ManşetRöportaj

“Hayatta her şey hayal etmekle başlar”

Fantezi müziğin güçlü yorumcusu Yazgı, Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

SARİYERGAZETESİ.COM – RUKİYE AY – RÖPORTAJ

Müzik sektöründe ilerlerken, emin adımlarla ve doğru yatırımlar yaparak yol almak istediğini ifade eden Yazgı; “Benim sloganım “Mesele şarkı söylemek değil, mesele şarkı söylerken yüreklere dokunup, sevgi tohumları ekmektir” diye konuştu.

Yazgı’nın müzik dünyasında kuralları ve izlediği bir yol var mıdır? Bu yolu nasıl belirlediniz?

Müzik dünyasında ve özel hayatımda seçtiğim yol birdir. İnsan olmanın en temel amacı Yaradana kulluk etmektir. Bu dünyada ve ahirette aradığımız her şeyin sırrı imandadır. Bu yolda varmak istediğim hedefim salih ve sadık bir kul olmaktır. Bizi salih kul seviyesine ulaştıran, hayatımızın akışı içerisinde bambaşka şekiller alan sayısız tavır ve davranış olabilir. Bu da Allah’ın bir lütfudur. Yapmamız gereken, nerede olursak olalım, her durumda Allah’ı memnun edecek davranışın ne olduğuna bakmamız ve O’nun bizi görmeyi isteyeceği şekilde davranmamızdır. Kimseden nefret etmemek” başlıca kuralım. Hayatımın  temeli “sevgi.” Sevgimi olabildiğince çok insana yaymak ve neşemi kopyalayıp, varlık içerisinde mutlu olmayı başaramayan insanların alnına yapıştırmak istiyorum çoğu zaman. Müzik dünyasında izlediğim yol, doğru insanlara kaliteli müzisyenlere ve bu işi çok iyi bilenlerle çalışıp, kalıcı eserler üretmek. Müzik sektöründe ilerlerken, emin adımlarla ve doğru yatırımlar yaparak yol almak istiyorum. Benim sloganım “Mesele şarkı söylemek değil, mesele şarkı söylerken yüreklere dokunup, sevgi tohumları ekmektir…” Bu yolu belirlerken, en önemli hedefim insanların sevgisini ve saygısını kazanıp, örnek bir sanatçı olmaktır.

Yazgı birçok tarzda seslendirdiği eserlerle müzik severlerle buluştu, bir sanatçının tarzının olması doğru olan değil mi?

Sanatçının kendine has bir tarzı olmalı ve en önemlisi başkalarına benzememeli bu doğrudur. Geçtiğimiz iki yıl içerinde 10 şarkı yaptım ve hepsi benim için çok değerli. Şarkılar birbirinden farklıydı, halk müziği, pop, slow ve arabesk tarzında şarkılarım oldu. İyi ki de farklı tarzda şarkılar okumuşum, insanlar bu şarkıların içinden kendilerine uygun tarzı bulup dinledi. Bu Yazgı’nın tanınmasına önemli bir fayda sağladı. İnsan, yaşamının dönemeçlerinde kararsızlaşabilir”. Önemli olan o dönemeçlerde doğru kararı verebilmektedir, ben Allah’ın izniyle doğru kararları verdim. Bana göre sanatçının tarzını en basta kimliği belirler, bu hayattaki hedefleri, vermek istediği mesajlar ve tabii ki ses rengi ve anatomisi. Ses tonum farklı tarzlardaki şarkıları, belirli ölçüler içerisinde, okumaya müsait bir ses tonu. Önemli olan farklı tarzda olan şarkıları kendi tarzında ve kendi tadında yorumlamak.

Yazgı bu güne kadar özel hayatını medyadan gizledi, gözler önüne sermedi. Bunun faydası ya da zararı var mı? Sizce dinleyicinin şarkınızı mı özelinizi mi merak ediyor?

Sanatçı kendini, sanatını ve tüm müzikal bilgi birikimini halka, topluma ve kültürel değerlere adayan kişidir. Sanatçının özel hayatını gözler önüne serip, sanatından çok konuşulmasına sebebiyet vermek, bana göre yanlış. Sanatkâr insanların en büyük özelliği toplumun on adım ilerisinde gidiyor olmalarıdır. Bir sanatçı daima toplumun yolunu aydınlatan bir ışık vazifesi görmelidir. İnsanları yanlış yönlendirerek değil tamamen doğru yönlendirerek onların hayatın kaynağını bulmalarını sağlamak zorundadır. Aksi halde sanatın işlevini yerine getirmiş sayılmaz. Dinleyicim özel hayatımı merak edebilir, bu çok doğaldır, doğuştan gelen temel bir duygu olan bir histir merak. Bir sanatçının özel hayatı müziğinin önüne geçmeli mi, geçmemeli mi? Yıllardır bu konu tartışılır durur. Özel hayatındaki bazı davranışlarını tasvip etmediğimiz bir şarkıcının müziği, bizlere hitap ettiği halde, o sanatçıyı dinlememeyi tercih ediyoruz. Bu taraftan baktığımızda bu gibi bir durumun o sanatçıya ve müzik hayatına negatif olarak yansıyor demektir.

Biz soralım o zaman özel hayatınızda neler yaparsınız? Aşk sizin için ne ifade eder? Aşık mısınız?

Müzik dışında var olan bir meslek hayatım var, görsel ve işitsel medya tasarımı yapıyorum. Çalışıyorum ve mesleğimi çok seviyorum, medya tasarım yaratıcılık gerektiren bir meslektir, bir sanattır. Çok sevdiğim bir ailem var. Geri kalan zamanlarımda sosyal faaliyetlerde  yer alıyorum insanlara faydalı olmaya çalışıyorum. Özgürlük bana göre en büyük aşktır, mücadeleci bir ruha sahibim, dünyanın temeli  sevgi özgürlük ise, hayatın temelidir. İnsanın özgürlüğü; istediği her şeyi yapabilmesinde değil, istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda olmamasındadır. Ben her gün yeniden aşık oluyorum doğan güneşe, esen rüzgara, aldığım her nefese aşığım. En büyük aşkım beni yaradan Allah’ıma ve her aldığım nefeste şükrediyorum var oluşuma. Yakın dostlarım bilir, ben her daim aşığım. Herkes aşkı farklı şeylerde tanımlar ve yaşar. İman, sabır ve aşk Hak yolcusunun olmazsa olmazlarıdır. Ben yorumcuyum, aşk müziksiz, müzik de aşksız olmaz, yani Leyla ile Mecnun gibidir, aşk ile müzik. Sahnede şarkı söylemek gerçek dünyadan kısa bir süreliğine kopmaktır. Başka bir dünyaya seyahat etmektir. Tertemiz dupduru sevgi dolu bir dünyanın havasını solumaktır bir nevi sevgi seli hali. Etrafımdaki insanların beni dinlerken gündelik hayattaki sorunlarından sıyrıldığını, hatta temizlendiğini fark ediyorum. Dinleyenlerimin mutlu olduğunu hissediyorum. Bu enerji performansımı artırıyor, görsel ve işitsel akılda kalacak bir sahne yapmama neden oluyor. Aşk sonsuz sadakat ve saygıdır, bir kadını mutlu etmek için; dost gibi dertleşmek, bɑbɑ gibi korumak, ɑdɑm gibi sevmek gerekir. Ömrü bitene kɑdɑr sevmeli insɑn, menfɑɑtleri bitene kɑdɑr değil.

Son çalışmanız volkan konak eseri oldu. Neden Volkan Konak eseri okudunuz? Bu şarkının müzik yaşantınızda etkisi ne olacak ve klip çalışmanızdan bahseder misiniz?

