Kültür-SanatManşet

Kovid-19 “Uyarı” filmiyle beyaz perdede

Aylan Bebek" filmiyle 30. Kartaca Film Festivali'nde ödül alan Türk yönetmen ve senarist Ömer Sarıkaya'nın Covid-19 sürecini anlatan ve 5 farklı dile çevrilen yarı belgesel ve yarı sinema filmi "Uyarı" (The Warning) bu ay sinema severlerle buluşacak. CHP’li Gürsel Tekin'in rol gereği dilenci olarak izleyicilerin karşısına çıktığı dikkat çeken bu filmle ilgili konuşan Sarıkaya; "Koronavirüsün ilk etkisini gösterdiği Şubat ayında ABD'deydim. Orada yavaş yavaş Covid-19 vaka sayıların arttığını gördükten sonra film projesini hayata geçirmeye karar verdim. Senaryo ve oyuncu kadrosunun belirlenmesinin ardından yola koyulduk" dedi.

SARİYERGAZETESİ.COM – HABER MERKEZİ

“Aylan Bebek” filmiyle 30. Kartaca Film Festivali’nde ödül alan yönetmen Ömer Sarıkaya; Kovid-19 uyarı filmiyle ilgili konuştu. CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in rol gereği dilenci olarak izleyicilerin karşısına çıktığı dikkat çeken bu filmle ilgili konuşan Sarıkaya; “Koronavirüsün ilk etkisini gösterdiği Şubat ayında ABD’deydim. Orada yavaş yavaş Covid-19 vaka sayıların arttığını gördükten sonra film projesini hayata geçirmeye karar verdim. Senaryo ve oyuncu kadrosunun belirlenmesinin ardından yola koyulduk. Suriye’deki savaşta yaşamını yitiren ve ölmeden önce ‘Sizi Allah’a şikayet edeceğim.’ diyen Suriyeli masum bir çocuğun ölmeden önce söz sözlerini de filmde kullanarak, “Dünyada eşitsizlik ve adaletsizliklerin bitmemesinin ardından masum çocukların adeta ahlarının tuttuğu ve insanlığın bu uyarının ardından sevgiyle ayağa kalkacağını filmde işledim” diye konuştu.

FİLMİN KONUSU COVİD-19’UN YARATTIĞI OLUMSUZ TABLO

‘Aylan Bebek’ filmi 30. Uluslararası Kartaca Film Festivali’nde geçen yıl “The Tunisian Creator Starred International Drama” dalında ödül kazanan Yönetmen ve senarist Ömer Sarıkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Uyarı (The Warning) adlı yarı belgesel yarı film şeklinde yaklaşık 1 saatlik çok önemli bir sinema projesi çektiklerini belirterek, “Filmin konusu hepimizin bildiği ve yaşadığı gibi tüm dünyanın bir numaralı gündemi olan, dünyayı çok büyük etkisi altına alan ve gittikçe artan ölümlü vakaların yaşanmasına sebep olan ayrıca gündemden hiç düşmeyen bir pandemi süreci ve görünmeyen gizli bir tehlike olan koronavirüs (Covid-19)un dünyada yarattığı olumsuz tablo. Aslında görünmeyecek kadar çok küçük bir şey ama hızla hayatımıza girdi ve dünyaya adeta ‘dur’ dedi” ifadelerini kullandı. Dünyayı kasıp kavuran pandemik koronavirüsün insanlığa bir çeşit uyarı niteliği taşıdığına dikkat çeken Sarıkaya, “Dünyada eşitsizliğin, savaşların, göçlerin ve adaletsizliğin artması sonucu yüce rabbimizin, insanoğluna kızgınlığının bir ifadesi ve adeta dünyadaki gaflet, ırkçılık, isyan ve günahlarımıza karşı vermiş olduğu pandemik bir cezadır. Bir nevi ilahi bir ikazdır, yüce Allah’ın bütün dünyaya savaşlar ve eşitsizlikler karşısında kullarını bu derin uykudan uyandırma ameliyesidir ve virüsle Allah kullarına adeta uyanın diyor. Biz de ekip olarak bu konuyu filmde işledik. Ayrıca Amerika’daki bir polis tarafından yaşanan ırkçılık olayı da olmak üzere dünyayı son dönemde etkileyen savaşlar, göç, kıtlık gibi sosyolojik ve doğa olaylarını da filmimize koyarak bu önemli olaya karşı insanoğlunu uyarmak istedik. Biz de gönüllü bir ekip kurarak yaklaşık bir saat 6 dakika süren güzel bir projeye imza attık” diye konuştu.

“BAZI SAHNELERİ KORONAVİRÜS TEDBİRLERİNİ ALARAK EKİBİMLE ÇEKTİK”

Filmde, Hollywood oyuncusu Mike Mitchell iş insanı İbrahim Yılmaz, istanbul eski Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan, Oyuncular Wilma Elles, Nur Türkşen, Hakan Türkşen Selin Asiltürk’ün yanısıra CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in de yer aldığını belirten, Sarıkaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Hollanda’da ailemle yaşıyorum. Koronavirüsün ilk etkisini gösterdiği Şubat ayında ABD’deydim. Orada yavaş yavaş Covid-19 vaka sayıların arttığını gördükten sonra film projesini hayata geçirmeye karar verdim. Senaryo ve oyuncu kadrosunun belirlenmesinin ardından yola koyulduk. Film, koronavirüs nedeniyle belirlediğimiz oyuncu ve misafir oyuncularımızın kendilerine sunulan senaryo gereği kendi ekipman ve cihazların yardımıyla kısa bölümler halinde kendilerine biçilen roller çekilerek kurgu ve montajı yapıldı. Bazı sahneleri de koronavirüs tedbirlerini alarak ekibimle bizzat ben çektim. Bu şekilde toplumsal olaylardan ve çocuk ölümlerinden yola çıkarak, Suriye’deki savaşta yaşamını yitiren ve ölmeden önce ‘Sizi Allah’a şikayet edeceğim diyen Suriyeli masum bir çocuğun ölmeden önce söz sözlerini de filmde kullanarak, dünyada eşitsizlik ve adaletsizliklerin bitmemesinin ardından masum çocukların adeta ahlarının tuttuğu ve insanlığın bu uyarının ardından sevgiyle ayağa kalkacağını filmde işledim. 2020 yılının bence bir suçu yok. Bence suç bu masum çocuğa ve bunun gibi binlerce masuma zulmedenler ve seyirci kalanların ahıdır. Çünkü sanırım Allah’a her şeyi anlattı. Uyarı adlı filmimizde çok anlamlı ve özel mesajlar çıktı senaryodan. Filmimiz Türkçe, Arapça, İngilizce, Almanca ve Fransızcaya da çevrildi. Sinemaların açılmasının ardından filmimiz salonlarda ve dijital salonlarda da yayınlanacak. Film güncellik ve senaryo açısından süreci evinde geçiren sinemaseverlere gerekli insani mesajları ulaştıracak inşallah.”

Suriye’deki, Irak’taki savaşlar, açlık, sefalet, eşitsizlik ve göç sorunlarının giderek artması sonucu “Aylan Bebek” gibi hayatını kaybeden çocukların hala büyük acılar ve dramlar yaşadığını dile getiren Sarıkaya, “Bu saydığım sebeplerden dolayı çığlıklara maalesef tüm insanlık duyarsız kaldı. İnsanoğlu bunları gördüğü halde görmemezlikten geldi. Bu sosyolojik olaylardan tüm insanlığın ders çıkarması ve bencilliğin bitmesi gerekiyor. Aslında en büyük virüs açlık ve sefalettir. Bunu önlemeye başladığımız zaman tüm dünya zaten günlük gülistanlık olur. Filmde ayrıca Afrika’da ve Asya’nın birçok yerinde açlık ve sefaletin de koronavirüs kadar tehlikeli olduğuna dikkat çekmek istedik. Filmimizi ve kurgumuzu tamamlayarak izleyicilerimize aktaracağız. Filmimiz bu ayın ilk haftasında vizyondaki yerini alacak. Emeği geçen tüm oyuncu ve ekibimize teşekkür ederim” diye konuştu.

“ÇOK DEĞERLİ VE ÖZEL BİR PROJE OLDU FİLM BENİM İÇİN”

Oyuncu Wilma Elles ise Yönetmen ve Senarist Ömer Sarıkaya’nın sinemada çok önemli projelere imza attığını ve oyunculuk teklifi gelince hiç düşünmeden projeye evet dediğini anlattı. Elles, kendisinin de filmdeki rolünün çocuğuyla sokaklarda dilenen bir anne olduğunu ifade ederek, “Aslında filmi sosyolojik olarak çok önemli bir konuyu içerdiği için seve seve oynadım. Çok değerli ve özel bir proje oldu film benim için. Çünkü sadece bir ülkeyi değil dünyayı ilgilendiren çok güncel ve önemli bir konu. İnsanların gerekli mesajları alacağını ümit ediyorum. Tabii ki bunun dışında insanlar, koronavirüse karşı da evde kalmayı ve tedbirleri elden bırakmasınlar lütfen” şeklinde konuştu.

“FİLM PROJESİNDEKİ KÜÇÜK ROLÜM SOSYAL SORUMLULUK ANLAMINDA BÜYÜK BİR ROL”

İstanbul Eski Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan ise Kuşadası’nda emekliliğin tadını çıkardığını ve Yönetmen Sarıkaya’dan film projesiyle ilgili teklifini hemen kabul ettiğini belirterek, “Ömer beyin yolladığı Uyarı filminin senaryosunu okuyunca çok etkilendim ve teklife hemen evet dedim. Bu film projesindeki küçük rolüm sosyal sorumluluk anlamında büyük bir rol aslında. Ben de senaryodan çok etkilenerek böyle önemli bir projede yer almak istedim. Umarım tüm dünyaya gerekli mesajları iletmesi bakımından güzel bir anlam ifade eder. Corona virüsünü de Türkiyemiz ve dünya insanları olarak en kısa zamanda önlemlere uyarak yeneriz.” dedi.

İŞTE GÜRSEL TEKİN’İN FİLMDE DİLENCİ ROLÜNÜ OYNADIĞI SAHNE

Oyuncu kadrosu ve sosyal sorumluluk açısından dikkat çeken filmde CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in rol aldığı sahne dikkat çekiyor. Dilenci rolündeki Tekin’in “İnsanlığa yardımcı olun, milyonlarca insanın ekmeğe aşa ihtiyacı var. Sizi Allah’a havale ediyorum” diyerek seslendiği sahneler çok konuşulacak.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu