ManşetRöportaj

Sarıyer’in yararına olan her şeye evet deriz!

Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Cevahiroğlu; “Biz CHP prim kazanacak mı diye düşünmeden, Sarıyer halkının yararına olan her şeye “evet” deriz. Yanlış gördüğümüzü de söylemekten çekinmeyiz” dedi.

SARİYERGAZETESİ.COM – BEKİR BATU – ÖZEL RÖPORTAJ

AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Hüseyin Cevahiroğlu, Sarıyer Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Bekir Batu’nun sorularını yanıtladı. AK Parti Sarıyer İlçe binasında Gazeteci Batu ile birlikte Haber Müdürümüz Rukiye Ay ve Reklam Müdürümüz Yasemin Cebeci’yi ağırlayan Cevahiroğlu, ilçe gündemiyle ilgili önemli mesajlar verdi. Ağır başlı tavırları ve nezaket içeren siyasi üslubuyla dikkat çeken Cevahiroğlu; tapu meselesinden, belediye borçlarına, belediyedeki rehavetten parti içi çalışmalarına kadar merak edilen her konuda açıklamalar yaptı.

Sarıyer Belediye Meclisi’nden sizlerin de desteğiyle geçen Islah İmar Planları, Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine geldiğinde nasıl bir tavır sergileyeceksiniz? Tapu konusunda izlenen bu yol sizce doğru mu?

Biz tapu konusunda, engelleyen taraf görüntüsü vermemek adına mecliste “evet” dedik. Normalde Salih Bey’den (Salih Bayraktar) bu yana gelen süreçte biz, kanunlar çerçevesinde SIT alanlarında ıslah imar planlarının yapılamayacağı yönünde hayırda ısrar ediyoruz. Ama hayırda ısrar ettikçe insanları yanlış yönlendiriyorlar. “AK Parti bunu istemedi” noktasına getiriyorlar, bize karşı siyasi malzeme olarak kullanıyorlar. Hâlbuki kanunlarla hayır denilmesi gereken bir olayda biz vatandaşın sömürülmesini ve bunun siyasal açıdan kullanılmasını engellemek için evet verdik. Evet derken de bunun kanunen suç olmasını ve buna bağlı ceza almamak için çekincelerimizi komisyon raporumuza ekledik. Konu Büyükşehirde gündeme alındığında komisyonlara aktarılacak ve bu komisyonlar da bağlı oldukları kurumlara görüş almak üzere bunu soracaklar, görüş isteyecekler. Kurumlar, kanuna dayanarak cevap vermek zorunda. SIT alanlarında Islah imar planlarıyla tapu verilebilir ya da verilemez cevabına göre süreç belirlenecektir. Biliyorsunuz daha evvel Sarıyer Belediyesi de bunu bir kurumdan değil, bir akademisyenden bilgi alarak yürütmüştü. Hukukçular raporlarında yasal olarak buna kesin olur diye bir şey yazamamıştı. Daha önce Şükrü Genç’in bu konuda ‘Vallahi olmaz biz bu işi atlamışız’ dediği, belediye hukuk bürosunun yazdığı savunma örnekleri var. Biz bunların belgelerini mahalleliler birliği ve muhtarlarımıza gösterdik. Bu bölgede SIT derdi var, sizin ıslah imar planlarıyla tapu verme niyetiniz varsa Ayazağa mahallesinden başlayabilirsiniz dedik. Ama bırakın çalışmayı, cevap dahi alamadık. Ayrıca imzalı taahhüdü olmasına rağmen Ekrem beyin derneklere, birliklere hala randevu vermemesi, Sarıyer teknik üst kadrosunun davet edilmesine rağmen çözüm toplantılarına katılmaması, komisyon sorularına cevap alınamaması vatandaşlarımız tarafından sorgulanmalıdır. Yine tüm paydaşların katılımıyla çalıştay talebimizin dikkate alınmayarak, meclis günü gündeme sonradan eklenmek kaydıyla grubumuzu zorda bırakarak, cuma namazı saatine 30 dk kala imar planlarının gündeme alınmasının niyetinin de sorgulanmasını isteriz.

YERİNDE DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLİYORUZ

Sarıyer’de parsel ya da ada bazında değil mahalle bazında planlama yapılmalı. Adada çözüm olmaz, mahalle bazında olmalıdır. Sarıyer’deki iyi görünen binaların bile dönüşüme ihtiyacı var. Onun için tapudan çok daha önemlisi dönüşümdür. Yerinde dönüşüme önem veriyoruz.

Belediye Başkanı Şükrü Genç’in 3. dönemini artıları ve eksileriyle birlikte değerlendirir misiniz? Belediyenin dışarıdan nasıl bir görüntüsü var?

Ben 5 buçuk yıl içerisinde Salih Bayraktar liderliğinde yaptığımız çalışmalarda Sarıyer’e kattıklarımızla Sarıyer Belediyesi’nin 10 yıllık geçmişinde katılanları karşılaştırdığımda bizim yaptıklarımız inanılmaz derecede onlara fark attı. Bunu böyle bir kenara koyalım. Sarıyer’e 10 senede ne yapıldı, yani söyleyecek neleri var? Bir nikâh salonu (Yaşar Kemal Kültür Merkezi) bir de belediye merkez binası (Sarıyer Belediyesi Hizmet Binası). İkisi de bizim daha evvelki siyaset dönemlerimizden getirilmiş, tahsis edilmiş ve hazırlanmış projeler. Belediye sadece bunları yaptı, başka bir şey yok! Sarıyer ile alakalı başka bir şey söyleyebiliyor muyuz? Temizliği, yol bakımlarını, bu gibi standart belediye hizmetlerini konuşmuyoruz. Faaliyet planlarının içine bakın, bizim her seferinde mecliste eleştirdiğimiz korkuluk ve merdivenden başka hiçbir şey yok. Tamam, bunlar insanlara hizmet ediyor mu ediyor… Ama burası Sarıyer, bizim için dünyanın en güzel yeri burası. Elini denize soktuğunda bütün dünyayla iletişime girdiğiniz bir merkez burası. 19 mahallesi deniz kenarında. Denizcilikle ilgili hiçbir şey yok, balıkçılıkla ilgili hiçbir şey yok. Tarımımız var, tarımla ilgili hiçbir şey yok. Ormanımız var, ormanla ilgili hiçbir şey yok. Turizmle ilgili hiçbir şey yok. Var olan yerler bakımsızlıktan dolayı rezil edilmiş vaziyette. Bu da emin olun CHP, AK Parti çekişmesi değil, tamamen öngörüsüz iş yapmaktan. Bakın bir edebiyat günleri var gayet güzel, ama taraflı. Bütün kutlama programları var, anma programları var, taraflı. 1 Eylül Dünya Barış Günü. Bu tür harcamalarda müthişler. Edebiyat, barış olması lazım ama onu yapacağın kadar, Türkiye’nin önemli bir değeri Nazım Hikmet’i anacağın kadar Mehmet Akif Ersoy’u, Mevlana’yı, Yunus Emre’yi de an ki kalite ortaya çıksın. Onlar da bu toplumun mayası. 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne Sarıyer’in en büyük salonlarında öyle bir masraf yapacağına bunu getir başka yerlerde harca, çok daha doğru olacağına inanıyoruz. Barış salonlarda anılarak olmaz, yaşanarak olur. 2014 yılında Kılıçdaroğlu’yla birlikte imzaladıkları, 3 ay sonra tapunuzu vereceğiz namus sözleri, o dönemlerde ıslah imar planlarının hiç devrede olmaması, nasıl bir yöntemle vereceklerinin soru işareti olması, bu kadar dönem geçmesine rağmen başka CHP ilçeleri büyükşehirle anlaşıp tapularını vermelerine rağmen, Sarıyer’in bunu yapamaması bir tek Boğaziçi Öngörünüme bağlamasıyla olmaz. Ön görünümün dışındaki yerlere yapsaydı.

Sarıyer Belediyesi’nin yaklaşık 750 milyona dayanan belediye borçları hakkında neler söyleyeceksiniz?

Meclis üyelerimiz bunun mecliste takibini yapıyorlar. Verdiğimiz her önergeye cevap gelmiyor, gelse de tam bilgileri içermiyor. Komisyon başkanlıkları onlarda olduğu için birçok şey kapatılıyor. Boş ver 750-800’ü, kendi bildirdikleri seçim öncesi rakam olan 650 milyon borcun nasıl kapatılması gerektiğini yine kendileri belirlemesi lazım. Belediyenin benim en çok kalbimi acıtan konusunu anlatayım, mali ve idari işleri beceremeyip de dışarıdan danışmanlık alan bir belediye, benim için zaten sıfır hükmündedir, yok hükmündedir. Belediye başkan yardımcısı üst düzeyde mali müşavir, sen mali yapını düzeltecek muhasebe yöntemini oluşturacak bir çözüm bulamıyorsun da dışardan danışmanlık alıp birilerine para veriyorsun. Bu en büyük acılarımızdan bir tanesidir. Bunun gibi birçok hizmette rakamların inanılmaz derecede yükselmesi ve belli kişilerde kalması, hep soru işaretleri dolu. Ben soru işaretlerini söylüyorum. Kötüye kullanıldı demiyorum. Herkes bunu araştırmalı diyorum. Ama biz mecliste özellikle bunlarla ilgili sorumluluğumuz olduğu için önergelerini veriyoruz. Bir kere kiralık araba olayı tamamen soru işaretli, lükse dönmüş bir vaziyette. CHP’nin geçen günkü belediye başkanları toplantısında gelen arabalara baktığımızda en iyileri arasında bizim Sarıyer’in, başkanın arabası. Hakkı mıdır? İş yapsın, yatırım yapsın, binmeye hakkıdır belediye başkanının. Hızlı iş yapmak zorunda, arabanın içinde 50 tane iş çözmek zorunda. Yanında 3-5 adamı olacak, yardımcısı vaziyette onun işlerini kolaylaştıracak. Onlara hiçbir şey demem, ama bütün belediye başkan yardımcılarının altında arabalar, başka ilçelere, başka görevlere yollanmış arabalar olduğunda bu Sarıyer’in kaçan parası demektir. Bunların durdurulması lazım.

Sizce bu kadar borç varken 98 milyon liralık kiralık araç ihalesi yapılması ne kadar doğru?

Bence doğru değil, ama bu benim görüşüm. Mühim olan bütün Sarıyer’in bunu sorgulaması, buna cevap vermesidir. Sarıyer seçti mi, seçti. Tamam, Sarıyer bu kişi tarafından yönetilecek, başımızın üzerine yeri var. Ama yaptıklarına ne olur kimse parti gözüyle bakmasın. 650-750 milyon borcu sen nasıl ödeyeceksin başkanım.

KENDİ SEÇİM BÖLGESİNE ÇALIŞILIYOR

Yapılan bazı şeyler var, istinat duvarları. Birçok yerde istinat duvarları yapılıyor, o yapılan yerlere dikkat edin, hep oy aldığı bölgelerde. Bize gelen şikâyetleri biz mecliste de söylüyoruz, şu bölgede de yapılması lazım diye. Niye yapmıyorsunuz? Yok, taşımız yok, asfaltımız yok, paramız yok gibi cevaplar, ama yapılmak istediği söz verildiği yerlerde yapılıyor. Bunlar hoş şeyler değil, Sarıyer’e yakışmayan şeyler. Sarıyer’in barışının olduğu, huzurunun olduğu, dostluklarının olduğu 60-70 yıllık dostlukların olduğu bir yerdir. Bunlar huzurumuzu bozan, Sarıyer’e yakışmayan davranışlar. Beni en çok bunlar rahatsız ediyor. Şükrü Bey benim İstanbul Teknik Üniversitesi’nden abim. Ben o saygıyı gösteririm ama uygulamada Sarıyer’e hizmet konusunda o saygıyı hak ediyor mu cevabı yine topluma bırakıyorum.

CHP’li belediyenin ve Şükrü Genç’in Sarıyer’de 3. dönemi olması nedeniyle sizce belediyede bir rehavet ve yorgunluk görüntüsü var mı?

Çok rahat… Seçimin üzerinden kaç ay geçti, 1 Nisan’dan bu yana bakarsak Sarıyer’de yaptığı bir gelişme var mı? Ben daha iyisini yapacağım diye sunduğu bir proje var mı? Bir heyecan var mı? Hiçbir şey yok! Ama meşgul mü meşgul… Neyle prim yaptı sn. Genç, gittiği düğünlerle, kahvelerle, sohbet ettiği insanlarla prim kazandı. Sarıyer’i öyle kazandı. Başka hiçbir özelliğiyle almadı. Yine öyle yapıyor. Belediyecilik ufuk, gönül işidir. Hizmet verdiğin yere kendini adamaktır. Salih Beyin seçim döneminde 60 tane katıldığı cenazede yalnızca 2 kere Şükrü Beyle karşılaştık. Düşünebiliyor musunuz? Ama sorsanız onlar hep cenazede, siz hiç yoksunuz. Tamamen algı üzerine yürütülmüş bir kampanya eseri. Oy verenler yaşayıp görecek.

LAF OLSUN DİYE İTİRAZ ETMEM

Başkanlığım boyunca AK Parti Sarıyer ailesinin yaptığı tüm programlarını, hangi mahallede hangi teşkilatçı kardeşim neler yaptıysa onları sosyal medyada yayınlıyoruz. AK Parti Sarıyer’in çalıştığını görsünler. Kendimi diğer partilerle karşılaştırıyorum. Eylül- Ekim’de ben 150 tane faaliyet yaptım, diğerleri 30’u geçmemiş. Kasım-Aralık’ta 205’e çıkmış benim faaliyetim, sahadaki varlığım, diğerlerinde 34’ü geçen yok. Ben özel yazılım yaptırdım, teşkilattan bizi aramadınız sormadınız diyenlere hangi tarihte hangi saatte arandığı ve ne cevap verildiği tutuyorum. “Eski mahalle başkanıyım hiç kimse beni aramadı kardeşim” diyene de “seni ben veya şu arkadaşım aramış, bak bu tarihte” dediğimde, “evet biliyorum arandım ama bu toplantılarda hiçbir şey çıkmıyor diye gelmedim” diyenleri de biliyorum. Onun için ben bilgi belge olmadan konuşacak adam değilim. Böyle çok daha doğru oluyor.

CHP’li bir Büyükşehir Belediyesi ile aynı partiden Sarıyer Belediyesi sizce Sarıyer halkının sorunlarına çözüm bulabilir, beklentilere cevap verebilir mi?

Kesinlikle cevap veremez çok net! İstanbul’un beklentilerine cevap veremeyen bir büyükşehir var. İstanbul’un beklentilerine, verdikleri sözlerin hiçbirini tutmayan bir belediye başkanı varken yereldeki halkın beklentilerinin karşılığını vermeleri mümkün değil. 6 bin tane işçi çıkarılmış vaziyette. Hiçbirisinin de çıkarılmasının tutarlılığı yok. Nitekim kanunen geri dönüşler başladı. Temel atmama, dalların, yaprakların alkışlaması gibi ilginçlikler yaşanmakta. Hatırlarsanız 2 sene evvel kar yağdığında da sn Genç aynı şeyi söylemişti. Kar taneleri bizi alkışlıyor. Bırakalım da çocuklar karın keyfini alsın demişti, yolları açamadığı zaman. Dolayısıyla zihniyet değişmedikten sonra bu halkın beklentilerine cevap verebilmeleri mümkün değil. 2 tane çok önemli şehir hastanesi açılıyor. Bir tanesi Sancaktepe’de bir tanesi Başakşehir’de onlara giden metro hattı durduruldu. Geldikleri gibi durdurdular. Niye? Hastane açıldığında insanlar oraya gidemesin diye… Dolmabahçe – Beşiktaş – Baltalimanı – Çayırbaşı- Zekeriyaköy tünel projesi. Çok güzel bir projeydi bizim hayalimiz ve başlattığımız bir projeydi. Hatta Sarıyer’i trafik problemini tamamen ortadan kaldıracak bir projeydi. Açıldı başlandı ve üzeri kapatılıyor şimdi, moloz döküyorlar. Bunu yapan bir belediye, halkın beklentilerini karşılayabilir mi? 320 milyon lirayla yılbaşı kutlaması yapan bir belediye… Sultanahmet’te İSMEK’in yaptıklarını kaldırdılar. Yerine başka bir şeyler koydular ve para harcadılar. Bunlara para harcanıyor da İstanbul’un trafiğini rahatlatması gereken projeler neden durduruluyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi sizce Sarıyer’in en büyük eksiklerinden Balıkçılar Çarşısıyla ilgili ciddi bir projeye hayata geçirebilecek mi?

Zaten biz Balıkçılar Çarşısı’nı belli bir noktaya getirmiştik, projesini çizmiştik. Hem burada hem de Büyükdere’nin çıkışında Çayırbaşı girişinde çok güzel iki projemiz vardı. Sarıyer denilince akla balık geliyor. Çok rahat yapılır. Her türlü çalışma büyükşehirde hazır. Yapsınlar. Yapılması Sarıyer’in lehine çünkü. Sarıyer’e yapılacak her güzel şeyde, biz yanındayız. CHP’ye artı yazar hiç umurumuzda değil.

HAYIR GÖRÜNENDE ŞER, ŞERDE HAYIR OLABİLİR

Sevmenin ve nefretin karar verdiği noktalarda hiçbir şey konuşulamaz bile. Recep Tayyip Erdoğan sevgisi veya nefreti. Başka hiçbir şey yok şu anda Türkiye’de. Hayatım boyunca çok dikkatli kullandığım huylarımdan bir tanesi sevgidir. Çok severim, sayarım ama suiistimal edilmeye başlandığında bıçak gibi keserim atarım. Basındaki diğer kardeşlerimizle de öyle oldu. Saygım sevgim sonsuz ama suiistimale doğru döndüğü zaman olmaz. Düşünce yapımız değişmesi lazım. 2023 seçimlerine yakın zamanlarda tekrar sahaya inerler, canlanırlar. Olmadık kişilerle bir araya gelirler. Bir şeyler yapmaya çalışırlar. Ama ben şuna inanıyorum. Bunu lütfen yazalım. Benim sıkıştığım zaman sırtımı dayadığım bir ayet var. Belki daha evvel de bahsetmişimdir sizinle sohbetlerde. “Onlar oyunlarla, desiselerle çeşitli işlerle bir şeyler yapmaya çalışırlar. Ama Allah’ın da kendine göre bir oyunu, bir düzeni, bir kuralı vardır. Muhakkak ki en güzel oyunu kuran, düzeni kuran, kuralı koyan Allah’tır”. Onun için bazen şer diye gördüklerimiz bize hayır olarak dönüyor, hayır diye gördüklerimiz şer diye dönüyor. Büyükşehir’in CHP’ye geçmesine üzüldük. Moralimiz bozuldu. Ama öyle bir hal oldu ki bunların iş yapamama kabiliyetini, 100 sene anlatsak hiçbir işe yaramayacaktı. Şimdi insanlar kendileri görmeye başladılar. Benim CHP’den çok arkadaşım var. Hepsinin de düşünceleri aynen bu şekilde. Ya biz bu kadar beklemiyorduk kardeşim. Sözlerin tutulmamasını, yalanları, yaşananları, iş zamanı, deprem zamanı yapılan tatilleri!!! beklemiyorduk diyen çok insan var. Kendi taraftarımızdan bahsetmiyorum. CHP’nin içinden insanlar bunu çok rahat vurgular bir vaziyete geldi.

