ManşetRöportaj

Fatih Türk: “SARIYER’DE KIZILAYCI OLMAK AYRICALIKTIR”

Türk Kızılayı Sarıyer Şubesi Başkanı Fatih Türk, Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

SARİYERGAZETESİ.COM – ÖZEL RÖPORTAJ – RUKİYE AY

Kızılay Sarıyer Şubesi’nde gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşide koronavirüsle mücadele sürecinde yaptıkları faaliyetleri anlatan Türk; “Sarıyer’de Kızılaycı olmak bir ayrıcalık. Sarıyerli yardımlaşma konusunda ne kadar vefakar olduğunu bu süreçte gösterdi. 2 bin aileye erzak kolisi, 450 aileye alışveriş kartı ve 350 aileye 400’er TL nakit yardımı yaptık. 40 bin pide ve ekmek dağıttık. 400 farklı aileye hijyen eğitimi ve hijyen paketi verdik.” diye konuştu.

Sarıyer’de Kızılay Şube Başkanı olarak göreve geldiğiniz günden bu yana dikkat çeken çalışmalar yapıyorsunuz? Neler söylemek istersiniz?

Sarıyer’de görevi devraldığımızda maalesef Sarıyer Kızılay Şube Başkanlığı aktif olarak devam eden bir şube değildi. Kendimize ilk etapta 50 kişilik bir gönüllü kadrosu kurduk. Bu arkadaşlarımızın tamamı Sarıyerlidir. Oluşturduğumuz ekip bizim gibi sadece “Sarıyerliye ne yapabiliriz” diyerek dertlenen arkadaşlardır. Pandemi süreci Sarıyer’de Kızılay olarak bizim dönemimize denk geldi. Dolayısıyla Sarıyer’de daha önce bu kadar kapsamlı çalışmalar olmamıştı.

Koronavirüsle mücadele sürecinde Sarıyer’de hangi çalışmaları yaptınız?

Sarıyer’de pandemi süreci öncesinde çalışmalarımızı sürdürüyorduk. Ancak Sarıyer Kızılay Şubesi olarak koronavirüsle mücadelede neler yaptık diye bakacak olursak kadar çok çalıştık diyebilirim. Hiç tanımadığımız insanlar telefonla ve sosyal medya hesaplarımızdan bize ulaştılar. “Biz de bu ekibin içinde yer almak istiyoruz ne yapabiliriz” dediler. Bu bizi daha da motive etti. Sarıyer’de 2 bin aileye erzak kolisi, 450 aileye alışveriş kartı, 350 aileye 400’er TL nakit yardımı ve  10.000 parça bayramlık giysi dağıttık yaptık. Bu yardımlar Kızılay Genel Merkezi’mizden geldi. Bu süreçte gönüllü arkadaşlarımızın tamamını sahaya gönderdik. Öte yandan ekibimizin dışında “bir işin kenarından da biz tutalım” diyen çok sayıda Sarıyerli vatandaş da kapımızı çaldı. Gönüllü olan herkesi ekibimize kattık. Bu dönemde gönüllü ekibimizin sayısı 150’ye çıktı. Genç Kızılaybaşkanı olan Çağatay Bayraktaroğlu gençlerden oluşan bir ekip kurdu. Ayrıca 50’nin üzerinde okulda görüşmeleri neticesinde 400 gönüllü öğrenci de bu süreçte yanımızda oldu. Kızılay Sarıyer Şubesi olarak çok güzel bir ambiyans oluştu. Aynı gün 3-4 mahallede program yaparak her Sarıyer’de her tarafa ulaşalım istedik. Koronavirüs salgını ilk başladığında yaşlılarımız evden çıkamıyordu. Önceliğimiz yaşlı vatandaşlarımız oldu. Ekmek dağıtalım diye düşündük. Biz de kendimize bir slogan oluşturduk ve dedik ki; “Evde kal, Sarıyer’de Kızılay var”, “Sepeti sal, ekmeği – pideyi  al.”

Evet, bizler de çalışmalarınızı yakından takip ederek haberlerimizde yer verdik. Peki, Sarıyer’de nasıl karşılandınız, bu süreçte neler yaşadınız?

