Bir yaz daha biterken

Her mevsimin ayrı bir güzelliği var derler… Elbette, öyledir… Ancak yaz mevsiminin gündüzleri uzun günlerini sevmeyen sanırım yoktur. Bence her insanın da bir mevsimi vardır. Doğduğu mevsim, ruhunu ve hayata bakışını da yansıtır. Ben bir ilkbahar çocuğu olarak, kendimi her zaman bahar gibi çiçekler açarken bulurum. Hem de onca olumsuzluklara ve çaresizliklere rağmen… Her biten günün ardından o günün muhasebesini yapar, matematiği bilmez ruhumla hayatı kendimce çarpar böler, toplar çıkarırım. Dört mevsimden geçerken insan, dört işlemi zor da olsa deneyimler…

Kendimi bildim bileli ilkbaharı ve yazı çok severim… Elbette bu mevsimlerde insanın konforu olabildiğince artar. Ancak mevsimin beni ilgilendiren kısmı konforu değil… Ben empatiye yapmaya çok düşkün bir insanım… Bir insanın yerine kendimi koyabilirim. Karşımdakini anlayabilirim, bazen kendimi yeterince anlatamasam… Ancak ben aynı empatiyi hayatımın hiçbir alanında görmem o da ayrı bir konu…

Evet, soğuk kış günleri çocukluğumdan bu yana bana hiç iyi gelmeyen hastalık günleri demektir. İster istemez üşütür hasta olur, kronik rahatsızlıklarıma eklenen hastalıklarla iğne, ilaç, tedavi uğraşır dururum… Yoksullukla yaşam mücadelesi verenleri, yeme, barınma, ısınma sıkıntısı çekenleri, çatısı yağmurda akan insanları, okula giderken ayakkabısı su geçiren çocukları, sırtındaki mont hiç ısıtmasa da çocuklarına ekmek götürebilmek için kendisine yeni bir mont dahi alamadan saatlerce çalışan anne babaları, kış günlerinin henüz karanlık sabah saatlerinde yola çıkan emekçileri… Bir de sokak hayvanları gelir hep aklıma… Soğuk havada kendisine yiyecek bulabilmek için sokak sokak dolaşan, bulduğu yiyecekleri az da olsa yeme fırsatı bulsa da günlerini onlarca zorlukla geçiren…

Kışları böylesine zorluklarla mücadelede geçen insanların, yazları da elbette lüks tatillerde geçmez. Hatta her gün yine zorluklar, yine mücadeleler ile geçer… Ancak yaz günleri herkes için soluklanacak vakitlerdir. Kışın acımasız koşulları az da olsa uzakta kalır…

Hayat o kadar acımasız ki aslında bu çağda hiç kimsenin kimseyi teselli edecek durumu da kalmamış. Bakmasını ve görmesini bilenler için çok zor zamanlardan geçiyoruz. Emeğin bu ekonomik koşullarda karşılık bulamadığı zor zamanlar… Sabır göstermek gelecekte düzeleceğine inanabildiğinizde olur. Oysa sabırlar çoktan tükendi, çareler de beraberinde tükendi…

Şimdi yine yeniden, umutlara da hayallere de yok olup giden sabırlara inat yürümek zamanı… Bir yaz daha biterken herkes hayattan payına düşenleri, hatta bazen payına düşemeyenleri aldı.

Mevsimleri yaşanır kılan, hayallerimize umut olabilmesidir. Oysa hayat bunu her zaman mümkün kılmaz ne yazık ki… En başta sağlık olmak üzere eğitim, ekonomi ve birçok alanda yaşanılan sıkıntılar hayatın olumlu şartlar içerisinde sürdürülebilirliğini belirleyici noktalarıdır.

Ve…

Bir sonbahara da “merhaba” demeye hazırlanırken, zor olsa da umutlu günler diliyorum…

Exit mobile version