Nefes aldıkça yaşamak bayramdır

Abone Ol
Daha Fazla
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaşam tüm hızıyla ve mücadeleleriyle sürüp gidiyor… Pandeminin altüst ettiği tüm rutinlere inat yine yeniden normalleşme adımlarıyla hayata adapte olmaya çalışıyoruz. Bir yandan aşı uygulamasının hızlanması umutları da arttırdı. Ama sıkıntılar elbette sürüyor. Ekonomik olarak ise her geçen gün daha da daralan bir çember var. Çarklar çok keskin ve bu çarkların arasında daha küçük çaptaki esnaf ile iş yerlerinin ezilmeden ayakta durabilmeleri için çok daha fazla yani insan üstü bir çaba harcaması gerekiyor…

Gelelim yerel basını olumsuz yönde etkileyen “tasarruf genelgesi”ndeki yaptırımlara… Yerel basının belediyelerden aldığı reklamların kesilmesi elbette olumsuz olarak etkilenmesine neden oldu. Ama zaten tek kaynağı bu olarak yaşamı sürdürmek de bir bakıma imkansız. Ayrıca belediyelerden ilan almayan yerel basın kuruluşları da var. Örneğin gazetemiz Sarıyer’de 16 yıldır yayın hayatına devam ediyor ve işini çok seven ekibinin üstün çabalarıyla ayakta duruyor. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” atasözünü hatırlayacak olursak bu katkıyı alan basının tüm bu süreçte almayanları görmezden geldikleri hatta yok saydıklarını da hatırlamış oluruz. Yolda görünce selam dahi vermeyen insanların kendi çıkarları için birlik olmak isteklerine de maalesef bir anlam veremiyorum… Bugüne kadar aklınız neredeydi mi demeli!…

Gazetecilik yeri gelince yaşamın tüm imkanlarından mahrum kalmaya mecbur bırakan şartlar altında çalışmayı gerektirir. Milyonlarca İletişim Fakültesi mezunu gençlerin umutlarının, tek yaşam kaynağı yerelde gazetecilik yapmak olmayan insanlarca yok edilmesine de karşıyım. Harf hatalarıyla dolu cümleler, fotoğraf bilgisi olmadan çekilen karelerle “gazeteciyim” demeyin ne olur! Bir ortamda gazeteciyim diyerek bulunmak yerine bırakın insanlar yaptığınız iş buna değiyorsa eğer gazeteci desin… Ya genç meslektaşlarınıza gerçekten değer verin ya da işiniz düşünce tanır hale düşmeyin… Çünkü insan üç beş kuruştan daha değerli bir varlıktır.

Gazeteci olmak için okuduğum okuldan bu yana her gün cümlelerimi kitap, gazete ve dergi okumanın yanı sıra kendimi eğitmek için halen sürdürdüğüm mücadele bir gün meyvesini binlerce ağaç olarak verecek. Ben buna inanarak her gün hem mesleki hem de insancıl tohumları toprağa ekiyorum. “Emek olmadan yemek olmaz” der bir atasözü, çok doğru… Emek de yetmiyor bir ömrü veriyorsun da yine az geliyor…

Sözün özü diyelim, pandemi herkesin yaşamını olumlu ya da olumsuz etkileyerek yaşama dair birçok ders alınmasına neden oldu. Her ne olursa olsun günümüzün bozulan insan ilişkilerine, dostluklarına, arkadaşlıklarına ve yardımseverliklerine rağmen bir şeylerin farkına varılmasına sebep oldu. İletişim çağının gelişmesine rağmen kopan iletişim ağlarını tazeledi. Bu sene pandemide kaybettiğimiz onlarca insanın burukluğu ve acısını derinden hissederek, hayatta kalan tüm yakınlarımızı, arkadaşlarımızı ve dostlarımızı hatırlamamız gereken bir bayramda daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Herkesin Kurban Bayramı mübarek olsun. Bayramlar insana yaşamda en güzel değerleri hatırlatan, paylaşmanın kıymetini öğreten ve yılda bir iki defa olsa da hepimize iyi gelen tatlı günlerdir. Sağlıkla nefes alıp verebildikçe yaşamanın bize armağan edilmiş bir bayram olduğunu anlarız.

Sağlık, huzur ve sevgiyle kalın…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Sarıyer Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, kayıt olmak tamamen ücretsiz ve hızlı!