Toplumsal dönüşüme dair bir değerlendirme

hasan_saim_ozturk_kose_yazisi_1

Sarıyer Gazetesi’nin değerli okurları ve Sarıyer halkı ile muhtelif yerel basın organlarında 15-20 yıldır zaman zaman buluşuyorduk. Bu buluşmalar röportajlar, köşe yazıları ve haber tarzında oluyordu çoğu kez.

Ancak ülkenin içinde bulunduğu koşullar ve yoğunluk nedeniyle son dönemde yerel basından ziyade hemen her gün sosyal medyada (Facebook) buluşmaya başladık dostlarla. Bu kez aldığımız bir davet ya da öneri üzerine Sarıyer Gazetesi’nde görüşlerimizi paylaşmayı ve siz okurlarla orada buluşmayı uygun buldum. Çünkü takip ettiğim Sarıyer Gazetesi’nin Sarıyer halkına onların çıkarları doğrultusunda haberler vermeyi ilke edindiğini, ülkenin ağır sosyo-ekonomik koşullarına rağmen tarafsızlık ilkesine riayet ederek halka ulaştığını gözlemledim.

Konularımız ve yazılarımız fırsat buldukça daha çok olaylara hukuk ve sosyal problemler açısından bakmak şeklinde yansıyacak sizlere. Bugün değineceğimiz konuda olduğu gibi… Hepinizin bildiği ya da 50-60 yaş üstü yurttaşlarımızın tanık olduğu gibi son 46 yılın en önemli siyasal olayı 12 Eylül darbesi ve onun ülkemize taşıdığı Anayasal ve sosyo-ekonomik düzendir. Anayasal düzen hepinizin yaşamını etkileyen 24 Ocak 1980 ekonomik kararlarının devamını sağlamak, uygulama koşullarını amacıyla oluşturularak suni bir kargaşa ve terör ortamını ortadan kaldırma bahanesiyle gerçekleşmiştir. Hatta dönemin ABD Başkanı darbeyi kim yaptı diye sorduğunda CIA Ortadoğu direktörü Paul Henzenin “Bizim çocuklar Sn. Başkan” sözü meşhurdur. Her neyse bu darbenin Anayasal sonucu ülkemiz Üniter Devletinde birkaç önemli gedik açmasına ve oluşan düşmanlarla yıllarca mücadeleyi gerektiren bir siyasal ortama girmemize neden olmuştur. Bunlardan ilki yasadışı irticai gruplar diğer ise etnik ve bölücü terör. Özellikle terörle mücadele çok ağır bir can mal ve ekonomik hasar vererek ülkeye büyük zararlar vermiş Türkiye Halkı (Türk Milleti) ekonomik krizin birinden çıkıp diğerine girmiştir.

Bütün bunların yanında küresellerle işbirliği ve neoliberal ekonomik politikaların varlığı ülkemizin üretmeyen, aksine varlıklarını satarak tüketen, dünya ile rekabet şansı olmayan, dış borçlanmaya yönelerek kaynaklarını heba eden bir sonuca sürüklemiştir. Bozulan sosyal dengeler bireyci ve neoliberal anlayış, kazanç hırsı toplumu yetersiz hukuki alt yapı nedeniyle suç üreten kriminal bir ortama sürüklemiştir. Maalesef örgütlerle onca mücadeleye rağmen ülkemiz uyuşturucu, kara para yolsuzluklar cenneti (!) haline gelmiş ve bunun topluma ve siyasal iklime yansımasını her gün seyretmek adeta bir alışkanlığa neden olmuştur… Daha sonraki yazılarımızda bu ve benzer konuları yazarak sizlere görüşlerimizi sunup görüşlerinizi almaya ve okurlarla buluşmaya devam ediyoruz.

Umutlu ve Sağlıklı kalın.

Av. Hasan Saim Öztürk

Exit mobile version