 HEMŞERİCİLİK VE AYRIMCILIK HOŞ DEĞİL

Halkın seçtiği belediye başkanı kimlerle çalışacağına elbette kendisi karar verir. Ama başkanın çalışmak için seçtiği gruba bakılırsa sadece belli bir grup gözüküyor. Bu Sarıyer’e yakışmıyor. Hemşericilik ve biraz da dini görüş yönünden taraf tutma var. Bu Sarıyer için hiç de hoş bir durum değil. Bunu biraz daha değiştirseydi daha iyi olacaktı. Benim çok sevdiğim insanlar var, o grubun içerisinde. Belli bir noktaya gelen arkadaşlarımız var, onları rencide etmek istemem ama bir Sarıyerli olarak başkan beyin buna biraz ehemmiyet göstermesini isterim.

Sarıyer bugün AK Parti’de olmuş olsaydı 10 ay gibi bir zaman geçti nasıl bir görüntü olurdu neler yapılırdı?

Eyvallah, çok güzel bir soru. Sarıyer, AK Parti tarafından yönetilseydi, öncelikle imar barışıyla alakalı çalışmalar inanılmaz derecede hızlanmıştı. Zaten Türkiye’de en fazla imar barışına katılan ilçe Sarıyer. Mülkiyet konusunda çok hızlı hareket edilecekti. Bu vazgeçilmez, çünkü Sarıyer denilince mülkiyet akla gelmektedir. Belediye Ak partide olsaydı, okulların bakımları çok iyi bir hale gelecekti. Diğer bir konu Sarıyer’e ulaşım konusundaki projeler, otopark yapımı hızlandırılacaktı. Karadeniz’den girenlerin ilk gördüğü yerler Rumeli Feneri, Garipçe kaleleri. Onların hemen yenileme projeleri başlayacaktı. Yani turizmi arttıracak projeler başlayacaktı ki buraya ne kadar insan gelirse Sarıyer’in ekonomisi o kadar yükselecek, Sarıyer’in potansiyeline o kadar katkı yapacak. Kavakta sahil düzenleme ve park projemiz vardı, o da kapatıldı, otopark oldu şimdi. O bitirilerek çok güzel bir proje olacaktı. Şu anda balıkçılıkta, üzerinde çalıştığımız bir iş var. Belediye ara ara böyle toplantılar yapıyor, kitapçıklar yapıyor… Kime ne yararı var Allah aşkına! Ben buna katıldım da bir tane yarar elde ettim diyecek veya hükümete bu kanunu bu çalıştayla değerlendir diyecek bir tane yarar söylesinler. Başımın üzerine koyayım. Balıkçılık çok güzel bir yere gelecekti. Salih Bey bu konuda en iyi bilenlerden bir tanesiydi. Benim seçim döneminde, en çok üzerinde durduğum ve halen de yapılmasını doğru gördüğüm bir proje var. Çok basit, fazla para da harcanacak durumda değil. Her okula 30-40 metrelik okul bostanı projesi. Hiçbir çocuk üretimi bilmiyor. Herkes tüketimci. Orada o domatesin, salatalığının, maydanozunun yetişmesini o çocuk yaptığında ne kadar kıymetli, ne kadar tatlı olduğunu anlayacak ve üretimin keyfini almasını öğrenecek. Kesinlikle bu bilinci, bizim çocuklarımızda oluşturmamız lazım. Benim en heyecanlandığım projelerden birisi de şudur; çocuklara vereceğimiz çevre, trafik müfettişliği. Bunların hepsi şu an hayatta olacaktı. Marmaracık Koyu’nda yaptığımız spor, düzen, hayat ritmini kazanması çok kıymetlidir. İTÜ Mezunlar Derneği Başkan Yardımcısı’yım, ben gençleri alıp İTÜ’ye götürüyorum. Çocuklar üniversiteyi görsün ki kafasında hedef yapsın. Bu çalışmalar ilerletilecekti.

Belediyede eksikliğini gördüğünüz ve çözülmesi gereken acil sorunlar sizce nelerdir?

Neresini söyleyeyim ki! Kültür programları mesela, Sarıyer en kültürlü ilçelerimizden bir tanesi ama yeterli faaliyet yok. Boğaziçi Kültür Merkezi var ama ne kadar çalıştırılıyor. Bizim devreye aldığımız Sarıyer Kültür Merkezi’nde neredeyse her gün program yapıyorduk. Şimdi Cumartesi ve Pazar’a sıkıştırılmış sadece. Çocukların sanat açısından beslenmesi lazım. Gençlerimiz hangi dalda okursa okusun başka alanlarla donanmadığı sürece işimiz çok zor. Televizyonlara radyolara çıkarak belediyecilik olmaz. Belediyecilik gerçekten halkın istediği şeyleri yapmaktır. Şu anda Sarıyer en fazla mülkiyetini, balıkçılığını, ekonomisine katkı getirecek işleri istiyor. Hani var mı bir tanesi. Hep bahane, hep bahane… Bize diyorlar ya “17 senedir iktidardaydınız yapsaydınız”, biz de Sarıyer’de diyoruz ki “10 küsur senedir iktidardasınız yapsaydınız.”

İlçe Başkanlığı’na yeniden aday mısınız?

Durum ne gösterecekse onu yaşayacağız. İl yönetimi belirleyecek bunu. Başka yerlerde de görevlendirebilirler veya sen yoruldun bekle diyebilirler. Biz siyasete makam için gelmediğimizden, halka hizmet Hakk’a hizmet mantığıyla geldiğimizden ne görev verirlerse başımızın üzerine.

Sarıyer’de muhtarlık elemanlarının maaşlarını belediye veriyor, ancak bazı muhtarlar istisna. Bu konudaki haksızlığı nasıl yorumluyorsunuz?

Ayrımcılık kötü. Barıştan, huzurdan bahset, ama uygun davranma. Ben onlar adına konuşmayayım ama muhtarlarımızın forsunu Sayın Cumhurbaşkanımız iade etti. FETÖ az daha bunları yok ediyordu. Muhtarlıkları tamamen ortadan kaldırıp kendi imam sistemlerini koyacaktı yerine. Muhtarları Beştepe’de külliyeye davet ederek haklarını verdi. İBB’de de aynı sistemi kurmuştuk AK Parti döneminde. Muhtarlık bölümü kurduk benim ulaşamadığım müdürlüğe muhtarlar benden önce ulaşıp, sorunlarını çözdürebilir vaziyetteydi. O sistem de şu anda çökme aşamasına geldi. Biz Sarıyer’in lehine ne varsa herkesin yanındayız. Sarıyer’in aleyhinde olduğunda, hükümetimize doğru bilgileri aktararak düzeltilmesi için çalışanlarız. Nitekim değerli konutlar vergisinde en fazla etkilenen yer Sarıyer’di. Dolayısıyla hem ili hem de bakanlığı harekete geçirdik. AK Parti’nin yaptıklarına evet, başkasının yaptığına hayır diyecek bir mantığımız yok. Şükürler olsun hesabı sadece Allah’a vereceğiz. Yalnızca bunun için çalışıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir