Ebru Gökçeler

Gitmek mi zor kalmak mı zor?

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan hayatı, ardı arkası kesilmeyen yol ayrımlarından ibarettir. Her yol ayrımı ise beraberinde kaçınılmaz bir soruyu getirir: Gitmek mi zor, yoksa kalmak mı? Hangisinin yükü daha ağırdır kalbe; geride bırakıp bilinmeze doğru adım atmanın mı, yoksa her köşesinde anıların sindiği bir sessizlikte beklemeyi seçmenin mi? Gitmek, bir eylemdir. Karanlık gerektirir, cesaret ister gibi görünür dışarıdan. Ancak gidebilmenin acısı, bavula sığdırılamayan o görünmez yüklerde saklıdır. Giden insan sadece coğrafyasını ya da mekanını değiştirmez, kendisinin bir parçasını da gömer. Yeni bir gökyüzünün altında, eski bir şarkıyı mırıldanırken yakalar kendini. Adımları ileriye doğru gitse de, zihni hep dönüp arkasına bakar. Giden köklerinden kopmanın, yalnız kalmanın ve her şeye yeniden başlamanın o buz gibi yalnızlığıyla yüzleşir. Kalmanın acısı ise bambaşka bir durağanlığın sınavıdır. Kalmak, gidenin arkasından boşalan o devasa boşluğu her gün izlemek demektir. Sokaklar aynıdır ev aynıdır, kahve içilen fincan aynıdır ama her şey anlamını yitirmiştir. Kalan insan, eksilen bir hayatın nöbetçisidir. Giden bir kez gider ama kalan, gidenin yokluğunu her gün yeniden yaşar. Kalmanın acısı tanıdık duvarlar arasında yabancılaşmaktır. Zamanın akıp gittiğini ama içinizdeki o saatin gidenin ayak sesleriyle birlikte durduğunu hissetmektir. Peki, hangisi daha çok can yakar? Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü her iki acıda insanı farklı yerlerinden yaralar. Gitmek bir tür “aktif yas” ise, kalmak “pasif direniştir”. Giden geleceğin belirsizliğinde kaybolurken, kalan geçmişin gölgeleriyle savaşır. Belki de en ağır olanı, gitmek zorunda kalındığı halde ruhen kalamamak ya da kalındığı halde zihnen çoktan gitmiş olmaktır. Neticede hayat, gitmeler ve kalmalar arasındaki o ince çizgide nefes alıp verdiğimiz bir sahnedir. Önemli olan nerede olduğumuz ve nereye doğru yürüdüğümüz değil; heybemizde taşıdığımız sevginin, o acıyı bir gün anlamlı bir dönüşüme uğratıp uğratmayacağıdır. Çünkü bazen gitmek de kalmak da insanı büyük ve sancılı olgunlaşma sürecinin sadece bir parçasıdır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.