Haber Merkezi

Siyasetin finansmanı ile yolsuzluklar ilişkisi

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Hasan Saim Öztürk

Yargı bürokrasisinde gecen 35 yıllık meslek yaşamımda çok sayıda yolsuzluk soruşturması yaptım ve 2006 yılında DEVLET DENETÇİLERİ DERNEĞİNCE (Denet-De) ülke ölçeğinde TEMİZ TOPLUMA KATKI ödülüne layık görüldüm…

Ülkemizin ekonomik yapısı devrim sayılabilecek 24 Ocak 1980 Kararları ve bu kararların savunucusu 12 Eylül 1980 darbesini yapanların mimarı olduğu 1982 Anayasası ile ve daha sonraki iktidarlarla,  neoliberalizm ve küresellerle tanıştı. Yeni Anayasa, Özal hükümetleri ve devamındaki koalisyonlar ülkemizde devletin mal ve hizmet üretimini büyük ölçüde terk ederek özel sektöre yol verdiler.

Bu arada toplum yeniden dizayn edilirken irticai faaliyetleri yasaklayan TCK 163’ncü madde kaldırılınca siyasal İslam’ın yolu açıldı, ayrıca ABD destekli etnik terör kendisine önemli bir alan buldu. Terör ve ekonomik krizlerle ülkemiz ekonomisi dışa bağımlı bir hale gelirken toplumda kolay para kazanma ve kısa yoldan zengin olma eğilimi öncelikli hale geldi.

Konumuz yolsuzluklar ve siyasetin finansmanı aslında. Ancak bu konuda ülkeye taşınan yeni sosyo-ekonomik düzeni ve üretim ilişkilerini bilmeden ve tanımadan sağlıklı bir sonuca ulaşmamız ve bu ilişkiyi kurmamız olanaksızdı…   Devletin ekonomiye katkısı ve kamucu faaliyetleri özelleştirmelerle ortadan kaldırması özel sektörün önünü açtı… Mal ve hizmet teminindeki faaliyetler başlangıçta rekabetle iyi sonuçlar getirse de yetersiz alt yapısı ve hukuk güvenliği eksik olan sistem bir süre sonra kendisine avantaj sağlamaya çalışan açıkgöz vurguncuların istilasına uğradı. Ülke olarak özellikle sağ iktidarların koalisyon döneminde kamu görevlilerinin de iştirakiyle YOLSUZLUK hikayelerini ve tarihini yazmaya başladık. Çabuk zenginleşme, kısa yoldan köşeyi dönme, devletin malı deniz, benim memurum akıllıdır hikayeleri konuşulmaya başlandı ve bütün bunlar takipsizlik kaldı.

Yolsuzluk olaylarında siyasetçi ve kamu görevlilerinin rolünün olması, katkı sunanları ve adlarının geçmesi, giderek kamudaki çürümeyi arttırmış ve ülkemiz yolsuzluk algı endeksinde 182 ülke arasında maalesef 124’ncü sıraya oturmuştur.

Ülkemizde halkın ve emeğin hukukunu korumakta yükümlü yönetimlerin yolsuzluklar konusundaki maksatlı gevşek ve pasif tutumu ve olumsuz tavrı, giderek iş dünyasının siyaseti dizayn ederek daha kolay kazanç sağlama iştahını kabartmıştır. Siyaset iş dünyasının sponsorları ile dolmuş, siyasetin finansmanı kirlenmiştir. Her zaman söylerim; Bir demokrasi ve Hukuk devletinde siyasetin finansmanı ne kadar temiz ise ülke siyaseti de o kadar temiz kalır ve yolsuzluklar giderek kaybolur…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.