Kızılay olarak sokağa çıktık ve insanların Kızılay’a bakış açıları değişti, “Kızılay var ve güzel çalışmalar yapıyor” diye düşünmeye başladılar. Ekmeği dağıtırken yanına su da koyduk.  Sadece ekmek ve su dağıtımıyla sınırlı kalmadık. Pandemi sürecinde hijyen kolisi, gıda kolisi ve alışveriş kartıyla yardım sahamızı imkanlarımız dahilinde olabildiğince genişlettik. Kızılay Genel Merkezi’mizin şubemize katkı sunduğu alanlar hariç tüm yardımlarımızı kendi bünyemizdeki gönüllülerimizin taşın altına elini koymasıyla yaptığımızın altını çizmek istiyorum. Her gün ulaştığımız mahalle sayısını çoğalttık ve 1 günde 3-4 mahalleye ulaştık. Ayrıca belirtmek isterim ki muhtarlarımızdan duyarlı olanlar da bu süreçte bizlere destek oldu. Bize verdikleri fikirlerle güzel çalışmalar yaptık. Örneğin Ramazan ayı boyunca Bahçeköy’de her gün 500  kişiye sıcak yemek dağıttık. Ramazan ayı boyunca “Evde kal, Sarıyer’de Kızılay var. Sepetini  sal ekmeği – pideyi al” diyerek 40 bin tane ekmek ve pide dağıttık. Bu rakama artı olarak su da dağıtıldı. Sokağa çıkma yasağı sürecinde biz burada komşuluk hukukunu gözettik. Sarıyerlilik bilincini ortaya çıkardık. Sabah fırından çıkan ekmekleri aldık ve poşetledik. Arabalarımıza doldurduk. Sağ olsunlar biz onları da baya yorduk. Girgin Fırın, Yılmazlar Fırın ve Bağlar Fırın’a teşekkür ediyorum. Fırınların kapasitelerini 2’ye katlayarak çalıştırdık. Reşitpaşa’da Kadir Gecesi’nde kandil simidi dağıttık. Bunu talepler doğrultusunda devam ettirebilecek alt yapımız var. Bahçeköy Merkez Muhtarı Mehmet Sevinç sağ olsun bu konuda mahallesinde kurduğu örnek ekibiyle birlikte destekçimiz oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusu bu sene koronavirüs nedeniyle evlerde yaşandı. Bu anlamlı günde ne yapalım diye düşünürken Gümüşdere Muhtarı Günay Yazıcı ve Pınar Mahallesi Muhtarı AyhanYılmaz bayramı mahallelerinde  geçirmemizi talep etti. Şube olarak Kızılay’ın köylerinde daha fazla çalışma yaptık diyebilirim. Çünkü köylerimiz hizmet alma anlamında uzakta kalıyor. Biz gönüllüyüz ve “ne yaparsak” daha güzel bir şeyler ortaya çıkar hep bunun arayışı içerisinde olduk. O gün Gümüşdere Mahallesi’nde çalınmadık bir tane dahi kapı bırakmadık kapı bırakmadık ve 500 haneye ulaştık. İçerisinde bisküvi, çikolata, meyve suyu, süt, diş fırçası ve daha birçok şey olan hediye paketlerini çocuklara verdik. Çocuklar hayatlarında ilk defa böyle bir şey yaşamışlardır. Kısırkaya ve Pınar Mahallesi’nde de böyle renkli bir çalışmamız oldu. Bunların tamamı Türk Kızılayı Sarıyer Şubesi olarak gönüllülerimizin desteklediği bütçemizden yaptığımız çalışmalardır.Gümüşdere Mahallemizde yaptığımız 23 Nisan programında Muhtarımız Günay Yazıcı da kendi bütçesinden ciddi katkı sağladı. İşin aslında o kısmına hiç girmek istemiyorum ama vatandaş bazen bizi açıkçası çok üzdü. Bir mahallede vatandaşımız “Aldığınız parayı hak edin” diyor. Hâlbuki biz Kızılay’da gönüllü olarak varız.

Bu sene koronavirüs nedeniyle Ramazan Bayramı sokağa çıkma yasağıyla evlerde yaşandı. Kızılay olarak neler yaptınız? 

Ramazan Bayramı ilk gününün sabahı Yeniköy’deki şehitliğimize gittik. Şehitlerimizin ruhuna Kur’an okuttuk ve şehitliğimizi temizledik. Oraya gelen tüm ziyaretçilere de maske dağıtıp ve lokum ikram ederek bayramlarını kutladık. Bayramın ikinci günü bayram çikolataları hazırladık ve 65 yaş üstü vatandaşlarımızı ziyaret ettik. Kızılay’a ve Sarıyer’e emeği geçen büyüklerimizi unutmadık. Bayramın üçüncü gününde Kilyos’ta bir organizasyon yaptık. 500’ü aşkın çocuğu ayakkabı, tişört pantolon, çorap ve kız çocuklarımıza elbise vererek A’dan Z’ye giydirdik. Ailelere de çocuklara da sürpriz oldu ve daha önce yaşamadıkları bir bayram heyecanını yaşadılar. 23 Nisan’da ve Ramazan Bayramı’nda çocuklara yönelik çalışmamızda ihtiyaç sahibi aramadan tüm çocuklarımızı sevindirdik. Çünkü asli görevimiz toplumla iç içe olmak ve o insanların derdiyle dertlenmek olsa da sevinçlerine de ortak olmalıyız.

