Bir Parmak Ucundan Başlar, Bacak Kesilmesine Gider

Ayakta küçük bir yara…

Bir tırnak batması, bir ayakkabı vurması ya da hafif bir çizik. Çoğu zaman önemsiz gibi görünür.
Ama eğer o hastada diz altı damarlarında tıkanıklık varsa, bu küçük yara bir süre sonra büyür, derinleşir, enfekte olur ve sonunda bacak kesilmesine kadar gidebilen geri dönüşü zor bir tabloya dönüşebilir.

Asıl Sorun Damar Tıkanıklığıdır

Başta diyabet, ateroskleroz ve Beurger hastalığı olmak üzere birçok damarsal hastalık, özellikle diz altı damarları etkiler. Bu damarlar tıkandığında ayağa yeterince kan gidemez. Kan gitmeyen doku beslenemez, oksijenlenemez ve iyileşemez.

Ne yazık ki birçok hastada bu durum fark edilmeden aylarca pansumanlar, antibiyotikler, ozon veya hiperbarik oksijen tedavileri uygulanıyor.

Elbette bunlar destekleyici olabilir, ancak damar tıkanıklığı çözülmeden yapılan her tedavi zaman kaybıdır.
Çünkü kan gitmeyen bir yara, ne kadar uğraşılsa da iyileşmez.

Zaman Kaybedilirse Kayıp Büyür

Damar tıkanıklığına bağlı yaralarda zaman her şeydir.
Erken dönemde yapılacak bir damar açma işlemiyle hiç kesilme olmadan ya da sadece bir parmak ucunu alarak ayağı kurtarmak mümkünken, gecikildiğinde tablo dramatikleşir:
Bir parmak kaybıyla önlenebilecek bir süreç, ayak veya bacak kesilmesine kadar ilerleyebilir.

Enfeksiyon yayıldıkça antibiyotiklere direnç gelişir, dokular canlılığını yitirir. Bu noktada artık pansumanlar, kremler, hatta cerrahi temizlikler bile yeterli olmaz.
Bu tedaviler damar tıkanıklığını ortadan kaldırmadığı için etkileri yüzeyde kalır.
Oysa damar zamanında açıldığında, ayağa yeniden kan gider, doku canlanır ve yara hızla iyileşmeye başlar.

Ayak Kaybına Üzülüyorum

Benim klinik pratiğimde, özellikle diz altı damar tıkanıklıklarına yönelik anjiyo ile damar açma (endovasküler girişim) işlemleri büyük fark yaratıyor.

Diz altı damarları milim milim, sabırla açıyoruz. Kan akışı yeniden sağlandığında yara bölgesi canlanıyor, enfeksiyon geriliyor ve uzuv kaybı büyük ölçüde önleniyor.

Bu işlemler çoğu zaman lokal anestezi altında, birkaç saat içinde yapılıyor ve hastalar kısa sürede ayağa kalkabiliyor.

En önemlisi, ayağı ve bacağı koruma şansı yeniden doğuyor.

Sonuç Olarak

Ayakta iyileşmeyen bir yara, sadece bir deri sorunu değildir. Çoğu zaman diz altı damar tıkanıklığının sessiz bir işaretidir.

Bu tür yaralarda zaman kaybetmeden bir damar değerlendirmesi yapılmalı, gerekiyorsa anjiyo ile tıkanan damarlar açılmalıdır.

Zamanında açılan bir damar, bir bacağı — hatta bir hayatı — kurtarabilir.
Çevrenizde böyle hastalar varsa, onları zaman kaybetmeden damar değerlendirmesi yapabilen merkezlere yönlendirelim.

Uygun merkez bulamayan hastalar için, ben de bu hastaları muayenehanemde değerlendirip anlaşmalı hastanede diz altı damarları açıyorum.

📍 Prof. Dr. Mutlu Vural
Klinik ve Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı
🏥 Muayenehane: İnönü Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi No:57/5, Elmadağ – Şişli / İstanbul
📞 Randevu / WhatsApp: +90 542 369 0101
🌐 drmutluvural.com.tr

Exit mobile version