Ulaş Nikbay

Çözdüm Galiba

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sonunda insan ilişkilerini çözdüm galiba. Gerçi bu ilk çözümüm değil. Daha önce de birkaç kez çözmüştüm, sonra her defasında yeniden bozdum.

Şimdi kanaatim bu yönde; ama benim kanaatlerim uzun yaşamaz. Tecrübeler değiştikçe düşünceler şekil değiştirir. Ne ayıp, değil mi? İnsanın fikri mi değişirmiş? Oysa ben sabit kalanlara hayranım. Göğe dik açıyla bakanlara… Hiç başı dönmeyenlere.

Neyse, gelelim çözümlememe: Aklından ve gönlünden geçeni olduğu gibi söyleyen kaybeder. Kazanan, kelimeleri niyetini gizlemek için kullanan olur. Geniş zamanla yazınca bir futbol kuralı gibi oldu. Ne diyelim; top yuvarlaktır, iyi oynayan kazansın…

Açık sözlülük, çağımızın en pahalı hatası haline geldi. Belki de hep öyleydi, sadece geç fark ettik. Herkes dürüstlükten bahsediyor ama kimse dürüst bir insana katlanamıyor. Çünkü dürüstlük, doğruları söylerken seni de yaralar. Açık sözlülük çıplaklıktır; korumasız, naif, savunmasız. Bir tür enayiliktir hatta, kim ne derse desin.

Çağımızın insanı kendini korumak zorundadır. Onun birinci vazifesi budur: korunmak. Çünkü anlaşılmak şans, yanlış anlaşılmak neredeyse garantidir. O yüzden her cümlenin önüne bir kalkan yerleştirilir. Bir espri, bir “şaka yollu” ton, dudak kenarında bir tebessüm… Hepsi aynı işe yarar: riski azaltır.

Modern insanın dili çift katmanlıdır. Bir dil kendinedir, diğeri başkalarınadır. Birisi konuşurken, öteki susmak zorundadır. İnsan kendine ait diliyle yaşarsa kaybeder; topluma ait diliyle konuşursa kabul görür. Kendini değil, kendisinin sunumunu korur. Artık herkes, kendisi için değil, imajı için konuşuyor. Hakikat değil, imaj yönetimi var.

Kaybettiğimiz samimiyet, eski dünyanın lüksüydü. O zamanlar insanlar sözü tartmadan söylerdi; şimdi her kelime risk analizinden geçiyor. Laf ağızdan çıkmadan önce hesaplanıyor, ölçülüyor, biçiliyor. Bir cümle kurulmadan önce bin olasılık değerlendiriliyor.

Artık konuşmuyoruz; bir risk yönetimi yapıyoruz. İnsan ilişkileri bir yatırım aracına dönüştü. Susuyoruz. Çünkü suskunluğun faiz getirisi yüksek. Kırmamak için, kaybetmemek için, açıklamamak için susuyoruz.

Suskun insanlar biriktiriyoruz, onları zahiri servetimize ekliyoruz. Yalnız kalmamak için gülüyoruz. Cümleler anlam taşımıyor artık; niyetler kamuflajlı, gülümsemeler profesyonel.

Evet, insan ilişkilerini çözdüm sanıyorum: Açık konuşan kaybediyor. Orası tamam. Ama kazananların da ne kazandığından emin değilim. Belki de hepimiz, kaybetmemek için o kadar uğraştık ki asıl kendimizi kaybettik. Kaybetmemek için mesafe koyduk, mesafe koydukça bağ azaldı, bağ azalınca yalnızlaştık. Ve sonunda kazandığını sanan ama içi boşalmış insanlar olduk.

Ve dudaklarımı yana doğru esneten bir gülümsemeyle çekimser dip not: Ben diliyle yazılması gereken bu yazıdaki bazı cümleler biz diliyle yazılmış olabilir, affola. Sustum, evet.

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.