Maddi olarak destek aldığınız gönüllüler de oldu mu?

Sarıyer’de yaşayan birçok iş adamını ziyaret ettik ve telefonla ulaştık. Kendilerine yardım çalışmalarımızla ilgili bilgi verdik. Birçoğu yardım sözü verdi ancak bize destek olmadı. Sadece bir kez telefon eder etmez alışveriş kartı desteği yapan bir isim; Borsa İstanbul Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla oldu. Kendisine buradan şükranlarımı iletiyorum. Özellikle alışveriş kartı konusunda destek verdi. Ayrıca Bir teşekkürüm de Sarıyer Kızılay Yönetim Kurulu Üyelerine ve çalışmalarımıza katılan tüm gönüllülerimize hepsine çok teşekkür ediyorum.

Koronavirüs salgını süresince Kızılay’ın kan stoklarında yaşanan azalmayla ilgili neler söyleyeceksiniz? Bir çağrınız var mı?

Bu konuda önce teşekkür etmek sonra çağrıda bulunmak istiyorum. Bahçeköy Kemer Mahallesi Muhtarı Fulya Bayram aradı kan stoklarının azalmasıyla ilgili haber gördüğünde beni aradı “Babam hastanedeyken bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilen bir ablanım, Bahçeköy’de bir program yapalım dedi. Ardından Gümüşdere, İstinye, Ferahevler, Rumelihisarı ve Kilyos da bizi bu kapsamda davet ettiler. Muhtarlarımıza kan bağışı konusundaki olağanüstü hassasiyetleri için teşekkür ediyorum. Hem talep eden muhtarlara hem bizim önerdiğimiz noktalara Kızılay ekiplerimiz iki günde bir kan çadırları kurduk. Şu anda onu haftada 1-2’ye düşürdük. Pandemi sürecinde insanlar hastaneye gidemediği ve kan vermeye korktukları için kan stokları bitti. Kritik seviye denilen seviyelerin altına indi. Kızılay İstanbul’da günde 2000 ünitenin üzerinde kan alırken bu sayı 200’lere düştü. Allah korusun bu hepimizin başına gelebilir. Yolda yürürken düşüp ayağınızı ya da kolunuzu kırarsınız, ameliyata girmeniz gerekebilir ve o ameliyatta kan gerekir. İnsanlar artık sokağa çıktı. Duyarlı vatandaşlarımız kan verince bir tehlike olmadığını biliyorlar. Kan bağışçılarımıza kan bağışında bulunmaları talebiyle düzenli olarak mesaj atıyoruz. Bilginin zekatı bildiğini anlatmaktır. Kan vermek de vücudun zekatıdır. Kan vermek insanı eksiye düşürmez hatta tam tersine kan verebilecek durumdaysan vücuduna sağlık anlamında katkıları da vardır. Sadece 15 dakika alıyor ve 3 kişinin hayatını kurtarabiliyorsun. Eskiden sadece Sarıyer Meydan’da kan çadırı kuruluyordu. Biz bunu mahallere de taşıdık. Gümüşdere’de ve Kilyos’ta kan bağışına çok ciddi katılım oldu. Bu çalışmayı mahallelere taşıdığımız zaman aslında bu işin daha bereketli ve güzel olduğunu gördük. Ayazağa Meydan’da ve Ferahevler’de çok güzel rakamlar elde ettik. Sarıyerli olmak, Sarıyer’de Kızılaycı olmak bir ayrıcalıktır. Velhasıl ben şunun altını çok net çizebilirim; Sarıyerli bu anlamda gerçekten takdire şayandır. Aslında Sarıyerli olmak bir ayrıcalıktır. Sarıyerlinin bu konularda ne kadar hassas ve vefakar olduğunu bu süreçte gördük. Çok güzel tepkiler ve katılımlar aldık. Bu süreçte 1050 ünite kan topladık. Bu rakamı 3 ile çarpınca 3150 insana can olduk. Çok kıymetlidir, bir gün size de lazım olur ama bugün birilerine mutlaka lazımdır.

Hijyen kurallarına bilinçli bir şekilde uyulması konusunda önerileriniz neler?

400 farklı aileye hijyen eğitimi ve hijyen paketi verdik. Hijyen kolisinde hem ev hijyeni ve hem de kişisel hijyen ürünleri vardı. Binlerce vatandaşımıza dezenfektan, kolonya ve maske dağıttık. Virüsü öldürmesini istiyorsak dezenfektanları 30 saniye boyunca elimize yedirerek kullanmalıyız. Bu virüs aynı anda yüz bin kişide çıkıp dünyaya yayılmadı. Bir kişiden bütün dünyaya yayıldığını hesaba katarak riskin hafife alınmaması gerekiyor. Vakalar artarak devam eder ve ikinci dalga dedikleri süreci yaşarsak ilk süreçtekinden daha da kötü bir dönem yaşarız. Toplu taşımada yanınızda maskesiz biri olursa uyarın. Sağlığımız için birbirimizi ikaz etmekten vazgeçmeyeceğiz. Maske, mesafe ve temizlik kuralına uymalıyız. Virüsle mücadelenin kontrol altında tutulması için herkesin kurallara riayet etmesi gerekiyor. Kızılay olarak iki konuda vatandaşlarımızdan ricada bulunmak istiyorum. Birincisi maske, mesafe, temizlik kurallarına uymaları, ikincisi de kan stoklarıyla ilgili yaptığımız organizasyonlarda bize desteklerini hiç esirgememelerini rica ediyoruz.

Sizi çalışmalarınızda yalnız bırakmayan isimlere bir mesajınız var mı?

Evet, elbette bu süreçte Sarıyer’deki çalışmalarımızda önümüzü açarak destek olan isimlere teşekkür etmek istiyorum. Sarıyer Kaymakamı Mehmet Özer, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürü Caner Coşar, AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Hüseyin Cevahiroğlu, MHP Sarıyer İlçe Başkanı Ünsal Bilgiç, CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç, Sosyal Yardımlaşma Vakfı Müdürü Ahmet Koç, Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcanlar, Sarıyer İlçe Tarım Müdürü Yavuz Acar, Sarıyer İlçe Jandarma Komutanımız Binbaşı Hüseyin Işıktaş, Sarıyer İlçe Sağlık Müdürü Nilüfer Ataoğlu, Sarıyer İlçe Müftüsü Oğuzhan Kadıoğlu’na, Muhtarlarımıza ve İHH ‘ya teşekkür ediyorum. Burada hepsini sayamıyorum teşekkür edeceğimiz çok insan var. Sarıyer’de bu süreçte herkes elini taşın altına koydu. “Ne yapabilirim” derdiyle dertlendi. Amarok off road İstanbul grubuna yapmış olduğumuz faaliyetlerde ne zaman çağırsak araçlarıyla yanımızda oldu. Ayazağa da tek günde 11 bin pide-ekmek-erzak-su dağıtımında 50 araçla geldiler. Onların araçları sayesinde sıfır problemle ve hızlı bir şekilde bitirmiş olduk. Destekleriyle yanımızda olan herkese ilerleyen süreçte bir teşekkür belgesi takdim edeceğiz.

Bir yorum

  1. ADIMI AÇIK AÇIK YAZDIM BAŞKAN DEMİŞ Kİ KIZILAYI DEVRALDIĞIMIZDA AKTİF DEĞİLDİ DEMİŞ YANİ YALANI YAZIYOR MALESEF HERSEY KAYITLI BELGELİ OSMAN GÜLOĞLU DÖNEMİNDE SARIYER KIZILAY EN ÇOK KAN BAĞIŞI TOPLAYAN SUBE EN COK İİNSANİ YARDIM YAPAN OLDU SORUN BAKALIM KENDİSİNE FATİH BASKANIN O OTURDUĞU KOLTUK DAHİL OLMAK ÜZERE KIZILAYDAKİ BİNA VE DEMİRBAŞLARI KİM KAZANDIRMIŞ KIZILAYA OSMAN GÜLOĞLU KIZILIYA DEVRALDIĞINDA NE VARMIS BAŞKANLIĞI DEVRETTİĞİNDE NELERLE DEVRETMİŞ HERKES ALIŞMIS BİR YALANA GEÇMİŞİ YERME KENDİNİ ÖVME DERDİNDE KIZILAY SİYASET YERİ DEĞİLDİR HİZMET EDİN he bu arada YARDIMA MUHTAÇLARI GİYDİRMİŞlER SORUN BAKALIM LCW kikiyi kızılaya kim kazandırmıs

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir