Geçmişte ASALA’nın devamı olduğunu iddia ettiğiniz, PKK’yı oluşturan yapı ve geçmişe ilişkin bütün tartışmaları bir kanun maddesiyle kapatamazsınız.!
Bu konuda:
Millete rağmen değil, milletin önünde karar verin.
Gerekçelerinizi açıkça anlatın; neyi, neden ve nereye götürdüğünüzü millete söyleyin.
Eğer mesele gerçekten milletin geleceğiyse, çözümü kapalı kapılar ardında değil, milletin iradesinde arayın.
“REFERANDUMU MİLLETİN ÖNÜNE KOYUN!”
Sandık konuşsun, millet karar versin.
Çünkü;bu kadar önemli bir konuda Türkiye’nin kaderini yine milletin kendisi tayin etsin.!
Çözüm Türk milletinin iradesindedir.
Başka yerlerde çözüm aramak, millete güvenmemektir.
Unutmayın:
Kanun çıkarabilirsiniz;
ama tarihin hükmünü değiştiremezsiniz.
Milletin iradesini de kanun maddesine sığdıramazsınız.!
Olanları Kara mizaha dökecek olursak:
Eskiden suçun hesabı sorulurdu,
şimdi hesabın adı değişiyor:
“Kanun çıktı, mesele kapandı!”
Öyle mi?
Kâğıda birkaç madde yazınca
geçmiş de mi siliniyor?
Kalem silgiden güçlü sanılıyor ama
milletin hafızası kurşun kalem değil!
Madem yapılanlar bu kadar doğru,
madem millet adına yapılıyor;
Gerekçeyi millete anlatın,
sonra sandığı kurun.
Referandum deyince korkmayın;
sonuç hoşunuza gitmezse
ona da bir kanun çıkarırsınız(!)
Ne de olsa bizim memlekette
bazı meselelerin çözümü çok kolay:
Önce gerçeği değiştir,
sonra kanunla gerçeği meşrulaştır,
en sonunda da millete
“Ne güzel demokrasi yaptık” de!
Ama küçük bir problem var:
Millet hâlâ burada.
Hafızası da yerinde.
Sandığı kurun da görelim:
Devlet mi konuşacak,
siyaset mi konuşacak,
yoksa son sözü yine millet mi söyleyecek?
Çünkü demokrasi bazen
iktidarın istediği cevabı veren sandık değil,
İktidarın istemediği cevabı da söyleyebilen sandıktır.
Ve unutmayın:
Kanun çıkarabilirsiniz;
ama tarihin hükmünü değiştiremezsiniz.
Milletin iradesini de
Resmî Gazete’ye sığdıramazsınız!
Allah bize rahmet eyliye, bugünlerde en çok buna ihtiyacımız var. Bu konuda diyecek başka bir şey söz Yok.!