ManşetSiyaset

Yazıcı: “Sarıyer’e İYİ Parti çok yakışır”

İYİ Parti Sarıyer İlçe Başkanı Mustafa Yazıcı, ilçe kongresi öncesinde gazetemizin sorularını yanıtladı. Sarıyer Gazetesi’ni ilçe binasında misafir eden Yazıcı, dikkat çeken mesajlar verdi. Sarıyer’deki yerel yönetim için yorum yapan Yazıcı; “İyi bir aday, iyi bir strateji ve iyi bir hedef koyduğunuzda Sarıyer kesinlikle el değiştirir. Sarıyer’e İYİ Parti çok güzel yakışır” dedi.

SARİYERGAZETESİ.COM – RÖPORTAJ – RUKİYE AY

İlçe başkanı olduğunuz günden bu yana Sarıyer için hedefleriniz neler?

15 Aralık 2019’dan bu yana Sarıyer’de ilçe başkanlığı görevini sürdürdüğüm göz önünde bulundurulursa Sarıyer’de partim için hedeflediklerimi henüz tamamlayamadığımı söyleyebilirim. Öncelikle kadının siyasetteki yerinin artması için partideki kadın kotasını yüzde 50’ye çekmeyi hedefliyorum. Bu sürede “başarılı mısınız” derseniz, her insan kendisine mutlaka bir hedef belirler. Bu maksimumdur ve buraya ne kadar yaklaşırsanız başarınız bu kadar yüksek olur. Ben çizgimi genellikle yüksek tutan bir insanım. Kendimi motive etmek için bu çizgiye sürekli yetişmeye çalışırım. Dolayısıyla henüz hedeflediğim çizgiye gelmedim. Sarıyer’de İYİ Parti ilçeyi 630 üyeyle aldık, kayıtlara giren 930 civarında üyemiz var. Şimdi bu sayı herhalde 1100’dür. Başka partilerden bize akış çok oluyor ve onlara “çarpı iki oy” diyoruz. Siyasette bir partinin evrilmesi ülkenin gidişatına paraleldir ve milletin beklentilerine göre olur.

Bir kongre süreci var önünüzde ve ilçe başkanlığı için adaysınız. Bu süreçle ilgili değerlendirmeleriniz ne olur?

Sarıyer’de ilçe başkanı olarak ben olmuşum ya da başkası olmuş önemli değildir. Her partinin içerisinde zaman zaman zıtlaşmalar olacaktır. Ama İYİ Parti’nin siyaseti Türkiye’nin geleceği içindir. Eğer parti yönetiminde olanlar kendilerini ya da kişisel çıkarlarını ön plana çıkarırlarsa bu ülke için sağlıklı bir şey olmaz. “Hedeflerle yönetim” diye bir şey vardır. Ben kendime bir hedef belirledim ve bir dönem ilçe başkanlığı yapacağım dedim. Çünkü benim kadar yüz binlerce insan var. Kimsenin vatanseverliği ve görev yapma şevkini benim engellememem gerekir.

Gelecek yerel seçimle ilgili görüşleriniz neler?

İlk hedefimiz Sarıyer’de İYİ Parti oylarını ilçe belediye başkanlığını kazanabilecek kadar yukarıya çıkarmaktır. Dolayısıyla İYİ Partili bir belediye başkanını seçtirmek için sokağa çıktığımızda mümkün mertebe her insana dokunmayı istiyorum. Bir vatandaşın bütün sorunlarına cevap verebilmem mümkün değildir ama dokunmak ne para ister ne bir yük taşımak ister… Sadece bir temas ve iyi bir sözdür insanlardan bunu esirgememek gerekir. Bunu seçimden seçime değil yarın başladıysak hemen yarın yapmalıdır. Pandemi sürecinde bütün üyeleri evden aradım. Hatırlarını sordum özellikle yaşlı vatandaşlarımızla sohbet ettim.

Peki, oyu İYİ Parti’ye olmayan ama İYİ Parti’ye sempatisi olan insanlara bir mesajınız var mı?

Siyasi partilerin sorumlulukları vardır. Siyasi partiler vatandaşın milletin beklentilerine cevap vermek zorundadır ve hiçbir vatandaşa “gelin bana oy verin” diyemezsiniz. Ama her siyasi parti vatandaş kendisine nasıl gelir bakmalıdır. Kabahati seçmende değil gerekçeyi kendimizde aramamız lazım. Bu partinin isminin İYİ olması bizi iyi etmez ama iyi insanlar burada olursa partiyi iyi yapar. Bu slogan benim için önemlidir. Ben siyasi partinin ilçe başkanı olarak benim üzerimdeki sorumluluk doğru ve liyakat sahibi insanları buraya çekmektir.

İYİ Parti son seçimlere “Millet İttifakı” olarak girmişti. Sarıyer’de İYİ Partili bir belediye başkanı hedeflediğinizi belirttiniz peki, seçimin üzerinden geçen süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de her şey olabilir çünkü siyaset çok şeye gebedir. O günün şartlarında “Cumhur İttifakı” ve “Millet İttifakı” olarak iki blok oluştu. İYİ Parti Türkiye’deki dengeleri ne kadar değiştirdi? Buna bakmak gerekir. Mahalli seçimlerde oran olarak az bile olsa seçim döneminde anahtar partiydi. Ama şimdi tamamen kendisidir ve artık gündem belirleyen, çözüm üreten ve yol gösteren bir noktaya gelmiştir. Bunu sosyal medyada, halkta ve yazılı basında da çok rahat görüyoruz. Her yerde artık İYİ Parti ve Genel Başkanımız Meral Akşener’in iyi söylemleri ve doğru tespitleri dile getiriliyor. Dolayısıyla beklenenin de çok üzerinde bir beğeni alıyor.

Bu süreçte Türkiye siyasetinde yeni kurulan partilerle ilgili yorumlarınız neler olacak?

Partinin çokluğu istikrarsızlık değildir. Çok partinin olması aslında tam bir demokrasidir, bir rekabet ortamıdır ve rekabet de başarıyı getirir. Herkes ortaya bir şey koyacak ki daha güzel bir Türkiye olacak. Dolayısıyla ben çok partinin olmasından korkmuyorum. Aksine tabanı ve vizyonu olan iddialı partilerin Türkiye’ye daha faydalı olacağını düşünüyorum. Ben her siyasi partiyi değerli bulurum. Ama söylemlerin eyleme geçirilme şeklinde hatalar yapılıyor.

Sarıyer’in sorunlarından daha önceki röportajlarımızda çok bahsettik… Önümüzdeki yerel seçimlerle ilgili neler düşünüyorsunuz?

Sarıyer ölçeğinde şöyle düşünelim AK Parti’yi ve CHP’yi tek başına düşünürseniz geri kalan partilerin ortaya çıkaracağı güç onların üstündedir. Çünkü Sarıyer’de belirsiz bir oy kitlesi de var. Dolayısıyla iyi bir aday iyi bir strateji iyi bir hedef koyduğunuzda Sarıyer kesinlikle el değiştirir ve Sarıyer’e İYİ Parti çok güzel yakışır. Halkımızı kimse bilmez yerine koymasın. Halkımız çok bilinçlidir. Sarıyer bu anlamda çok kozmopolit bir yerdir. Eğitim seviyesi yüksektir. Ekonomik olarak ortanın üstündedir. Ticari ve siyasi olarak Türkiye’de çok etkin yerlerdeler. Sarıyer siyasi olarak Türkiye’ye yön veren ilçelerdendir.

Kongreye hazırlık süreciniz nasıl geçiyor?

Geçenlerde diğer adayımız ilçemizi ziyaret ettiler. Biz bu kongrede kendimizi garantide görüyoruz. Kısa süreli zıtlaşmalar olsa da bu durum uzun sürmedi. Biz bu kavgayı uzatamayız adı üstünde “İYİ” olmak zorundayız. Dolayısıyla bu kongremiz de bir barış ve demokrasi yürüyüşüdür. Daha iyi olan, toplumu, seçmeni ve delegeyi ikna eden projeleri de başarılıysa bu yarışı kazanacaktır. Ama seçim sonrası disiplin suçu işleyenleri buraya asla sokmayız. Onun dışındakilerin hepsinin benim kadar hakkı vardır burada. Bu kongreden birlik ve kardeşlik havasıyla çıkmak istiyoruz.

Koronavirüsle mücadeleyi ve yeni normal süreci Türkiye’nin geleceği açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye şu anda bir belirsizliktedir ve günü birlik yaşıyor! Hükümet şöyle bir taktik içerisinde; “Allah’tan bir olay olsa da oradan nemalansak”… Yani tesadüflere bağlı olarak bir şey bitiyor ve başka bir şey başlıyor. Dolayısıyla asıl meseleler hep göz ardı edildi. Bunu mahalli idareye de söylüyoruz. Şükrü Genç’i severim sayarım, fakat toplumun beklentilerine karşılık vermek zorundayız. İYİ Parti Sarıyer İlçe olarak pandemi sürecinde ilçe genelinde 1000’in üzerinde yardım kolisi dağıttık. 1500’ün üzerinde ekmek dağıttık. Siyasi görüş farklıdır ama vatandaşın beklentileri aynıdır. Alt yapısı olacak, sokağı temiz olacak ve ihtiyaç sahiplerine ulaşılacak. Sarıyer’de insanların en büyük sorunlarından biri mülkiyettir. Bu konu Sarıyer Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ilgilendiriyor.

Peki, İBB’nin Sarıyer’e yaptığı çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir ilçede sorunlar herkes için aynıdır ama farklı siyasi görüşler olsa da çözüm yöntemleri de çok fazla değişmemelidir. İstanbul çok kozmopolit bir yerdir. Türkiye’nin endüstri, ticaret, tekstil ve turizm gibi aklınıza ne gelirse her şeyin İstanbul’da olması yönetsel açıdan kontrol edilemeyen bir hale getirdi. İstanbul’un yeşiline ihtiyaç var. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer’e nefes aldıracak yeşil alanları değerlendirecek projeleri yeniden faaliyete geçirdi. Örneğin Büyükdere Fidanlığı, Türkiye’nin kuruluşunda önemli bir yeri olan ve Atatürk’ün geliştirdiği bir projeydi. Uzun yıllardır atıl vaziyette duruyordu. Hacıosman’da şehre yakın olmasına rağmen vatandaşların kullanamadığı bir yeşil alan daha Hacıosman Atatürk Kent Ormanı olarak açılışı gerçekleştirildi ve Sarıyer için çok önemli bir kazanım oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir