featured

Gülfidan Kement: “Sınav kaygısını yenmek mümkün”

Gülümseterapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi Kurucusu Gülfidan Kement ile “sınav kaygısı” ve sınav kaygısına yönelik çözüm önerileri üzerine konuştuk. Sarıyer Gazetesi’ne kapılarını açan Gülümseterapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi, alanında uzman isimlerden oluşan ekibiyle online ve yüz yüze terapilerle danışanlarına hizmet sunuyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öğrencilerin sınav hazırlığı süreçlerine yönelik altın tavsiyelerde bulunan ve sorularımızı yanıtlayan Gülümseterapi Kurucusu Psikolojik Danışman Gülfidan Kement; “Öğrenci, sınavı hayatının en önemli dönüm noktası olarak gördüğünde ve başarısız olursa geleceğinin mahvolacağını düşündüğünde kaygı seviyesi artar. Sınav kaygısı yönetilebilir bir durumdur ve doğru teknikler uygulandığında öğrenci, kaygısını kontrol altına alarak daha verimli bir sınav süreci geçirebilir” diye konuştu.

Gülfidan Kement – Gülümseterapi Kurucusu

Gülfidan Hanım, sizinle sınav kaygısı üzerine konuşacağız. Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Uzmanlık alanınızda yer alan sınav kaygısını tam olarak nasıl tanımlarsınız?

Rica ederim, ben çok teşekkür ederim! Sınav kaygısı, öğrencinin sınav öncesinde veya sınav sırasında yaşadığı yoğun stres, endişe ve korku hissidir. Aslında kaygı, belli bir seviyeye kadar motive edici olabilir ve öğrencinin ders çalışmasını teşvik edebilir. Ancak bu kaygı aşırı hale geldiğinde, öğrencinin dikkatini toplamasını, bilgisini hatırlamasını ve verimli düşünmesini zorlaştırır.

Yani biraz kaygı iyidir diyorsunuz, ama fazlası işleri zorlaştırıyor, çok fazla hissedildiğinde sorun yaratabiliyor. Peki, ne gibi sorunlar olabilir?

Kesinlikle öyle! Bazen öğrenciler bildiklerini unutuyormuş gibi hisseder, bazen de sınav öncesinde fiziksel belirtiler yaşarlar; mide bulantısı, baş ağrısı, terleme gibi…

Peki, bu kaygıyı olumlu tarafa nasıl çevirebiliriz buna geleceğim ancak öncelikle sormak istediğim bir şey var: Sınav kaygısının sebepleri nelerdir?

Sınav kaygısının birçok sebebi olabilir, ancak en yaygın nedenlerden biri başarısızlık korkusudur. Öğrenci, sınavı hayatının en önemli dönüm noktası olarak gördüğünde ve başarısız olursa geleceğinin mahvolacağını düşündüğünde kaygı seviyesi artar. Takdir edersiniz ki aile içi dinamikler, çocuk ve aile arasındaki iletişim oldukça önemli ancak bir o kadar da değişken bir yapıya sahip. Ailenin ve hatta çevrenin çocuk üzerindeki baskısı, ebeveynlerin veya öğretmenlerin beklentilerinin oldukça yüksek olması, çocuk üzerinde kaygı yaratan sebeplerdendir ve öğrencinin üzerindeki stresi artırabilir. Mükemmeliyetçilik de kaygıyı besleyen bir faktördür. Öğrenci, kendisine ulaşılması güç hedefler koyduğunda ve bu hedeflere ulaşamazsa kendini yetersiz hissedebilir. Ayrıca, yetersiz hazırlık hissi de kaygıyı tetikler; bazı öğrenciler yeterince çalışmadığını düşündüğü için, bazıları ise çok çalışmasına rağmen başarısından emin olamadığı için sınav anında panik yaşayabilir. Daha önce kötü bir sınav deneyimi geçiren öğrencilerde, “Yine başarısız olacağım” korkusu kaygıyı daha da artırabilir. Uyku düzensizliği, sağlıksız beslenme ve aşırı kafein tüketimi gibi fiziksel faktörler de öğrencinin zihinsel dengesini bozarak sınav kaygısını artıran unsurlar arasında yer alır.

Kaygının tek bir sebebi olmadığını öğrenmiş oldum. Aile, çevre, kişinin kendisi, fiziksel ve ruhsal iyi oluşu gibi etkenlerin kaygı üzerinde etkisi var dediniz. Sınav kaygısının başarıya olumsuz etkilerinden de biraz bahsetmenizi isteyebilir miyim?

Evet, söyledikleriniz çok doğru, birden fazla etken var kaygıyı oluşturan. Tabii bahsetmek isterim. Sınav kaygısı, öğrencinin başarısını doğrudan etkileyebilir aslında. Yoğun kaygı yaşayan bir öğrenci, sınav sırasında bildiklerini hatırlamakta zorlanabilir, dikkatini toparlayamayabilir ve odaklanmakta güçlük çekebilir. Kaygı seviyesi yükseldiğinde, beyin adeta bir “panik modu”na girerek bilgiyi hatırlamayı zorlaştırır. Öğrenci, konuları bildiği halde sınav anında unutuyormuş gibi hissedebilir veya en basit soruları bile çözemeyeceğini düşünebilir. Bu durum özgüven eksikliğine yol açar ve motivasyonu düşürür. Zaman yönetimi de sınav kaygısından doğrudan etkilenir; bazı öğrenciler kaygı nedeniyle sorulara gereğinden fazla vakit ayırırken, bazıları panikleyip aceleci davranarak yanlış yapabilir. Tüm bunlar birleştiğinde, öğrenci gerçek potansiyelini ortaya koyamaz ve başarı seviyesi düşebilir. Ancak sınav kaygısı yönetilebilir bir durumdur ve doğru teknikler uygulandığında öğrenci, kaygısını kontrol altına alarak daha verimli bir sınav süreci geçirebilir.

Siz de dile getirmişken biraz önce geleceğim dediğim ve en merak ettiğim kısma gelmek istiyorum. Öğrencilerin yaklaşan sınavları öncesinde yaşadıkları sınav kaygısını yenme süreci nasıl olmalıdır?

Sınav kaygısını yenmek, doğru yöntemler uygulandığında mümkündür. Öncelikle öğrencinin kendine uygun bir çalışma planı oluşturması, konuları parçalara bölerek düzenli tekrar yapması kaygıyı azaltır. Deneme sınavlarına katılmak, gerçek sınav ortamını deneyimlemeyi sağlar ve zaman yönetimi konusunda öğrenciyi geliştirir. Kaygıyı kontrol altına almak için nefes ve gevşeme egzersizleri yapmak, sınav sırasında vücudu ve zihni rahatlatmaya yardımcı olur. Olumsuz düşünceler yerine olumlu iç konuşmalar yapmak, öğrencinin kendine olan güvenini artırır. “Başarısız olacağım” yerine “Elimden geleni yapacağım” demek bile fark yaratabilir. Öğrencinin unutmaması gereken en önemli nokta ise sınavın hayatın sonu olmadığıdır. Başarı, yalnızca bir sınav sonucuna bağlı değildir ve önemli olan, elinden gelenin en iyisini yapmaktır. Eğer kaygı çok yoğun hale gelirse, bir uzmandan destek almak bu süreci daha sağlıklı yönetmeye yardımcı olabilir.

Bir öğrencinin kendisini sınava gerçek anlamda hazır hissedebilmesi ve bu zorlu süreç içine girmemesi için neler gereklidir bunu sormak isterim.

Bir öğrencinin kendini sınava gerçekten hazır hissedebilmesi için hem akademik hem de psikolojik olarak dengeli bir hazırlık süreci geçirmesi gerekir. Öncelikle, verimli ve planlı bir çalışma düzeni oluşturmak önemlidir. Konuları son ana bırakmadan, belli bir program çerçevesinde tekrar etmek, öğrenmenin kalıcılığını artırır ve kaygıyı azaltır. Düzenli deneme sınavları çözmek, sınav formatına alışmayı sağlar ve eksik konuları belirlemeye yardımcı olur. Akademik hazırlığın yanı sıra, zihinsel olarak da sınava hazır hissetmek büyük önem taşır. Kendine güvenmek, olumlu iç konuşmalar yapmak ve başarısızlık korkusunu yönetebilmek süreci daha sağlıklı hale getirir. Zaman yönetimi becerisi geliştirmek, sınav sırasında panik yapmadan sorulara odaklanmayı sağlar.

Planlı, düzenli ve verimli olmak, fiziksel ve mental sağlığı iyileştirmek, zaman yönetimini öğrenmek gibi şeylerin öneminden bahsettiniz. Tüm bunları kariyer sahibi olabilmek için yapıyoruz aslında. Peki, bu durumda, eğitim yaşamının hangi noktasında öğrenci meslek seçimi ve kariyer hedeflerini belirlemelidir?

Güzel bir soru gerçekten. Öğrencinin meslek seçimi ve kariyer hedeflerini belirlemesi, tek bir anda verilen bir karar değil tabi ki, zaman içinde şekillenen bir süreçtir. İlkokuldan itibaren ilgi alanlarını keşfetmek ve farklı yeteneklerini tanımak bu sürecin temelini oluşturur. Ancak gerçek anlamda bilinçli bir seçim yapmak için lise yılları en kritik dönemdir. Bu dönemde öğrencinin kendini daha iyi tanıması, hangi alanlara ilgisi ve yatkınlığı olduğunu fark etmesi önemlidir. Meslek seçimi sadece popüler mesleklere yönelmek ya da aile beklentilerini karşılamak yerine, öğrencinin ilgi duyduğu, yaparken keyif alacağı ve yeteneklerine uygun bir alanı tercih etmesiyle sağlıklı bir şekilde yapılabilir.

Gülümseterapi’de eğitim alanında sunduğunuz programlar neler, siz bu bitmeyen gelişim sürecinde bireyleri nasıl destekliyorsunuz? Bundan da bahsetmenizi isterim.

Gülümseterapi olarak, öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarını artırmalarına, sınav kaygısını yönetmelerine ve akademik başarılarını desteklemeye yönelik çeşitli eğitim programları sunuyoruz. Eğitimlerimiz, öğrencilerin özgüvenlerini geliştirmeye, stresle başa çıkmalarına ve etkili öğrenme tekniklerini kazanmalarına yardımcı olmayı hedefliyor. Ayrıca, öğretmenler ve veliler için de eğitimlerimiz bulunuyor. Bu alandaki eğitimlerimizi; YKS – LGS Check-Up, Akran Zorbalığı, Sınav Kaygısı, Attentioner Dikkat, Yeterince İyi Ebeveynlik, Yeterince İyi Öğretmenlik olarak sıralayabiliriz.

Başarıyı yakalamak bir noktada mümkün kılındıysa da önemli olan onu sürdürebilmektir bence. Size şunu sormak isterim; sürdürülebilir bir başarı sizce nasıl elde edilir?

Sürdürülebilir başarı, sadece kısa vadeli hedeflere ulaşmak değil, bu başarıyı uzun yıllar devam ettirebilmekle ilgilidir. Bunun için öncelikle doğru hedefler belirlemek gerekir. Gerçekçi ve kişiye uygun hedefler, motivasyonu artırır ve sürekli gelişim sağlar. Disiplinli ve düzenli çalışma alışkanlığı edinmek, başarıyı sürdürülebilir kılan en önemli unsurlardan biridir. Sadece kısa dönemli yoğun çalışmalar yerine, istikrarlı ve dengeli bir şekilde ilerlemek gerekir. Hayat boyunca değişen koşullara ayak uydurabilen, hatalarından ders çıkarıp gelişmeye devam eden kişiler uzun vadeli başarı elde edebilir. Psikolojik dayanıklılık, yani stresle ve başarısızlıkla başa çıkabilme yeteneği de sürdürülebilir başarının anahtarlarından biridir.

Peki, yaklaşan sınavlar öncesinde öğrencilere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

Sınav günü yaklaştıkça uyku düzenine dikkat etmek, beynin dinlenmesini ve daha iyi çalışmasını sağlar. Uykusuz bir zihin, bilgiyi hatırlamakta zorlanabilir. Beslenme de önemli bir faktördür; aşırı kafein ve ağır yiyeceklerden kaçınarak, hafif ve dengeli beslenmek zihinsel performansı artırır. Sınav anında panik yaşamamak için nefes egzersizleri yapmak, öğrencinin sakinleşmesine yardımcı olabilir. Olumlu düşünmek, stresle başa çıkmayı kolaylaştırır ve öğrencinin sınava daha rahat bir zihinle girmesine yardımcı olur.

Son olarak, Gülümseterapi’nin bu alanda yüz yüze ve online programlarından bahseder misiniz?

Gülümseterapi olarak, öğrencilerin sınav kaygısını yönetebilmeleri için hem yüz yüze hem de online bireysel psikolojik danışma seansları sunuyoruz. Bu seanslarda öğrencilere sınav kaygısını azaltma tekniklerini, verimli ders çalışma yöntemlerini ve stresle başa çıkma stratejilerini de öğretiyoruz. Bu süreçte öğrenciler, psikolojik dayanıklılıklarını güçlendirerek sınav sürecine daha özgüvenli bir şekilde hazırlanıyorlar.

Verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkür ediyorum.

Ben de bizi sayfalarınızda konuk ettiğiniz için Gülümseterapi adına size teşekkür ederim.

Röportaj-Fotoğraf: Rukiye Ay

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.