ManşetSektörel

Çağdaş Çocuk Gelişim Yöntemleri ve Yurt Dışında Çocuk Gelişim Yaklaşımları

Bir atasözünün dediği gibi “Öğretmen geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur”. Şöyle ki, bir öğretmende içeriği aktarma ve öğrencilere beceri kazandırma yeteneklerinden daha fazlası olmalıdır. Öğretmen, sözleri ve hareketleriyle, aydınlanmış, çalışkan, erdemli ve çok okuyan biri olmalıdır. Bir atasözü nasıl da bütün bu nitelikleri tek cümleye sığdırmış!

SARİYERGAZETESİ.COM – HABER MERKEZİ

Buradan yola çıkarak, anaokulumuzda DCA Workshop diye kısa bir eğitim programı geleneği başlatıldı. Bu eğitimlerde, öğretmenler okudukları kitaplardan ve katıldıkları konferanslardan edindikleri bilgileri diğer öğretmenlerle paylaşıyorlar. Anaokulumuz, Dünya Çocuk Akademisi adı altında Dünya Vatandaşları yetiştiriyor ve bu yüzden sadece ülkemizdeki çocuk gelişim yöntemlerinden değil, yurt dışındaki yöntemlerden de haberdar olmak ve bunları uygulamaları gerekmektedir. Bütün bunları göz önünde bulundurarak, geçtiğimiz hafta yapılan eğitimimizin konusu ortaya çıktı – “Çağdaş Çocuk Gelişim Yöntemleri ve Yurt Dışında Çocuk Gelişim Yaklaşımları”. Bu eğitimde başlıca Montessori ve Woj metotları üzerinde duruldu.

“Öğretmenin eylemleri sonsuzlukta yankılanır ve hiç kimse bu etkinin sonunu göremez.” der Amerikalı gazeteci, eğitimci ve “Başarılı İnsanlar nasıl yetiştirilir” (How to raise successful people) kitabının yazarı Esther Wojcicki. Woj isimle bilinen, Esther Wojcicki’nin YouTube CEO’su olan Susan, Fullbright burslu antropolog ve Kaliforniya Üniversitesi Tıp okulu profesörü Janet ve “23andMe” adlı kişisel genom ve biyoteknoloji şirketinin kurucusu olan Anne isimli üç kızı vardır. Woj’un kızlarının üçünün de böylesine başarılı olması merak uyandırıyor değil mi? Merakımı biraz olsun gidermek için internette gezinirken kitabından haberdar oldum ve çok düşünmeden satın alıp okudum. Okurken birçok kez onun için duyduğum gurur, beğeni ve hayranlıkla gözlerim yaşarıyordu. Ne çok çocuğun hayatını etkilemiş, değiştirmiş ve kurtarmıştı! Çok etkilendim ve gıpta ettim. Çocuklara adeta özgüveni, bağımsızlığı, ifade özgürlüğünü, nezaketi ve saygıyı aşılamıştı. Üniversitede okutulan geleneksel öğretmen merkezli yaklaşımı sorgulamış ve benimseyememişti. Çocukların kendilerini ifadede özgür, hareketlerinden emin, yaptığı şeylerden mutlu olmaları için çalışmış ve kendine özgü Woj Metodu’nu ortaya çıkarmıştı. Woj yaklaşımı 5-part TRICK diye adlandırdığı beş maddeden oluşuyor. TRICK sözcüğü 5 kelimenin ilk harflerinden oluşur ve burada sihir anlamında kullanılmıştır. TRICK: Trust, Respect, Independence, Collaboration, Kindness. Yani, Güven, Saygı, Bağımsızlık, İşbirliği, Nezaket. Bu niteliklerin beşini de barındıran bir çocuğu düşünsenize? Ne ala değil mi?

Bir diğer başarılı çocuk yetiştirme metodu da Montessori metodudur. Peki, kimdir bu Montessori? Maria Montessori, dünya çapında tanınmış ve takdir edilen İtalyan bir bilim insanı ve eğitimcidir. Çocukları gözlemleyerek geliştirdiği yöntemi bütün dünyada bilinen ve kullanan bir yaklaşımdır. Montessori eğitimi, temelde kişilik oluşumu üzerinde durmaktadır. DCA Workshop programımızda da birkaç temel prensibinden bahsettik: Gözlem, İhtiyaçlar ve Yatkınlıklar, Seçme Özgürlüğü ve Değerlendirme. Özetlemek gerekirse, Montessori yaklaşımında eğitimin merkezde öğretmen değil, çocuk vardır. Çocukların kendi yönettikleri etkinlikleri, yaşayarak öğrenmeyi ve işbirliğine dayalı oyunu temel alan bir eğitimdir. Kısacası, Montessori çocuğu, “Benim için bunu yapar mısın?” demez, “Bunu kendim yapabilmem için bana yardım eder misin?” der.

Oyun demişken, DCA anaokulumuzda verilen yaratıcı drama derslerinden de biraz bahsetmek isterim. “Çocuk oyunla büyümelidir” der Eflatun. Bunu ilk Eflatun dediği için ona gıpta ediyorum. Bu sözü ilk ben söylemiş olmak isterdim. Oyun, canlıların en değerli deneyimlerinden biri, yaşamın bir parçasıdır. Oyun, çocuğun toplumda sosyal olarak kabul görmesi ile farklı kültürlerde farklı şekillerde gelişmiştir. Yaratıcı Drama’nın temelinde olan ritüel, taklit, rol yapma gibi öğelerin asıl kaynağı da oyundur. Ritüellerde doğal olaylar, duygu ve düşünceler bedenle anlatılır ve bedene ses eşlik eder. Çocuklar oyun aracılığıyla kendi bakış açılarına göre hayatı daha anlamlı hale getirmeye çalışırlar. Çocuklar oynadıkları oyunlarla iç dünyalarındaki duygu ve düşüncelerini tanır, kendini başkalarından ayıran özelliklerini fark eder. Drama, oyuna dayalı canlandırma, hareket etme, oynama ve ifade etme süreçlerini kullanarak bireyin kendisini ve çevresini keşfetmesini sağlar. Oyunun çekiciliği ve büyüleyici gücü her yaştaki bireyi etkiler. Oyunun içinde barındırdığı özgürlük, yaratıcılık, etkileşim, eğlenerek öğrenme, öykünme ve rol yapma gibi özellikler drama ile birebir örtüşmektedir. Bu nedenle dramanın temeli oyuna ve teatral olana dayanır. Bütün bunlardan anlaşılan, yaratıcı dramanın çocuklar için taşıdığı önemin çok açık olduğudur.

Çocuğun kendi içindeki yeteneği, sağduyuyu, hayal gücünü ve yaratıcılığı keşfetmesine aracı olabilmek dileklerimle…

İngilizce ve Yaratıcı Drama Öğretmeni Bahar Ojarova

“Çocuklarımız ve Öğretmenlerimiz ile Gelişimden Değişime Uzanan Yolumuz”

Dünya Çocuk Akademisi Workshop Programı kapsamında yenisini gerçekleştirdiğimiz atölye çalışmaları başlamıştır. Bu gelenek ile güncel bilgiyi takip etme ve deneyimsel olarak öğretmenlerimizle birlikte gelişmekten mutluluk duyuyoruz. Workshop konularından Montessori Metodu’nun kurucusu olan Maria Montessori’nin de dediği gibi “Yaşamın başlangıcından itibaren eğitim toplumun şu anını ve geleceğini gerçekten değiştirebilir.” Bu sözden hareketle, yapılan atölye çalışmaları sayesinde bir yandan dünya çocukları yetiştirirken, öğretmenlerimizle birlikte öğrenip, gelişmeye devam ediyoruz. Çocuklarımız ile birlikte çıktığımız bu yolda, çocukların öğrenmelerini desteklemek, hayat deneyimi kazandırmak ne kadar heyecan veriyor ise, kendimizi geliştirirken de aynı heyecan ile yeni bilgiler öğrenmekteyiz. Montessori’nin de değindiği gibi öğretmen merkezli eğitim yerine, çocuk merkezli eğitim anlayışıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Workshop konularından bir diğeri ise Woj Metodu’dur. Bu metot önderliğinde çocuklarımıza değerler sistemini nasıl kazandıracağımız konusunda yeni bilgiler öğrendik. Bu yeni bakış açısına göre kendi davranışlarımızı güncelleyip, çocuklarımız ile birlikte öğrenmeye ve eğlenmeye devam ediyoruz.

Çocuklara verdiğimiz psikolojik destek ve rehberlik programı ile birlikte, çocukların kişisel gelişimi bizim için ne kadar önemli ise, öğretmenlerimiz ve kendi kişisel gelişimimiz için çalışmalar yapmak o kadar önemli ve değerli! Öğretmenlerimizden Bahar Ojarova, tarafından yenisi eklenen workshop geleneği ile birlikte, psikoloji ve genel kültür alanında kendimizi geliştirirken, bilgi ve becerilerimizi güncelliyoruz. Bu öğrenme arzusu ve heyecanı ile çocuklarımızla keyifli vakit geçirme dileğiyle..

Uzman Klinik Psikolog Gamze Ünal

 

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir