Ulaş Nikbay

Papatyalar

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yeni yıl yaklaşırken şiirler huzursuzlanır. Sözcükler yetmeyecekmiş gibi davranmaya başlarlar. Satırlarında duramazlar. Ses olmak, mırıldanılmak isterler. Oysa yıl boyunca gayet uslu durmuşlardır. Sayfalarda beklemiş, köşe yazılarına sığınmış, hatta unutulmayı bile kabullenmişlerdir. Papatyalar gibi… Ama yeni yıl yaklaşınca bunu açıkça söylerler: Artık şarkı olmak istiyoruz!

Yeni yıl ile umut arasında kurulan bağa, şiirler de pek inanmaz. Takvimdeki rakamlar değişince hayatın değişmediğini bilirler. Aynı eksikler, aynı yarım kalmışlıklar, aynı yalnızlıklar kaldığı yerden devam edecektir. Toprağın hafızası güçlüdür, papatyalar da her yıl aynı yerden açarlar. O hâlde nedir bu huzursuzluk? Belki de dayanamamak… Sessiz kalamamak.

Yeni yıl gürültülüdür. Temenniler, dilekler,bu yıl farklı olacaklar… Bu gürültüde şiirler, sessiz kalırlarsa yok olacaklarını hissederler. Ses isterler; ses yetmezse nota isterler. Melodilerin sırtına binip şehri dolaşmak isterler. Papatyalar da rüzgârla yayılırlar; tohumu sessizce taşınır. Sanki duyulmanın, görülmenin tek yolu kalmış gibidir artık: şarkı olmak.

“Anlaşılsam yeter,” demişlerdir kim bilir ne zamandır. Ama yeni yıl yaklaşınca karar değiştirirler. Çünkü yeni yıllar, içe dönük şeyleri sevmezler. Vitrin severler, ışık severler, geri sayım severler onlar. Şiirlerse bir sese tutunurlar, bir ritmin koluna girerler, bir piyanonun, bir gitarın yanına sokulurlar. Bir papatya gibi; bukete girmeden fark edilmeyeceklerini bilirler.

“Bu yıl farklı olacak.” “Bu yıl söyleyeceğim.” “Bu yıl içime atmayacağım.” Dilekler, temenniler… Peki sen söyle ey şiir, sen ne istiyorsun? “Şarkı olmak,” der. Emin misin? Son kararın mı? Seyircilere soralım mı? Hayır, der. Yeni yıl yaklaşıyor. Artık son kararım.

Şiirler, şarkı olmak isterlerken aslında anlaşılmaktan vazgeçmişlerdir. Duyulmaya razıdırlar artık. Yanlış anlaşılsın, bir kelimesi yutulsun, bir dizesi eksilsin, bir hecesi kaybolsun… Razıdırlar. Bir papatya yaprağı eksilse kimse fark etmez belki ama o yine de açar. Yeter ki birinin yoluna eşlik etsin; bir taksi camında, bir mutfak masasının ucunda, bir yalnızlığın ortasında. Şiirler, yeni yılda kusursuz olmak istemezler; dolaşmak isterler.

Belki de en doğrusu şudur: Şiirler şarkı olmak istemezler aslında. Şiirler, tek başına kalmak istemezler. Yeni yıl yalnızlığı büyütür çünkü. Takvim değişirken herkes bir yere tutunur; şiirler de tutunacak bir ses ararlar. Birinin dudaklarına ilişmek isterler. Yanlış söylensin, yarım söylensin, kısık söylensin… Fark etmez. Bir papatya da yüksek sesle açmaz zaten.

Yeni yıl gelir, gürültü diner, ışıklar söner. Şiirler yeniden satırlarına dönerler. Ama şarkı olmuşlardır bir kere. Ve artık bilirler: okunmak için değil, söylenmek için vardırlar. İşte tam bu yüzden, bu yılın eşiğinde on şiirimi şarkıya dönüştürecek bir çalışma yaptım. Adını Papatyalar koydum. Geçtiği yerde yalnızca küçük bir ferahlık bırakması dileğiyle…

Şiir bazen böyle açar; şarkı olarak.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.