Yıllardır dinlediğim, sanatına hayran olduğum, her sahneye çıkışımda şarkılarıyla, insanların yüreklerine sevgi tomurcukları ektiğim bir sanatçıdır Volkan Konak. Kendisine ait bir besteyi okumak beni çok mutlu etti. Hiç bir karşılık beklemeden, herhangi bir bedel talep etmeden, yeteneğimi desteğe layık gördüğü için şarkısını bana emanet etti. Bu zamana kadar çıkarmış olduğum şarkılar içinde aranjesi, altyapısı, müzik kalitesi ve müzik tarzıyla kendimi buldum dediğim, söz ve müziği Volkan Konak’a ait “Elbisemde 14 Cep” isimli eserdir. Bu şarkıyı yorumlarken her cümlesinde kendimi buldum, şarkıyı yaşayarak okudum. Bu eser Yazgı’nın müzik yolculuğunu olumlu olarak etkileyecek. Kendi tarzımı tam olarak oturttum ve daha güçlü bir yorumcu kimliğine sahip oldum. Klip çalışması Kocaeli’nin Kandıra ilçesine bağlı olan Kerpe’de yapıldı. Dikkate değer bir başarı elde etmek ancak ekip işidir. Altıncı klip çalışmamda geleneği devam ettirdim ve daha önceki kliplerimde olduğu gibi yönetmen Yekta Özbilen ve ekibiyle çalıştım. Klip çekimi için haftalar öncesi titiz bir hazırlık ve çok iyi bir planlama yapıldı. Şarkının içerisindeki anlatımı görselleştirmek ve o duyguyu yakalayabilmek, ancak usta bir yönetmenin başarabileceği bir işti. Benim anlatmak istediklerimi tam olarak ifade etti, hatta hayal ettiğimin çok üstesinde kısa film tadında bir klip oldu.

Yazgı yorumundan şarkı dinlemeyi sevenleri ne gibi sürprizler bekliyor? Yorumculuğunuz kadar güzelliğinizle de dikkat çekiyorsunuz oyunculuk planlarınız içinde var mı?

Bu yıl daha fazla halk konserlerine yer vermeyi planlıyorum, çalışmalarımız bu yönde devam ediyor. Düet projem var şu an görüşmelerimiz devam ediyor. Güzel bir düet çalışması ve sevilen bir isimle sevenlerimin karşısına çıkmak için çalışmalar yapıyorum. Oyunculuk planlarımın içerisinde yer almıyor, sadece güzellik ve yakışıklılık, ekran ışığına sahip olmak oyuncu olmak için yeterli değildir. Oyuncu olmak için de belirli kriterler vardır. Tek başına eğitimle ya da yetenekle yapamayacağınız bir meslektir oyunculuk. Taklit etmekle değil yaratmakla ancak oyuncu olursunuz. Ayrıca iyi bir oyuncu yorumunu da katar rollerine. Yorum ve doğaçlama yeteneği olmayanlar oyuncu da olamazlar. Oyunculuk yeteneğimin olduğunu düşünmüyorum. Ben şarkılarımı söylemek ve Allah’ın bana vermiş olduğu bu yeteneği geliştirmek istiyorum.

Gazetemiz okuyucularına bir mesajınız var mı?

Öncelikle size ve sevenlerime sizin vesilenizle tekrar teşekkür etmek istiyorum. Onlar benim için çok önemli. Son olarak  sevenlerime şunları söylemek istiyorum. İmkansız diye bir şey yoktur hayatta her şey hayal etmekle başlar. Allah izin verdiyse azmin alt edemeyeceği şey yoktur. Hiçbir şey imkânsız olmamakla beraber, bir şey gerçekten çok istenirse olabilir demektir. Umudunuzu ve sabrınızı hiç bir zaman yitirmeyin hayatı sevin ki oda sizi sevsin. Ve unutmayın ki aşk sabrın kanatları altında yaşar, bir dilek tutmak için illaki yıldızın kayması gerekmiyor…

Daha fazla göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler