ManşetRöportaj

Türk sinemasının efsane ismi Cüneyt Arkın Sarıyer Gazetesi’ne konuştu: “SARIYER BENİM SEVGİLİMDİR”

Cüneyt Arkın… Türk sinemasının güçlü, cesur, yakışıklı ve centilmen isimlerinden… Yıllardır izlediğimiz filmlerinde, dövüş sahneleriyle heyecanı doruklara çıkaran ve romantik filmlerde de bir o kadar centilmen olabilen başarılı bir sanatçı. Rollerinin hakkını tam anlamıyla vermekten öte dövüş sahnelerinde adeta her anı sonsuz bir enerjiyle yaşayan ve izleyiciye de o heyecanı dolu dizgin yaşatan, güçsüzü koruyarak her zaman halkın yanında olan adeta bir halk kahramanı…

RUKİYE AY – ÖZEL RÖPORTAJ / SARİYERGAZETESİ.COM

Usta sanatçı bir ömür emek vererek 250 film çektiği Türk sinema tarihine adını güçlü harflerle yazdırmış yaşayan bir efsane… Sarıyer Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Cüneyt Arkın, çok samimi ve önemli açıklamalarda bulundu. Ünlü sinema sanatçısı Arkın, “Bizim filmlerimiz sıcak, samimi ve çok dürüsttü. Halkın değerlerini canlı tutuyordu. Sanıyorum doğuştan genlerimizde sanatla ilgili izler olmalı. Bir sanatçı halkına örnek olmalıdır. Çünkü halk kendisini sanatçısıyla özdeşleştirir. Gece gündüz çalıştım. Gençliğimin farkına varamadım”dedi.

“Cüneyt Arkın” filmlerini seyirciye sevdiren neydi? Sizin döneminizdeki sinema filmleri günümüzde de televizyonda hala ilgiyle izleniyor. Sizce bunu ne sağlıyor?

 Dürüst, cesur, duygulu, zayıfa yardım eden ve kötünün başını ezen kahraman… Türk halkı kahramanı sever. Türk halkı o filmlerde kendi hayatından parçalar buldu.

Peki, gerçek hayattaki “Cüneyt Arkın” ile sinema filmlerindeki “Cüneyt Arkın” arasında benzeyen yanlar var mı? Kendinizi genellikle nasıl tarif edersiniz?

Bu yakıcı soru hayatım boyunca yüreğimde yakıcı bir tortu olarak yaşadı. Ancak ölümle burun buruna çektiğim çok tehlikeli sahnelerde zor hatırlıyordum.

“SANATÇI HALKINA ÖRNEK OLMALIDIR”

Yeşilçam filmleriyle kıyaslayacak olursanız, günümüz dizi ya da filmlerindeki şiddet içeren sahneleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim filmlerimiz sıcak, samimi ve çok dürüsttü. Halkın değerlerini canlı tutuyordu. Onlara zarar vermemek tek amacımızdı. Bir dizide adam iki delikanlıyı diz çöktürüp kafalarına sıktı! Böyle sinema olmaz…

Sinema filmlerinizde canlandırdığınız roller gerçek yaşamınızı nasıl etkiledi?

Bir sanatçı halkına örnek olmalıdır. Çünkü halk kendisini sanatçısıyla özdeşleştirir.

Binicilik ve karatede uzman sporcu unvanına da sahipsiniz, bu alanlarda kendinizi geliştirme sebebiniz Türkiye’nin heyecanla izlediği filmlerinizdeki rolleriniz miydi?

Sinemaya başladığımdan kısa bir süre sonra halkın hareket ve heyecan istediğini fark ettim.

“250 FİLM ÇEKMİŞTİM, ÇOK OLMASIN DİYE 100 DEDİM”

Sanat yaşamınızda sizi en çok etkileyen ve iz bırakan filminiz hangisi oldu?

Her filmim hayatımda iz bıraktı. Vatandaş Rıza, Malkoçoğlu, Yıkılmayan Adam.

Sinemayla dolu dolu geçen hayatınıza kaç film sığdırdınız? Bu başarınızı sizce neye borçlusunuz? O yıllara dönüp baktığınızda Türk sinemasına dair neler söylersiniz?

Bir yabancı filmci kaç film çektiğimizi sordu. 250 film çekmiştim, çok olmasın diye 100 dedim! Hayret içinde “Sen ya çok zengin ya çok yaşlısın” dedi. Gece gündüz çalıştım. Gençliğimin farkına varamadım. Bir kızı sevmeye vaktim olmadı. Eski günlere döndüğümde yüreğim hasretle yanıyor.

“SANATLA İLGİLİ DOĞUŞTAN İZLER OLMALI”

Romantik filmlerinizde yer aldığınız centilmen rollerde seyirci sizi kadın aktrislerden en çok kiminle yakıştırıyordu?

 Genelde Türkan Şoray ve Fatma Girik.

Televizyonda eski filmlerinize rastladığınızda oturup izliyor musunuz?

Yüreğim yana yana izliyorum…

Sinemada usta bir sanatçı olabilmek için sizce daha çok yetenek mi yoksa özveri mi gereklidir?

Sanıyorum doğuştan genlerimizde sanatla ilgili izler olmalı. Sonra çok ama çok çalışıp “sanatçı nasıl olunurun” cevabını bulmak.

“SARIYER DOST BİR TÜRKÜDÜR”

Sarıyer’de sahneleri geçen filmleriniz oldu mu? O zamanlardan unutamadığınız keyifli bir anı var mı?

Bir memleket hasreti sanki. Sarıyer’in her karış toprağını memleketimden bir parça toprağı gibi sevdim. Deniz kıyısı, dost tahta barakalarda yaşayan her biri macera balıkçılar, sandallar, her barakanın önünde siyah üzüm asmaları, akşam üstlerinin hüzünlü saatleri… Sarıyer dost bir türküdür.

Vazgeçemediğiniz alışkanlıklarınız ve hobileriniz nelerdir?

Çok okurum, şiir hikaye yazarım. Tabiatı, ağaçları çok severim.

“SARIYER’İ SİZE EMANET EDİYORUM”

En son “Pera Müzikali”nde izlemiştim sizi, muhteşem dev bir kadroyla yer aldığınız bu projeyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Pera Müzikali’ni çok sevdim. Seyirciyle canlı yüz yüze olmak farklı bir tat. Hele o bütün salon ayağa kalkıp alkışladığında hep gözlerim doldu.

Sarıyer denilince aklınıza neler gelir? Okurlarımıza bir mesajınız var mı?

Sarıyer benim sevgilimdir. Ona sahip çıkın, size emanet ediyorum.

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir