Nefesimiz yettiğince sağlıklı yarınlara

Abone Ol
Daha Fazla
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çocukluğumdan bu yana en iyi yapabildiğin şey nedir diye sorsanız herhalde “yazmak” derim. Kalemi kağıdı elime alınca harfler dökülmeye başlar bir bir… Yazmak benim için nefes alıp vermek gibi. Bunu en iyi anladığım an ise yaşadığım alerjik astım sebebiyle nefes alamadığımı fark ettiğim ilk an oldu. Sanki burnumla atmosfer arasında bir duvar örülmüştü aniden ve nefes içime dolmuyordu. Aylardır süren tedavim ve artık bir yaşam boyunca bunu kronik hastalık olarak bedenimde taşıyacak olmam özellikle de en sevdiğim mevsim ilkbaharlarda bu sıkıntılarımın artacak olduğunu bilmek bana çok şey öğretti. Mesela ilk başta gereksiz cümlelere ve insanlara kafa yormamayı! Yaşanan her kötü şeyin içinde bile bir iyi şey olduğuna inanıyorum. Kimbilir belki de nefes alıp vermenin bu büyüleyici kıymetini anlamasam kendimi hala nefesimi yormak üzere üzebiliyor olurdum. Malum empati yapmayı, karşımdaki insanı anlamayı, dinlemeyi ve en çok da kendimden başkalarına hak vermeyi görev edinircesine yaşadığım onca yılın alışkanlığı diyelim… Ama artık susuyorum! Tıpkı çocukluğumda olduğu gibi… Sustuklarım biriktikçe de yazıyorum.

***

Pandemi süreci acıtarak, yorarak, üzerek ve ümitsizliğe kapılmamıza sebep olarak hızla devam ediyor. Artık neredeyse her evde bir acı var. Kaybedilen onca insanın acısı yüreklerde yaşanıyor. Eksilen sadece ölümlerle kaybettiklerimiz değil aynı zamanda yaşama gücümüzü de yitirdik. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Tamamen koronavirüs odaklı bir yaşam şekline dönüştük. Her yeni gün içerisine düştüğümüz bu cehennemden maskelerimizi takarak korunmaya çalışsak da olmuyor. Yine bahar geldi çiçekler açtı. Doğada koronavirüsün etkilerinin olmaması umut verici. Hava güneşli olunca insanın enerjisi artıyor. Geleceğin endişeleri bulut bulut dağılıyor.

***

Bir Ramazan ayı daha sona erdi. Pandeminin zorunlu kurallarıyla bu yıl da yine sofralar eksik kuruldu. Her Ramazan ayında olduğu gibi yine bu ayda dilerim ki paylaşmanın önemi anlaşılmış olsun. Paylaştıkça çoğalan mutluluklar huzurumuzu arttırsın. Kaybettiğimiz onca değer arasında özlediğimiz eski Ramazan Bayramları’nın yerini tutmasa da bir bayrama daha kavuştuk. İnsan iyilikleri kadar var olur ve hatırlanır yaşamda. Bizi biz yapan sadece dış görünüşümüz değil aynı zamanda içimizdir. Dünyadaki varlığımızı tamamladıktan sonra yaşam döngüsü sona erdiğinde ardımızdan konuşulacak tek şey iyiliklerimizdir. Çünkü kötülük ölümlerin ardından konuşulmayacak birşeydir.

Yaşamak, yaşamla ölüm arasında kalan o ince çizgide düşmeden yürüyebilme sanatıdır ve nasıl ki her sanatçı farklı tarzda renklerde boyarsa resmini bizler de yaşamı öyle farklılaştırırız. Farkında olmadan! Herkese sevdikleriyle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram diliyorum.

Yarınlara nefesimiz yettiğince ulaşmak umuduyla. Sevgiyle kalın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Sarıyer Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, kayıt olmak tamamen ücretsiz ve hızlı!