Haber Merkezi

Hekime Güvenmek, Tedavinin İlk Adımıdır

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Op. Dr. Atakan Güvendiren

Bir hasta, doktorunun kapısından içeri girdiğinde yalnızca ağrısını, hastalığını ya da şikâyetlerini getirmez. Beraberinde korkularını, endişelerini, umutlarını ve en önemlisi güvenme ihtiyacını da getirir. Yıllardır hekimlik yapan biri olarak şunu çok iyi biliyorum: Bir hastanın tedavisinde yalnızca tıbbi bilgi, teknolojik imkânlar veya cerrahi beceri yeterli değildir. Bunların yanında, en az onlar kadar önemli bir unsur daha vardır: Güven. Çünkü hekimlik yalnızca hastalığı tedavi etmek değil, insanı anlamaktır. Her hastanın ayrı bir hikayesi vardır. Bazen bir hasta, yıllardır çektiği diz ağrısından kurtulmak için gelir. Bazen yürüyememenin, merdiven çıkamamanın veya geceleri ağrıyla uyanmanın verdiği çaresizliği anlatır. Kimi ameliyattan korkar, kimi daha önce yaşadığı olumsuz bir deneyimin izlerini taşır. İşte böyle anlarda hekimin görevi, yalnızca MR görüntülerini incelemek, röntgenleri değerlendirmek veya ameliyat kararı vermek değildir. Önce dinlemektir. Çünkü hastasını dinlemeyen bir hekim, onun yalnızca hastalığını görebilir; ancak korkularını ve beklentilerini anlayamaz. Özellikle cerrahi branşlarda güvenin önemi çok daha belirgindir. Bir insanın sağlığını, hareket kabiliyetini ve gelecekteki yaşam kalitesini ilgilendiren bir ameliyat kararı vermesi kolay değildir. Hasta, ameliyat masasına yalnızca bedeniyle yatmaz. Umutlarını da hekiminin ellerine emanet eder. Bu nedenle iyi bir cerrahın sorumluluğu yalnızca ameliyatı teknik olarak başarılı şekilde gerçekleştirmek değildir. Hastasına neden ameliyat gerektiğini, hangi alternatiflerin bulunduğunu, olası riskleri ve ameliyat sonrasındaki süreci açıkça anlatabilmektir. Gerçek güven, hiçbir risk olmadığını söylemekle değil, riskleri dürüstçe paylaşmakla kazanılır. İnternet bilgi verir, hekimlik karar vermeyi gerektirir… Ve unutulmaması gereken önemli bir gerçek vardır. İnternet hastalıkları anlatabilir, ama her hastanın kendine özgü hikâyesini değerlendiremez. Aynı röntgen görüntüsüne sahip iki hastanın tedavisi farklı olabilir. Çünkü hekimlik yalnızca görüntüleri değil; hastanın yaşını, beklentilerini, günlük yaşamını, muayene bulgularını ve genel sağlık durumunu birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Bu yüzden hastalarımıza her zaman şunu hatırlatmak isterim: Araştırın, öğrenin, sorun. Ancak kararınızı güven duyduğunuz hekiminizle birlikte verin. Cerrahlık yalnızca ameliyat yapabilme becerisi değildir. Bazen de en doğru karar, ameliyat etmemektir. Bazen hastaya biraz daha zaman tanımak, farklı tedavi seçeneklerini değerlendirmek veya ikinci bir görüş önermek gerekir. İkinci görüş almak, hekime güvensizlik anlamına gelmez. Aksine bilinçli karar vermenin doğal bir parçasıdır. Sağlıklı bir hekim-hasta ilişkisi, sorgulanamaz bir otoriteye değil, karşılıklı saygıya dayanır. Son Söz: Önce İnsan, Sonra Hekim Meslek hayatım boyunca şuna inandım: Bir hekimin en büyük başarısı, hastasının yalnızca ağrısını azaltması veya ameliyatını başarıyla tamamlaması değildir. Hastasının kendisini güvende, anlaşılmış ve değerli hissetmesini de sağlayabilmesidir. Güven, iyi bir tedavinin garantisi değildir; ancak iyi bir hekim-hasta ilişkisinin vazgeçilmez temelidir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.