Köşe YazılarıManşet

Kalemime takılan kelimeler…

SARİYERGAZETESİ.COM – RUKİYE AY – KÖŞE YAZISI

Türkiye’de okuma alışkanlığı ne yazık ki yeterli seviyede değil… Okuma, çoğu zaman boş zaman olursa yapılan bir eylem oluyor. Bu duruma yaşamın her alanında emeğe saygısızlığı da eklersek sonuç ortada! Cam silinen ya da yere paspas diye serilen gazete sayfaları… Şöyle bir düşünün, en azından okuma-yazma öğrenecek kadar aldığınız eğitim sayesinde karnınız doyuyorken okunacak gazete, dergi ve kitap gibi mecralara insan bu saygısızlığı neden yapar… Yerleri ya da camları silmek için alınacak bir bez ne kadar pahalı olabilir ki? Geçtiğimiz günlerde bir sabah işe gelirken bir esnafın kapısının önünde gazetemizin sayfa sayfa kopartılmış ve yere serilmiş son sayısını gördüm. Henüz güne başlarken içim burkuldu… Gözümün önünden gece gündüz demeden emek yoğun bir koşturmacayla geçen günler bir bir geçti. Sarıyerli okurlarımız için hazırladığımız gazete paspas niyetine yere serilmiş ve asıl işlevi olan haber vermeden çok uzaklaşmıştı. Üzüldüm… Sonra oturdum ve olur ya belki bir faydası olur diyerek bu yazıyı kaleme almayı düşündüm.

Ulusal ya da yerel basında olsun hiç fark etmez bu mesleğin içinde olanlar bilirler… Sadece bir tek haber için günde binlerce adım atarak, saatlerce bir programı takip ederek, masa başına geçtiğinizde de haber kaynağınızdan aldığınız bilgileri bir metine dökmek için harfleri ilmek ilmek örerek, baskıya yetişecek olan gazete sayfalarının son kontrollerini yapabilmek için uykusuz kalarak ve hatta bazen yemek yiyecek vakit aralığı bile bulamayarak… Kısacası kendine vakit ayıramayarak çalışılır bu meslekte… Gazetecilikte gün biter ama 24 saat yetmez. Yani gazetecilik bir meslek olmaktan öte bir yaşam biçimi olur. En azından ben mesleğimi çok seven bir insan olarak böyle düşünüyorum. Hem de yıpranmaya payı yüksektir. Göz yorgunluğundan tutun da dinlenmekle geçmeyen zihin yorgunlukları bu zorlu maratonun sayılabilecek sadece birkaç detayıdır. Sanırım elimden geldiğince ve dilim döndüğünce anlattım.

Sarıyer’de 15 yıldır yayın hayatını gururla sürdüren Sarıyer Gazetesi’nin her bir yeni sayısında, okurların karşısına çıkmadan önce bütün bir ekip olarak verdiğimiz emeği hayal edebilenler ve bizi keyifle takip edenler elbette vardır. Zaten tüm bu anlattıklarım bu keyifli ve emek yoğun yayın sürecini az da olsa sizlere aktarabilmekti. Biz Sarıyer Gazetesi olarak Sarıyer’deki tüm gelişmeleri sizlere aktarmaya, çayınızı kahvenizi yudumlarken yaşadığınız ilçede neler oluyor okumanız için yazmaya devam edeceğiz. Hiç yorulmayacağız…

Aylardır yaşadığımız pandemi sürecinin öğrettiği en anlamlı şeyin insanların birbirleriyle olan iletişimini güçlendirdiğine ve empatisini arttırdığına inanmak istiyorum. Yaşam, emek vererek ilmek ilmek ördüğümüz bir akıştır. İnsanlığın birbirine ve emeğe gösterdiği saygı arttıkça yaşamın tadı daha da artacaktır… Bir kedinin su içme ihtiyacından tutun da bir hastanın nefes alabilmeye çalıştığı tüm o zor anların empatisini yüreğimizle kurabilirsek hayat sizce de daha güzel olmaz mı? Şiddeti bir kenara koyup sevgiyi güçlendirirsek doğadaki o muhteşem düzen bizlere de geçmez mi?

Pandemi sürecinden dolayı kalabalıklar halinde bir arada olamasak da büyük bir coşkuyla hissettiğimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı kutluyorum. Öte yandan yaklaşan yeni eğitim-öğretim yılında üniversite hayatına adım atan ve Gazetecilik mesleğini tercih eden tüm yeni meslektaşlarıma da hoş geldiniz diyorum.

Kalemime takılan kelimeler şimdilik bu kadar, gelecek ay görüşmek dileğiyle…

Sevgiyle kalın…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu