dövdü, seçimi CHP’ye ve Şükrü Genç’e kazandırdığım için benden intikam aldılar” yalanını ortaya atmıştı. Neyse ki bu aşk dayağı Sarıyer’de CHP ve AKP arasında büyük bir krize neden olmadan son anda belediye içinde kapatılır. Olayın gün yüzüne çıkarılmasından sonra yapılması düşünülen basın açıklaması da iptal edilir.

Neyse ki zampara müdürün cinliği kısa sürede anlaşılmış, Sarıyer’de iki parti arasında zaten hayli yüksek olan tansiyon yok yere yeniden yükseltilmemiş olur.

Dayak olayından sonra Şükrü Genç, gerek kız tarafının yakınlarından gelen baskılar ve gerekse eski dava arkadaşının kendisine söylediği yalanı kaldıramaz. Sonunda o müdürün kalemi kırılır ve Sarıyer Belediyesi’ndeki müdürlük görevinden alınır.

***

Yediği dayaktan sonra kahraman olmayı bekleyen müdür, hikayenin sonunda makamından ve koltuğundan olur. Kaş yaparken göz çıkarmış, artık müdürlük de elden gitmiştir. Bu hikayenin diğer tarafındaki ismin özelliği de kendisini, Sarıyer’de bir dönem meclis üyeliği yapan eski bir meclis üyesinin işe aldırması ve birinci dereceden onun yakını olmasıdır.

***

Olaya adı karışanların isimleri benim için önemsiz bu yüzden yazmaya gerek yok ancak bu olaydan herkesin kendince çıkaracağı dersler var;

Örneğin; Belediyede çalışan bir müdürseniz; “Yakın çalışma arkadaşlarınızdan özellikle abileri çok olan insanlardan uzak duracaksınız. Günün birinde aşk dayağı yerseniz ilk önce Belediye Başkanınızı değil, 112 Acil Servisi’ni arayacaksınız. Yoksa koltuğunuzdan da olabilirsiniz “

Belediyede çalışan sıradan biriyseniz, şeker gibi işinizi riske atmayacak özellikle evli olan amirleriniz ve müdürlerinizle mesafenizi koruyacaksınız…

Şayet Belediye Başkanıysanız; “Size her denilene inanmayacak, olayın iç yüzünü araştıracaksınız. Bu benim eski arkadaşımdır deyip her söylenene kanmayacaksınız. Hele ki şekeriniz varsa böyle olaylarda sağduyunuzu ve heyecanınızı kontrol etmesini bileceksiniz. Acele işe şeytan karışır deyip, hemen karar vermeyecek, biraz bekleyeceksiniz”

Gölge Adam olarak benim de bu olaydan edindiğim dersler var; “Aşk meşk işleri siyasetten bağımsız gibi görünse de bazen siyasetin merkezi olabilir. Sarıyer magazinine hakim olan, Sarıyer siyasetine de hakim olur. Yapmak ayıp değilse yazmak da ayıp olmamalı. Bir yerde gizli aşk varsa, yolsuzluk da vardır, usulsüzlük de, adam kayırma da. Tıpkı İSKİ skandalı misali olaylar her an her yerde patlayabilir. Sarıyer halkı imar-mimar konularından sıkıldı, heyecan istiyor. Hem Şükrü Aydın‘ın “şehven imzalanmış, bürokrat hatası” dediği belgeyi bir başkan yardımcısı “rutin belge, sorun yok, zaten bu belgeyi bekliyorduk” diyorsa daha neyi konuşalım.

GÖLGE ADAM’ın notu: Sarıyer Belediyesi Boğaziçi Kültür Merkezi önündeki kanat heykeli ve bu heykelin arkasındaki gizemli hikaye beni bir hayli heyecanlandırdı… Ben heyecanlandığıma göre biliyorum siz de heyecanlanmaya başladınız…O zaman yazımı bekleyin…

***

Bu arada son söz; yazılarımın rekor okunma sayısına ulaşmasında emeği geçen siz değerli ve meraklı okuyucularıma çok teşekkür ediyorum. Son üç yazımın okunma sayısı 150 bini geçti. Bu bir rekor…Unutmayın GÖLGE ADAM hikaye anlatmaz, gerçekleri hikaye diliyle ama aslına sadık kalarak anlatır. Yazılan her şey doğrudur ve kahramanları aramızda içimizde yaşamaktadır. Benim için isimler değil, olaylar önemlidir. Artık, yazılmayan bugüne kadar hep kıyıda köşede kalmış gizli hiç bir şey kalmayacak, her şeyi benden okuyacaksınız..

Sizleri çok seviyorum, hiçbir yerde okuyamayacağınız yeni yazılarımı bekleyin… Beklediğinize inanın değecek.

Daha fazla göster

4 yorumlar

  1. Sağ olsun başkanımız kulağına ilk fısıldananlarla yetinip haklıyı haksızı mukayese etme yetisini kullanamıyor. Başka belediyelerdeki khklı işçiler 1500 tl banka promosyonu alırken sarıyer 200 tl verdi!
    Haklı olarak işçi arkadaşlar homurdanınca başkanımız kulaklarına çalınanlarla milleti toplayıp hakaretler,üstü açık-kapalı tehditlerle adeta meydan okudu.
    Adalet yürüyüşünün kitabı yazıldı belki ama iş uygulamaya gelince akpli belediyelerden daha çok hak gasplarıyla karşı karşıya kalındı!

  2. Sayin zzmpara mudur
    Bak zamparaligina bisey demiyorum,ama sen baskana kac oy kazandirabilirsin o bazkan rakibina 40 bin oy fark atiyor
    Bu kadar yalana gerek yok giz cok guzel de hic bisey olmazdi

  3. Bu müdürü sarıyerde bilmeyen kalmadı neden ismini yazmıyorsunuz neden kendisiyle bir söyleşi yapmıyorsunuz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler