Sayıştay Başkanlığı’nın İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü hakkında hazırladığı 2025 yılı denetim raporu, dikkat çekici mali ve idari tespitleri ortaya koydu. Toplam 37 bulgunun yer aldığı raporda, İSKİ’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) verdiği milyarlarca liralık borçlar, tahsil edilemeyen alacaklar, sürekli ertelenen ödemeler ve Sedef Adası’ndaki su dağıtım sisteminin bir derneğin kontrolünde olması öne çıktı.
İSKİ’DEN İBB’YE 17 MİLYAR LİRALIK BORÇ VERME İŞLEMİ!
Sayıştay denetçilerinin en önemli tespitlerinden biri, İSKİ’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verdiği borçlar oldu.
Rapora göre İSKİ, 2025 yılı içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının talep ve onayı, İSKİ Yönetim Kurulunun da oy birliğiyle aldığı kararlar doğrultusunda İBB’ye 15 milyar 260 milyon TL nakit borç verdi.
Bunun yanında İBB’nin su faturalarından kaynaklanan 1 milyar 778 milyon 128 bin TL tutarındaki alacak da borç verme işlemi olarak muhasebeleştirildi.
Böylece İSKİ’nin 2025 yılı bütçesinde borç verme kapsamında kaydedilen toplam tutar 17 milyar 38 milyon 128 bin 780 TL’ye ulaştı.
Bu rakam, İSKİ’nin 2025 yılı toplam bütçe giderlerinin yüzde 19,79’una karşılık geliyor.
İBB’YE BİR GÜNDE 4,5 MİLYAR LİRA VERİLDİ!
Sayıştay raporundaki tabloya göre İSKİ’nin İBB’ye yaptığı nakit borç ödemeleri arasında şu işlemler dikkat çekti:
- 21 Mart 2025: 60 milyon TL
- 20 Mayıs 2025: 350 milyon TL
- 24 Haziran 2025: 600 milyon TL
- 4 Eylül 2025: 2 milyar TL
- 7 Ekim 2025: 2,5 milyar TL
- 28 Ekim 2025: 2,5 milyar TL
- 28 Kasım 2025: 4,5 milyar TL
- 5 Aralık 2025: 750 milyon TL
- 30 Aralık 2025: 2 milyar TL
Özellikle 28 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen 4,5 milyar liralık tek seferlik nakit borç verme işlemi dikkat çekti.
2024 yılında İBB’ye 626 milyon 634 bin TL borç verme işlemi kaydedilirken, 2025 yılında bu rakamın 17 milyar lirayı aşması, artışın boyutunu ortaya koydu.
SAYIŞTAY: BORÇ VERME FİNANSMAN YÖNTEMİNE DÖNÜŞTÜ!
Sayıştay denetçileri, belediye ile bağlı kuruluşlar arasında faizsiz borç alınıp verilmesine kanunen imkân tanındığını ancak bunun kurumların asli hizmetlerini aksatacak şekilde kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Raporda, İBB’nin nakit ihtiyacının karşılanması amacıyla İSKİ’den borç alınmasının rutin hale geldiği, uygulamanın bir finansman yöntemine dönüştüğü ve bu durumun İSKİ’nin süreklilik gerektiren temel hizmetlerini geciktirdiği veya engellediği belirtildi.
İSKİ yönetimi ise savunmasında işlemlerin mevzuat kapsamında gerçekleştirildiğini, kamu hizmetlerinin devamlılığı ve kaynakların verimli kullanılması amacı taşıdığını ifade etti.
Sayıştay, İSKİ’nin kendi yatırımlarını ve su-kanalizasyon hizmetlerini aksatacak borç ilişkilerine girmemesi gerektiğini bildirdi.
İBB’DEN 20 MİLYAR 307 MİLYON LİRA TAHSİL EDİLEMEDİ!
Raporda, İSKİ’nin İBB’ye geçmiş yıllarda verdiği borçların geri ödenmesinde de önemli sorunlar bulunduğu belirtildi.
Denetim sonuçlarına göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla İSKİ’nin İBB’den borç verme işlemlerinden kaynaklanan tahsil edilememiş alacağı 20 milyar 307 milyon 63 bin 642 TL’ye ulaştı.
Sayıştay, borçların sürekli ertelenmesinin İSKİ’nin mali yapısını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
22 Ocak 2025 tarihinde gerçekleştirilen borç erteleme işlemine göre geri ödemelerin;
2026 yılında 2,5 milyar TL, 2027 yılında 7 milyar TL, kalan bölümünün ise 2028 yılında yapılması öngörüldü.
Ancak ödeme planında nakit imkânlarının dikkate alınacağı da belirtildi.
Denetçiler, sürekli yapılan ertelemelerin paranın alım gücündeki kayıplar nedeniyle İSKİ’yi olumsuz etkilediğini vurgulayarak bu uygulamaya son verilmesini istedi.
İBB’NİN SU FATURALARI BORCA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ
Sayıştay raporunda yer alan bir diğer önemli bulgu ise İBB’nin su faturalarının muhasebeleştirilmesiyle ilgili oldu.
Rapora göre, 2025 yılında İBB adına düzenlenen toplam 2 milyar 190 milyon 270 bin 60 TL tutarındaki su faturası alacağının 412 milyon 141 bin TL’lik bölümü çevre temizlik vergisi alacaklarından mahsup edildi.
Kalan 1 milyar 778 milyon 128 bin 780 TL ise su faturası alacağı olmaktan çıkarılarak İBB’ye verilmiş borç niteliğindeki hesaba aktarıldı.
Sayıştay denetçileri, bu işlemin muhasebe mevzuatına uygun olmadığını belirtti.
Raporda, su faturası alacağının borç verme işlemine dönüştürülmesinin, ödenmeyen faturalar için uygulanması gereken gecikme cezalarının işletilmemesine neden olduğu vurgulandı.
İSKİ’nin söz konusu alacakları normal su faturası alacağı olarak takip etmesi ve gecikme cezalarını uygulaması gerektiği ifade edildi.
DERE ISLAHI VE YAĞMURSUYU İŞLERİNDEN 15,5 MİLYAR LİRA ALACAK!
Sayıştay’ın İSKİ raporundaki başka bir önemli tespit de İBB adına yapılan altyapı çalışmalarına ilişkin oldu.
İSKİ tarafından gerçekleştirilen yağmursuyu tesisleri, dere ıslahı ve Haliç çamur bertarafı çalışmalarının bedellerinin İBB’den tam olarak alınamadığı belirlendi.
Rapora göre, önceki yıldan devreden ve 2025 yılında oluşan tutarlarla birlikte bu işler için 15 milyar 814 milyon 596 bin TL alacak oluştu.
Bunun yalnızca 261 milyon 150 bin TL’si ödendi veya mahsup edildi.
Böylece 15 milyar 553 milyon 446 bin 269 TL tutarındaki alacak, 2025 sonu itibarıyla tahsil edilemedi.
Sayıştay, söz konusu ödemelerin yapılmamasının İSKİ’nin mali durumunu, yatırım ve planlama faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirtti.
SEDEF ADASI’NDA SU DAĞITIMI BİR DERNEĞİN KONTROLÜNDE!
Rapordaki en dikkat çekici tespitlerden biri de İstanbul’un Adalar ilçesine bağlı Sedef Adası ile ilgili oldu.
Sayıştay denetçileri, Sedef Adası’ndaki içme ve kullanma suyu dağıtımının, İSKİ’nin doğrudan kontrolünde olması gerekirken bir derneğin kontrolünde yürütüldüğünü tespit etti.
Rapora göre Sedef Adası’na içme suyu, deniz altından geçen bir hat aracılığıyla ulaştırılıyor. Adaya gelen su, bir derneğe ait su depolarına aktarılıyor.
Daha sonra adadaki konutlara ve işyerlerine su dağıtımı, derneğin kontrolündeki hatlar üzerinden gerçekleştiriliyor.
Sayıştay, suyun abonelere ulaştırılması ve dağıtım altyapısının işletilmesinin İSKİ’nin asli görevlerinden olduğunu belirterek mevcut uygulamayı mevzuata aykırı buldu.
118 KONUT, 2 İŞYERİ AMA SADECE TEK ABONELİK!
Sayıştay raporunda Sedef Adası’ndaki abonelik sistemine ilişkin çarpıcı bilgiler de yer aldı.
İSKİ kayıtlarına göre adada 118 konut ve 2 işyeri bulunmasına rağmen yalnızca bir su abonelik sözleşmesi olduğu, bu sözleşmenin de derneğe ait bulunduğu tespit edildi.
Denetçiler, konutlar ile işyerlerinin su tüketimlerinin birbirinden ayrılmadığını ve faturalandırmanın tek abonelik üzerinden gerçekleştirildiğini belirledi.
Oysa İSKİ tarafından konutlar için üç, işyerleri için dört kademeli tarife uygulanıyor.
Sayıştay, mevcut sistemde konut ve işyeri tüketimlerinin ayrı ayrı izlenemediğini, bu durumun gerçek kullanım yapısını yansıtmadığını vurguladı.
İSKİ SAVUNMA YAPTI, SAYIŞTAY KABUL ETMEDİ!
İSKİ yönetimi, Sedef Adası’ndaki uygulamaya ilişkin savunmasında adanın doğal sit alanı ve özel çevre koruma bölgesi statüsünde bulunduğunu bildirdi.
Adada uygulama imar planlarının ve imar yollarının bulunmaması nedeniyle su şebekesi projelerinin hazırlanamadığı, altyapı çalışmalarının gerçekleştirilemediği ve bireysel abonelik sistemine geçilemediği ifade edildi.
Ayrıca ortak sayaç kullanımının yalnızca Sedef Adası’na özgü olmadığı, çok sayıda site ve toplu konutta da uygulandığı belirtildi.
Ancak Sayıştay denetçileri bu savunmayı yeterli bulmadı.
Denetçiler, konunun yalnızca ortak sayaç kullanımı olmadığını, ada içerisindeki su dağıtım sisteminin tamamının bir derneğin kontrolünde bulunmasının asıl sorun olduğunu bildirdi.
Raporda, İSKİ’nin görev ve yetkilerinin mevzuatta öngörülmeyen şekilde bir derneğe devredilemeyeceği vurgulandı.
Ayrıca teknik ve imar sorunlarının kamu hizmetinin üçüncü kişiler eliyle yürütülmesine hukuki gerekçe oluşturamayacağı ifade edildi.
SEDEF ADASI’NDAKİ SORUN 2024 YILINDA DA TESPİT EDİLMİŞ!
Dikkat çeken bir başka ayrıntı ise Sedef Adası’ndaki uygulamanın ilk kez 2025 yılında tespit edilmemesi oldu.
Sayıştay’ın önceki yıllara ilişkin bulguları takip ettiği tabloda, Sedef Adası’ndaki su isale hatlarının bir derneğin kontrolünde bulunması konusunun 2024 yılında da raporlandığı ve gereğinin yerine getirilmediği belirtildi.
Böylece aynı konu, 2025 yılı denetim raporunda yeniden yer aldı.
Sayıştay, su temin ve dağıtım tesislerinin İSKİ’nin görev ve yetki alanında olması, konut ve işyerlerinin tüketimleri dikkate alınarak faturalandırma yapılması gerektiğini bildirdi.
SAYIŞTAY’IN DİKKAT ÇEKTİĞİ DİĞER SORUNLAR!
Raporda İBB’ye verilen borçlar ve Sedef Adası dışında çok sayıda mali, teknik ve idari tespit de bulunuyor.
İSKİ’nin bazı atıksu arıtma tesislerinde çevre izni veya geçici faaliyet belgesinin bulunmaması, içme suyu havzalarında kaçak yapılaşma, deşarj izin belgesi bulunmayan işletmelerin atıksularının kanalizasyon sistemine kabul edilmesi, bazı arıtma tesislerinde elektrik enerjisi teşvikinden yararlanılmaması ve atıksu gelirlerinden ayrılması gereken payların ayrılmaması rapora yansıdı.
Bunun yanında bazı yapım ihalelerindeki proje değişiklikleri, yaklaşık maliyet hesaplarının rayiç bedelleri yansıtmaması, kesin kabul işlemlerindeki eksiklikler, hafriyat döküm kontrolleri, taşınır ve taşınmaz kayıtlarındaki sorunlar, işçilerin yıllık izin ve fazla mesai uygulamaları da denetçilerin dikkatini çekti.
SAYIŞTAY’DAN İSKİ’YE MALİ DİSİPLİN UYARISI!
Sayıştay’ın 2025 yılı İSKİ denetim raporunda, mali tabloları etkileyen 7 bulgu ve diğer alanlara ilişkin 30 bulgu olmak üzere toplam 37 ayrı tespit yer aldı.
Denetçiler, özellikle İBB ile sürdürülen borç ilişkilerinin İSKİ’nin mali yapısını ve temel hizmetlerini olumsuz etkilememesi, alacakların zamanında tahsil edilmesi ve kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması gerektiğini vurguladı.
Sedef Adası’ndaki su dağıtımı konusunda ise kamu hizmetinin İSKİ’nin yetki ve sorumluluğunda yürütülmesi gerektiği belirtildi.
Sayıştay’ın kamuoyuna yansıyan raporu, İstanbul’un su ve kanalizasyon hizmetlerinden sorumlu İSKİ’nin mali yönetimi, altyapı yatırımları ve denetim süreçlerine ilişkin önemli soruları yeniden gündeme taşıdı.
SARİYERGAZETESİ.COM / ÖZEL HABER
