AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Halil İbrahim Kurşun, Sarıyer Gazetesi’ne önemli açıklamalar yaptı. Sarıyer Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bekir Batu’ya konuşan Kurşun, gündem yaratacak mesajlar verdi. Sırrı Süreyya Önder‘in adının PTT Evleri’nde bir viyadüğe verilecek olmasına tepki gösteren Kurşun; Sarıyer Belediyesi’ni de sert sözlerle eleştirdi; “Beceremiyorsanız bırakın gidin. 619 günde Sarıyer’de bir tek çivi bile çakılmadı. Sadece Kireçburnu ve Pınar’da 2 kıraathane açıldı, onu da bir hayırsever yaptırdı”
AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Halil İbrahim Kurşun, Sarıyer Gazetesi’ni ağırladı, gündeme ilişkin çarpıcı mesajlar verdi. Genel Yayın Yönetmenimiz Bekir Batu ve Haber Müdürümüz Rukiye Ay‘ı misafir eden Kurşun, çok farklı konularda sert açıklamalar yaptı.
*AK Parti Sarıyer İlçe Başkanlığı olarak 2025 yılında ne gibi çalışmalar yaptınız?
2025 yılı içerisinde AK Parti Sarıyer ilçe başkanlık binamızı Sarıyer Merkez’deki yeni binamıza taşıdık. Yeni ilçe binamız, yeni ilçe teşkilatımız, gençlik kollarıyla, kadın kollarıyla, ana kademesiyle, meclis üyeleriyle birlikte komisyonlarımızla yeni bir heyecanla yola koyulmuş olduk. Tabii yeni ilçe binamızda gençlerimizi gelip ücretsiz şekilde kullanabilmeleri için cafe bölümü yaptık. Gençlerimiz buraya gelip ücretsiz çay kahve içebilir, çorba içebilir ve ders çalışabilir. Özellikle bölgemizdeki üniversite öğrencilerimiz için çok faydalı olacaktır. Cafemizde dev ekran da mevcut, milli maçlarımızı izleyebilirler. Cafe-Kütüphanemizde önümüzde günlerde 600 kitabımız daha olacak. Ben emeği geçen tüm teşkilat mensubu arkadaşlarımıza, herkese şükranlarımı ifade ediyorum. 2025 yılı içerisinde yeni ilçe binamızda yeni bir heyecanla yola koyulduk. Tabii AK Parti’nin rutin işlerinin dışında İstanbul İl Başkanlığımızın ve genel merkezimizin talimatları doğrultusunda Ekim, Kasım, Aralık itibariyle üye çalışmaları yapmaya başladık.
SARIYER’DE ÜYE SAYIMIZ 40 BİNE DAYANDI!
AK Parti olarak Sarıyer’deki üye sayınız nedir?
Ekim, Kasım, Aralık yani yaklaşık 3 ay içinde daha doğrusu 70 günlük süre içinde 2653 yeni üyemiz oldu. Ama sayımız her geçen gün artıyor. Arkadaşlarımız yoğun bir çalışma içinde. Mahalle ziyaretlerimiz ve ev ziyaretlerimiz devam ediyor. Akbis sisteminde şuan itibariyle Sarıyer’de 37 bin 69 üyemiz bulunuyor. Bu sayıyı 40 bine çıkarmak istiyoruz. Biz üyemiz olmayan Gazeteci Bekir Batu’yu ve ailesini de partimize üye yapmak isteriz. Kapımız herkes açık. Potansiyel üye dediğimiz yani kendi üyemiz, kendi üyelerimizin ailelerini arayarak AK Parti ailesine üye olarak katılmalarını, Cumhurbaşkanımızın talimatı doğrultusunda AK Parti ailemizin içerisinde onların da olmalarını arzu ediyoruz. AK Parti çok büyük bir aile. Bizim üye sayımız dünyadaki bazı ülkelerin nüfusundan bile fazla. Sarıyer’de de üye sayımızı artırmak istiyoruz. Hedefimiz 40 bin üye. Her mahalleden üye sayımızı arttırıyoruz. Ayazağa, Bahçeköy, Cumhuriyet’ten ciddi katılımlar var.
AK Parti olarak bugüne kadar Sarıyer Belediye Meclisi’ne neler yaptınız? Mecliste AK Parti neler yaptı, hangi önergeleri verdi? Ne gibi sonuçları oldu?
AK Parti olarak Sarıyer’in sorunlarını sürekli meclise taşıyoruz. Verdiğimiz soru önergelerini size tek tek verebiliriz. Son olarak mecliste Sırrı Süreyya Önder’in isminin verilmesi gündeme geldi. Sarıyer’de bir caddeye değil, viyadüke isminin verilmesi istendi. Sarıyer Belediyesi’nin hiçbir ev olmayan, bina olmayan bir viyadüğe Sırrı Süreyya Önder ismini vermek istemesini kabul etmedik. Buraya isim verilecek olması en başta Sırrı Süreya Önder’e karşı yapılmış bir saygısızlıktır. Sırrı Süreyya Önder’in adının daha iyi bir yere verilmesini istiyoruz. Sırrı Süreyya Önder bir kültür insanı, bir sanat insanı, bir gazeteci ve siyasetçi. Eğer bunu gerçekten samimiyseniz Sarıyer’de bir kültür merkezi yaparsınız, Sırrı Süreyya Önder’in ismini buraya verirsiniz. Burada amaç başka Sayın Batu.
SAYIN DEVLET BAHÇELİ’YE ŞÜKRANLARIMI İLETİYORUM!
Peki sizce amaç nedir peki?
Şu anda Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar terörsüz Türkiye sürecinde maalesef sınıfta kalmışlardır. Öcalan’a kimsenin hayranlık duyduğu yok. Fakat yarım asra yakın bir süredir bu ülkede kan ve gözyaşı var. Analar ağlıyor. Binlerce şehit vermişiz. Bu topraklarda yaşayan insanların çocukları canlarını kaybetmiş, mallarını kaybetmiş, enerjilerini tüketmiş. Bu sadece bizim ülkemizde olan bir hadise de değil. Bu bizim dışımızdaki dünyada da birçok ülkede maruz kaldığı terörle mücadeleye maruz kaldığı bu tür hadiselerin olduğu ülkeler var. İlk defa Türkiye’de olan bir hadise değil ama geçtiğimiz yıllarda da cumhurbaşkanımızın liderliğinde yine biz terörsüz Türkiye açısından açılım dersiniz, ne dersiniz ismini farklı bir şey koyabilirsiniz. Biz yine ülkemizde kan ve gözyaşı olmasın diye cumhurbaşkanımızın liderliğinde siyasi hayatımıza mal olacak olsa dahi terör bitsin, ülkede analar ağlamasın, gözyaşı dinsin istiyoruz. Bu ülkede, bu topraklarda, bu coğrafyada yaşayan insanlar yeniden kardeşliklerini tesis etsin diye mücadele vermiştik. Yeniden bu mücadeleyi başlattık. Bu süreci de başlatan Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Doktor Sayın Devlet Bahçeli’dir. Ona da Türk milleti bu coğrafyada yaşayanlar tarih boyunca hayırla yad edecek ve dua edeceklerdir. Ben de bir siyasi olarak AK Parti’de siyaset yapan bir kardeşiniz olarak Sayın Devlet Bahçeli’ye şükran duygularımı ifade ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız da süreci sahiplenmiş. Bu mesele siyaset üstü bir meseledir diyerek Türkiye’de herkesin kayıtsız şartsız bir şekilde bu sürecin içerisinde olması, terörsöz Türkiye projesini hayata geçirmek için herkesin fedakarlık yapmasını arzu ettiğini ifade etmiştir. Burada mesele şu: Cumhuriyet Halk Partisi İmralı’ya heyet göndermedi. heyet göndermediği için şu anda DEM Partisi ile olan ittifakları zaten çatırdamış durumda. Araları açıldı. CHP ile şu anda DEM arasında bir uçurum var. Zaten ben onların birlikteliğini de anlayabilmiş değilim. Şahsen siyasetin dışında da bir vatandaş olarak da CHP ile DEM’in bir araya gelmesini bir yere oturtamıyorum. Kendi zihnimde de gönlümde de bir yere oturtamadım. Fakat bugün CHP ile DEM Partisi’in efendim arasındaki bu soğuk rüzgarları bir nebze olsun dindirmek adına siyaseten bir oyun yapalım diyerek mecliste bunu gündeme getirdiler. Şimdi gündeme getiriyorsun. Fakat Sırrı Süreyya Önder’in ismini bir viyadüğe mi vermek istiyorsun? Ondan sonraki günler hiç ismi zikredilmeyecek, anılmayacak.
Siz bu yüzden mi o teklifin tekrar görüşülmesini istediniz?
Evet. Teklifin tekrar görüşülmesini yani daha iyi bir yere verilsin diye. Sarıyer Belediyesi yeni bir kültür merkezi yapıp Sırrı Süreyya Önder ismini oraya verebilir. O bir sanat insanıdır, kültür insandır. Sarıyer’le tarihsel bir bağı yok. Konu önümüzdeki ay tekrar görüşecekler, Sarıyer’den de bu manada ciddi tepkiler oluştu. Haklı olarak tepki gösteren arkadaşlarımız da oldu. Yani onların tepkisi neden viyadüğe verildiği değil de neden bu kişinin isminin Sarıyer’de isminin verildiği. Bunlara da saygı göstermek gerekir. Sırrı Süreyya Önder terörsüz Türkiye sürecinde malumunuz çok önemli rol üstlenmiş bir insandı. Sayın Devlet Bahçeli de bu anlamda vefatından sonra taziyelerini de bildirdiler. Hatta bir fotoğrafını sevdi, fotoğrafını okşadı. Şimdi bunu niçin yaptı? Sayın Devlet Bahçeli. Terörsüz Türkiye sürecine destek vermesi münasebetiyle, orada göstermiş olduğu olağanüstü gayret münasebetiyle Sırrı Süreyya Önder’e karşı bir muhabbet oluştu. Çok marjinal bir kişi değildi yani toplumda da. TBMM’de Meclis Başkan vekili olarak görev yaptığı, meclis yönettiği dönemde de o nüktedan kişiliğiyle de meclisin havasını yumuşatan hoşgörüsüyle de insanların gönlünde yer edinmiş birisiydi.
SIRRI SÜREYYA ÖNDER’E SAYGISIZLIK YAPILIYOR!
Sırrı Süreyya Önder’in adının verilmek istendiği yer bir tünel girişi. Burada bir ev bile yok. Burada bir iş yeri yok. Burada posta yoluyla birisine posta gönderecek olsanız isminin yazılacağı bir adres yok. Hiçbir adresin olmadığı bir yere isim verilecek olması bana göre Sırrı Süreyya Önder’e yapılmış bir saygısızlıktır. Alelacele verilmiş bir karardır, daha doğrusu Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar tarafından bilinçli olarak verilmiş bir karar. Buradaki amaçları tamamen DEM Partisi’nin gönlünü almak. DEM Partisi’nin gönlünü Sırrı Süreyya Önder’in ismini bir viyadüğe vererek alamazsınız. Eğer samimiyseniz Sırrı Süreyya Önder’in adına bir kültür merkezi inşa edersiniz. Ailesiyle birlikte çağırırsınız. Açılışını yaparsınız. Dem Partili yetkilileri de çağırırsınız açılış yaparsınız. Biz terörsüz Türkiye adına bu mücadelede üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek adına bedel ödemeye hazır kimseleriz. Siyaseten bedel ödenecekse biz bu bedeli ödemeye hazırız. Türkiye’de silahlar gömülsün, analar ağlamasın. Ülkemizin topraklarında bu coğrafyada artık kan ve gözyaşı olmasın. Bu topraklarda tarih boyunca kardeş olduğumuz milletlerle, kardeş olduğumuz toplumlarla bir ve beraber olarak yeniden şekillen dünyaya yön veren biz ecdadımızdan almış olduğumuz bir miras var. Biz dünyaya yön veren, tarihe şan veren bir milletin çocuklarıyız. Ama biz ne zaman bunu yaptık? Sayın Cumhurbaşkanımız ifadesiyle ne zaman Türkler, Kürtler ve Araplar bir ve beraberken dünyaya yön vermiş, tarihe şan vermiştik. Şimdi yeniden bu birlikteliğimizi sağladığımızda Türkiye yüzyılını inşallah inşa etme sürecini yeniden başlatmış olacağız.
CHP BELEDİYE MECLİSİNDE ŞIMARIKLIK YAPIYOR!
AK Partili 9 meclis üyemiz var. Milliyetçi Hareket Partili 3 meclis üyesi arkadaşımız var. Meclis çoğunluğu bizde değil. Fakat bazen Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların bu meclis çoğunluğunun şımarıklığını bize hissettiriyorlar. Biz asla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dahil olmak üzere İstanbul Büyükşehir Meclisi’nde de çoğunluk bizde olduğu dönemlerde hiç böyle şımarık bir tavırla hareket etmemişizdir. Sürekli müzakere etmişizdir. Bakın bu Sırrı Süreyya Önder’in ismini dahi perşembe günü getiriyorsunuz. Cuma günü onaylanmasını istiyorsunuz. Sonra da akşam geri çekiyorsunuz. Sabahleyin de tekrar diyorsunuz ki biz bunu yeniden görüşeceğiz. Ya bu nasıl bir saygısızlıktır? Bu meclis üyelerine ve Sarıyerler’e bir saygısızlıktır. Oradaki meclis üyelerimizi, seçilmiş meclis üyelerimiz her biri Sarıyerli hemşehrilerimizin, vatandaşlarımızın oylarıyla gelmiş arkadaşlar. Bir defa Sarıyerler’e bir saygısızlıktır. Oradaki meclis üyesi arkadaşlarımıza zaman zaman zorbalıklarla da karşılaşıyoruz mecliste. Maalesef bunu zaman da dile getirdik. Yani belediye başkanının kendisiyle de bunu paylaştık. Arkadaşlarımız paylaştılar. Üslup konusunda son derece kabul edemeyeceğimiz yaklaşımlar içerisinde olduklarını da burada sizinle paylaşmış olayım. Hele Meltem Pir denen bir hanımefendi var. Meclisi tamamen provoke eden yaklaşımla davranıyor. Bir hanımefendiye bizim yakıştıramadığımız bir durum. Bir hanımefendi, bir kadın, bir anne meclisi zaman zaman maalesef terörize ediyor. Ve bu yaklaşımından dolayı da duymuş olduğumuz rahatsızlığı belediye başkanının kendisiyle oradaki yetkili arkadaşlarla da paylaştık. Bu üslup Sarıyer’e yakışmıyor. Sarıyer bunu hak etmiyor. Bizim AK Partili belediyelerimizin olduğu meclislere bakın. Muhakkak ki bir saygınlık var. Muhakkak ki oradaki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın görüşünü önemsedikleri, değer verdikleri meselelere karşı bir duyarlılık var.
KURŞUN; “SARBEL BATMIŞ BİR ŞİRKET”
Bu anlamda belediye meclisinde görev yapan tüm arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Ancak biz Sarıyer’in menfaatleri doğrultusunda, Sarıyerli vatandaşlarımızın istek ve talepleri doğrultusunda STK’larımızın, kanaat önderlerimizin ve muhtarlarımızın talepleri doğrultusunda önergeler vermişiz. Taleplerimizi, Sarıyerler’in ihtiyaçlarını ifade etmişiz. En basit bir mesele işte dün itibariyle gerçekleşti. Sarıyer’de Ayazağa’da kurulan bir pazarla ilgili bir sorun. Çarşamba günü kurulan bir pazar yeri. Çarşamba günü orada trafik yoğunluğuna, aşırı derecede sebebiyet veriyor. Belediye Başkanı Sayın Oktay Aksu gelir gelmez Ayazağa’ya vaat etti. 2 ay içerisinde pazar yeri yapacağını, kapalı otopark yapacağını ve aynı zamanda haftanın bir günü de burada pazar açılacağını söyledi. Yeri de müsait. Yapabilecek yerleri de var. Ama sözlerini tutmadılar. Meclis üyesi arkadaşımız dün yine bu konuyu gündeme getirdiğinde Sayın Oktay Aksu paralarının olmadığını ifade ettiler. Ben de sizin haberiniz aracılığınızla öğrendim. Sarıyer Belediyesi şirketi SARBEL’in sadece Sarıyer Vergi Dairesi’ne tam 1 milyar 604 milyon lira vergi borcu olduğunu. Sarıyer Belediyesi’nin şirketi olan SARBEL’in günlük 2 milyon lira faiz yediğini. SGK’ya ve piyasaya olan borçlarını ise Allah bilir. Ayda 60 milyon lira faiz ödeyen bir belediye şirketini bu hale getirinceye kadar neredeydiniz derler size. SARBEL batmış bir şirket. Parası olmadığı bir pazar yerini yapmaktan aciz bir belediyeyi gördük dün. Yani Ayazağa’ya 4 tane direk dikecekler. Üstünü saçla kapatacaklar. Buna bile paraları yok. Ama borçlar gırtlağa dayanmış.
KAĞITHANE’DEN BELEDİYECİLİK ÖĞRENSİNLER!
Kağıthane’ye gidip belediyeciliği AK Parti’den öğrensinler. Orada belediyenin yaptığı otoparklara baksınlar. Burada bir iş bilmezlik var. Oraya güzel bir otopark yaparsınız, yap işlet devlet modelini getirirsiniz. Ya hiç mi bizden bir şey görmediniz? Bizim merkezi hükümetimiz AK Parti hükümetinden hiç mi bir iş öğrenmediniz? Hiç para bağlamadan burayı bir şirkete yaptırırdınız. Kağıthane örneğinde olduğu gibi. Kağıthane’nin neredeyse her mahallesinde otoparkları, her mahallesinde pazar yerinin kurulacağı kapalı otoparkları görmediniz mi? Aynı yerde gençlik merkezi, spor merkezi, yüzme havuzları, buz pistleri bile var Sayın Batu. Kağıthane Belediyesi’nin buz pisti var. Sarıyer Belediyesi’nin şu ana kadar yaptığı numunelik neyi var?
Spor merkezi yok. Amatör spor kulüplerini maçlarını Orman Fakültesi’nin içerisinde yapıyorduk biliyorsunuz. Konudan konuya geçiyoruz. Fakat Orman Fakültesi’nin içerisinde belediyeye tahsis edilmiş kapalı bir spor salonu. Sarıyer Belediyesi’nin bir voleybol kulübü de vardı. Maalesef o da yok şu anda. Ve Sarıyer’deki amatör spor kulüplerin maçlarını burada yapıyorlardı. Orman Fakültesi en basit sorumluluklarını yerine getirmedikleri için belediyeye tahsisi kaldırdı. Çatı akıyor, duvar boyaları gelmiş, ama Sarıyer Belediyesi bunları bile yapmaktan acizdi. Basit boya badanayı bile yapmamışlar. Patlak bir lambayı bile değiştiremeyen bir belediye olabilir mi? Sarıyer Belediyesi’nde hiç mi işçiniz yok, buraları neden yaptırmadınız? Böyle olunca da üniversitesi yerin tahsisini haklı olarak kaldırdı. Sarıyer Belediyesi en basit sorumluluklarını dahi yerine getirmemiş.Sarıyer Belediyesi Kilyos Spor Tesisleri’ni de yapmıyor, saha mahfolmuş, oyuncular top oynamakta zorlanıyor. Ama belediye orayla da ilgilenmiyor. Killos’ta kulüp başkanı, yöneticileri sağ olsunlar fedakarlık göstererek mücadele ediyorlar. Amatör spor kulüplerinde tek amaçları orada çocuklarımız uyuşturucuya bulaşmasın. Sarıyer gençliği, arkadaşlarımız futbol oynasınlar, sporla meşgul olsunlar diye mücadele eden arkadaşlar. Biz dedik ki Sarıyer Belediyesi’ne seslendim. Oktay Aksu’ya dedim ki Kilyos Stadı’nı bize devret. Yapamıyorsan devret kardeşim devret. Bakanlığa devret. İlçe spor müdürlüğümüz tarafından o stadı devir alım. Yusuf Ziya Öniş’i nasıl güzel yaptık, şuanda 1. lig standartlarında harikulade yaptık. Akşam saatlerinde de maçlarımızı orada oynayabilecek hale getirdik. Stadımızın bütün eksiklikleri giderildi. Şu anda İstanbul’un en iyi statlarından bir tanesi Yusuf Ziya Öniş Stadyumu. Sarıyer’imiz de inşallah orada nice başarılara imza atacak. Sarıyer taraftarımızın güçlü desteğiyle birlikte.
İstinye’de belediyeye ait cami alanı imarlı parselin vergi borçlarına karşılık Maliye Hazinesi’ne verilmesi konusundaki fikriniz nedir?
Konu meclise geldi. Burası dini tesis alanı. Sarıyer Belediyesi mülkiyeti Sarıyer Belediyesi’ne ait dini tesis alanı olarak gözüken bir yer. İstinye’de ABC yolu dediğimiz o bölgede yaşayan vatandaşlarımız bize geldiler. Burada cami yapılmasını arzu ediyoruz dediler. Bizim ibadetlerimizi yapabileceğimiz, ezan sesini duyabileceğimiz bir yerimiz yok dediler. Burada cami yapılmasını, mescit yapılmasını arzu ediyoruz dediler. Konuyla alakalı bir araştırma yaptık. Sarıyer Belediyesi’nin mülkiyetindeki bu yeri 1286 metrekarelik bu yeri değerlendirelim istedik. Belediye vergi borçlarına karşılık maksuplaşalım dedi. AK Parti Grup Başkanımız Abdullah Güler Bey’e gittik. Sorunu arz ettik. Sayın Bakanımız, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum Bey’e burada bir ihtiyaç olduğunu, Sarıyerler’in böyle bir talebi olduğunu ifade ettik. Bakan Bey de o yoğunlukta sağolsun bizi kırmadı ve talebimizi dikkate aldı. Bir değer tespiti yapıldı ve 47 milyon lira değer biçildi. Sarıyer Belediyesi’nin borçlarından 47 milyon lira düşülerek dini alan yeri bakanlığımıza verilecek. Burada bir cami yapılacak.
İsmail Akgün Devlet Hastanesi’nde son durum nedir?
Biz İsmail Akgün Devlet Hastanesi’nin çürük olduğu için yıkılıp yeniden yapılmasını ve halkımıza hizmet verecek bir sağlık merkezi yapılmasını istiyoruz. Burasının Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi gerekiyor. Sayın Bakanımıza da konuyu ilettik kendisi bu konuda gerekeni yapmaya hazır. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu konuda işi zora sokuyor. İBB hastane arazisi için 103 milyon lira, çürük bina için 39 milyon istiyor, yani tam 142 milyon para istiyor. Buyursunlar burası İstanbul Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bir yer, o zaman İBB yapsın.
KURŞUN; “ŞÜKRÜ GENÇ’İ MUMLA ARIYORUZ”
Sarıyer’de Belediye Başkanı Oktay Aksu’nun bugün itibariyle tam 619 günü geride kaldı. Sizce 619 gün Sarıyer’de nasıl geçti?
1994’e Sayın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı yaptığı dönemde 100 günlük projelerini açıklamıştı, 100 günlük hedef. Evet. 100 gün. 100 gün büyük bir gündür. 100 günde işte şunları yapacağız diye ve çok şeyler yapılmıştı. Sarıyer’de ise tam 619 gün geride kaldı. Bu cümlemi çok bilinçli bir şekilde kullanıyorum. Bilinçli bir şekilde söylüyorum. Bunu söylemekten de hiçbir rahatsızlık duymuyorum. Şükrü Genç’i mumla arıyoruz. Mumla arıyoruz. O hale geldik. Sarıyer’de 619 günde yapılan koskoca bir hiç. Koskoca bir hiç. Yapılan bişey yok ama yapılamayanları söyleyecek olursak biz burada size saymakla bitiremeyiz. Sarıyer’in çöpleri toplanmıyor. En temel hizmet olan Sarıyer Belediyesi şu anda çöplerini bile toplamıyor. Bizim evimizin önünden çöpler alınmıyor. Konteyner verilmiyor maalesef. Şu anda Temizlik İşleri Müdürü kimdir? Ben bilmiyorum. Fen işlerine kim bakıyor? Hangi başkan yardımcısı? Sarıyer’in bütün mahallerini bir hafta 10 günde dolaşabilirsiniz, nerede ne eksik var görebilirsiniz, ama belediye mahallelerle ilgilenmiyor. Sarıyer’in 38 mahallesinde belediyenin bir tane bile hizmeti yok.
KURŞUN; “SARIYER BELEDİYESİ 2 TANE KIRAATHANE AÇTI”
Sarıyer Belediyesi bugüne kadar sadece 2 tane kıraathane ( Güverte Sosyal Tesisleri) yaptı. Onu da kendisi yapmadı. Bir hayırsever yaptırdı. Birisi Kireçburnu’da diğeri Pınar’da iki tane kıraathane yaptırmıştır. Bunu da belediye yapmadı. Belediye adına bir hayırsever yaptırdı. Bunun dışında 619 günde 38 mahallede Rumeli Hisarı’ndan Garipçe’ye kadar Kısırkaya’ya kadar çakılı bir tane çivisi yok. Sayın Oktay Aksu’nun 619 günde çakılı bir tane çivisi olmayan tarihe geçecek bir belediye başkanı. Başarılarla dolu hayat hikayesi (!) Yazık Sarıyer’e, yazık Sarıyerliler’e. Hakikaten bu çok büyük bir saygısızlıktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla yapılan ABC yolunu biliyorsunuz. O da 100 gün içerisinde yapılması gereken bir işti ama 3 seneye yaklaştı. İstinye de dahil olmak üzere İstinye sahili ve de ABC evlerinin olduğu yer. Derbent’ten başlayarak biliyorsunuz ki federasyonun olduğu yere kadar. İstinye sahilini 3 yılda zor yaptılar, iki tane İETT otobüsü yan yana geçemiyor. Bunun dışında 38 mahallede bir defa Sarıyer Belediyesi’nin bir hizmeti ve eseri yok. Biz borç ödüyoruz. Bize 2 sene müsaade edin dediler, bizim çok sert bir muhalefet anlayışımız da olmadı. 619 günü geride bırakacaksınız. Sarıyer’deki borcu 5’e katlayacaksınız. Borçlar hizmet üretmekten değil, iş bilmezlikten katlanmıştır. Sarıyer Belediyesi sürekli arazi satıyor. Sarıyer Belediyesi geleceğimizi Sarıyer’in geleceğini satıyor. O arazileri satarak hepimizin geleceğini karartıyor. Yarın o arazilerde gençlik merkezi, spor merkezi, kütüphane yapacak yerimiz olmayacak. Oraya tesisler inşa etmemiz gerekecek. Sen şimdi borçtan dolayı iş bilmezliğinizden dolayı Sarıyer’in mülklerini, satarak ne yapmaya çalışıyorsunuz? Geleceğimizi ipotek altına alıyorsunuz. Sarıyerlerin geleceği ipotek altındadır. O yüzden belediye bir an önce görevden el çeksin. Beceremiyorsanız bırakın kardeşim. Beceremiyorsunuz. Belli ki beceremiyorsunuz.
