GündemManşet Altı

SARIYER’DE GAZİLER GÜNÜ KUTLANDI

19 Eylül Gaziler Günü'nün 99. yıl dönümü, Sarıyer Cumhuriyet Meydanı'nda Atatürk Anıtı önünde düzenlenen tören ile kutlandı.

SARİYERGAZETESİ.COM – HABER MERKEZİ

19 Eylül Gaziler Günü’nün 99. yıl dönümü, Sarıyer Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı önünde düzenlenen tören ile kutlandı. Törene CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Sarıyer Kaymakamı Mehmet Özer, Sarıyer Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Coşkun ile Ahmet Aygün, AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Hüseyin Cevahiroğlu, CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürü Bülent Çelik, Albay Hilmi Öz, Sarıyer İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Hüseyin Işıktaş, Sarıyer İlçe Müftüsü Oğuzhan Kadıoğlu, Sarıyer İlçe Gençlik Spor Müdürü Mustafa Yılmaz Ordu, AK Parti Sarıyer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Semih Baş, CHP Sarıyer İlçe Kadın Kolları Başkanı Sunay Sevinç, Sarıyer Belediye Meclis üyeleri, Yenimahalle Muhtarı Ahmet Çınar, Türkiye Muharip Gaziler Derneği üyeleri ve İYİ Parti Sarıyer İlçe Başkan Yardımcısı Filiz Caca, İYİ Parti Sarıyer İlçe Kadın Kolları Başkanı Nazmiye Işık, İYİ Parti Sarıyer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Aleyna Bilginoğlu ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

İlgili Makaleler

KIZILTUĞ’DAN DUYGULANDIRAN KONUŞMA

Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan törende, şehit ile gaziler için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından İstiklal Marşı eşliğinde göndere bayrak çekildi. Etkinlikte Avukat Gazi Hüseyin Kızıltuğ duygusal bir konuşma yaptı. İşte Avukat Gazi Hüseyin Kızıltuğ’un 19 Eylül Gaziler Günü’nde yaptığı anlamlı konuşma:

“Sayın kaymakamım, sayın garnizon komutanım, sayın belediye başkanım, sayın hazirun, sayın gazi arkadaşlarım ve sevgili gençler. 19 Eylül Gaziler Günü Türk ulusunun en büyük gazisi Mustafa Kemal Atatürk’ün taçlandığı bir gündür. Bugün bu toprakların vatan olması ve bekası uğrunda canlarını adayanların gurur ve şerefle anıldığı bir gündür. 19 Eylül Gaziler Günü Kurtuluş Savaşı’nda, 1950’de Kore’de, 1974’te Kıbrıs’ta savaşan muhalif gaziler ile Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimi, üniter yapısı ve toprak bütünlüğü uğrunda vatan hainlerine karşı kahramanca mücadele eden asker, polis, güvenlik korucusu ve vatandaşların tüm malül gazilerin kahramanlık ve şeref günüdür. Kahraman gazilerimiz Gaziler Günü’müz kutlu olsun. Gazi arkadaşlarım siz en büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bu vatan uğrunda canını veren şehitlerimizin hayatta kalan temsilcilerisiniz. Bugün 19 Eylül Gaziler Günü. Canımızla kanımızla tüm varlığımızla özgürlüğü destanlaştırdığımız toprağı vatan kıldığımız sayısız şehidi, gazisi ile ulusumuzun adını tarihe altın harflerle kazıdığımız onur günümüzdür. Böylesine kutsanmış bir günün öyküsü ne yazılabilir ne anlatılabilir. Böyle bir onur yalnızca yaşanabilir ve yaşatılabilir. Bana da sadece yaşanan tarihi gerçekleri bir kez daha anımsayıp vatan uğruna canını veren şehitlerimizi anmak, gazilerimize en derin saygılarımı iletmek düşer ki şu an bu manevi borcu tüm varlığımla hissedip seslendirmenin ve sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Tarih deneyimli, ancak acımasız bir sınayıcıdır. Bazı ulusları en beklenmedik, en hazırlıksız bir anda yakalar ve onlara en zor soruyu sorar. “Olmak mı olmamak mı?” Olmak özgürlük ise, olmamak kölelik ise gereği yapılır. Kansa kan, cansa can verilir. Tarih yeniden yazılır. Dağ başını duman almış bir kez… Rüzgar gerek… Bekleyenler varmış ana yurdunda, gitmek gerek. Çokmuş düşman, donanımlı, sinsi, hain dövüşmek gerek. Gidip de dönmemek varsa Yemen Türküsü gerek… Düşüp de kalkmamak varsa Çanakkale Destanı gerek. Darda kalan vatansa, ay yıldız, kızgın, kırgın, mahsunsa… Çehresini çatmışsa… Ya istiklal ya cansa… Sarılıp ulusal onura ölmek gerek… Yazgı değil mi ölüm her cana, her canlıya. Yaşamak rezillik değil de ne özgürlük yoksa. Şehit baba, ata, dirilmiş toprağında, “Haydi oğul birlikte bir daha” diye haykırıyorsa, özgürlük Karadeniz’in deli dolu dalgalarının ardında kurtuluş Samsun’daysa. Hele 19 Mayıs mevsimlerden baharsa Bandırma Vapuru gerek. Malatya, Erzurum, Sivas… İnönü, Sakarya, İzmir gerek… Nene Hatun, Elif Bacı, Fatma Onbaşı, Sütçü İmam, Topal Osman, Şahin Bey… Adlarını saymakla biter mi hey! Yediden yetmişe bir ordu, yediden yetmişe Mehmetçik gerek. Bir komutan gerek sonra bu kutsanmış orduya. Özgürlüğe aşık, vatanına sevdalı, halkına tutkun. Adı Mustafa olsa gerek, ünvanı Kemal, savaş alanında şahin, barışta Başöğretmen baş mimar… Tarihin tanıklığı gerek sonra işte onlar şu çılgın Türkler… özgürlük dendi mi vatan, namus, onur dendi mi savaşa şenliğe gider gibi gidenler. Saymakla bitmez, kırmakla tükenmez, sonsuz Mustafa’lar sonsuz Kemal’ler… Ordu yok paşam dediler “Kurulur” dedi. Düşman güçlü paşam “Yenilir” dedi. Cephane tükendi paşam dediler, “Bulunur” dedi. İmkansız paşam dediler “ölünür” dedi. Özgürlük uğruna, vatan uğruna, ulus uğruna gereği neyse o yapılır dedi. Ve gereğini yaptı. Bildiğini atalarından öğrendiğini yaptı. İşte biz, tarihin derinliklerinden bugüne gelen tüm atalarımız tüm şehitlerimiz, tüm gazilerimiz her zaman her koşulda gereğini yaptıkları için bugün başımız dik hür ve bağımsız bir vatanda ay yıldızımızın altında yaşabilmek onuruna sahibiz. Biz kutsanmış bu toprağın üzerinde bu onuru yaşarken onlar şimdiden kanlarıyla boyadıkları toprağın aştınsa sonsuzluk uykusunda uyuyorlar. Uyanırlar, her 29 Ekim, her 10 Kasım’da her 18 Mart’ta, 23 Nisan’da, 19 Mayıs’ta, 30 Ağustos’ta, 15 Temmuz’da katılırlar aramıza. Gülümsüyorsa ay yıldız, yurtta barış dünyada barış varsa, devrimlerine sahip çıkılmış, emanetleri korunmuşsa, uygarlık yolunda dev adımlar atılmış ulus çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarılmışsa. Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletinin tartışılmaz düzeni olan Cumhuriyet’in ışığı tüm ülkeyi aydınlatıyorsa öpecekler alınlarımızdan değdi diyecekler. Mirasımıza sahip çıkan, emanetlerimizi koruyan torunlarımız için döktüğümüz kana, verdiğimiz cana değdi ve huzur içinde dönecekler anıt mezarınıza. Ama alnımız yerdeyse çatılacaktır kaşlarınız bize kırgın, küskün, dargınsalar. O zaman ne tarih affeder bizi ne de yarınlarda doğacak yavrular… Sevgili dostlar bin yıllardır şehit kanıyla sulanan bu cennet vatan bizim. Ancak unutmayalım ki bu kavga, bu sınav bu sorumluluk da bizim…”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu