Merhaba!

Şu hayat insana yepyeni umutlarla nefes alabileceği yeni bir sabaha “merhaba” diyebilme şansını kaç kere verir bilinmez…

Nefes alıp verdiğimiz sürece umut hep olsa da kendimizi yoktan var edebilme çabasında bazen kaybolup gidebiliriz… Sesimiz duyulmayabilir, varlığımızla yokluğumuz arasındaki fark görülmeyebilir. Zaman hızla akıp giderken yıllarca yürüdüğümüz, emek verdiğimiz ve çaba gösterdiğimiz ne varsa artık bir yerden sonra kendisini sorgulatır hale geldiyse şöyle bir durup hem dinlenmekte hem de kendimizi dinlemekte fayda var. Bunu tam anlamıyla yapmadınız ve yaşamın bu çağrısını dikkate almadınız mı? O zaman muhteşem bir yapıda olan insan vücudu buna kendi yönetimiyle mutlaka “dur” diyecektir. Yavaşlayıp dinlenmenize ve stresten bir süre de olsa uzak durmanıza bir sebep çıkaracaktır. Bu sebeplerden en zoru ve en istemediğimiz ise elbette hasta olmak… Geçici olanlara katlanmak belki biraz mümkün ama tıpkı hayatın kronik sorunları gibi kronikleşen hastalıklara çare ise gerekli ilaçlarla kontrol altında tutmaya çalışmaktan öteye geçemiyor. Her yeni güne siz ve kronik hastalığınız birlikte uyanıyor, bütün günü birlikte yaşıyor ve ömrünüzü hastalığınızla bir arada geçiriyorsunuz. Tamamen iyi olabilme halini unutuyor, hatırlamak isterken de belki tüm bu fotoğrafa daha çok üzülüyorsunuz…

Hasta olma halinde iken insan kendisi ve iç sesiyle daha fazla yalnız kalıyor. Gürültülerden uzakta kalınca dışındaki sessizliği ise daha çok duyabiliyor. Günlük yaşamın aceleci koşturma ve stresinden dışarıya bir adım çıktığınızda hayat bambaşka bir akışa geçiyor. Hasta yatağınıza kolunuzdan saati çıkarıp yattığınız anda artık günün tüm saatleri anlamsız bir bütün oluveriyor. Sadece güneşin doğuşu ile sabah, güneşin batışı ile akşam olduğunu bilmek yetiyor. Oysa normal zaman akışında saatler o kadar önemli geliyor ki sanki dünyayı dakikalar, saatler arasındaki o sıkılmışlıkta koşturmak kurtaracakmış gibi…

Her hastalık süreci insanı yeniden şekillendirir. Tıpkı bir cümle kurarken seçtiğimiz kelimeler gibi kendimize daha çok dikkat etme gayretiyle yola devam etmeye çalışırız. Tüm çaba hasta halinden sağlıklı hale geçişte hayata güçlenerek yeniden başlamaktır.

Yaşamımızın rutin akışı bazen sıkılsak da, yorulsak da, değiştirmek istesek de çok kıymetlidir. Çünkü hayat; kolay ya da zor rutinleriyle kendimize göre var ettiğimiz çaba ve emeklerin bir bütündür.

İlkbaharın o taptaze yeniliğini ve enerjisini yaşıyoruz. Bazen kışı aratmayan günler olsa da bahar artık tüm tazeliğiyle hepimize nefes oluyor. Kışın yorgun günlerinden ilkbahara, ardından yaza doğru çıktık yol alıyoruz. Dilerim herkesin yolculuğu sağlıkla ve huzurla olur.

Yeniden “merhaba” hayat!

Her nefesinizin kıymetini bileceğiniz günlere…

Exit mobile version