Ebru Gökçeler

Kendine yalan söylemekte ustalaşmak

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan başkasına söylediği yalanı bazen yüz kızararak, bazen göz kaçırarak söyler. Ama konu kendisine yalan söylemeye gelince dimdik bakarak hatta gururla söyler. Çünkü orada yakalanma ihtimali yoktur. Hakim de sensindir, jüri de, sanık da. Ve en tehlikelisi, affeden de yine sensindir.

Kendimize söylediğimiz yalanlar genellikle masum başlar. Zamanla bu yalanlar bir savunma mekanizmasından çıkıp bir yaşam biçimine dönüşür. Kendi içimizde kurduğumuz küçük mahkemede gerçekleri susturur, mazeretleri alkışlarız. Çünkü gerçek acıtır, yalan ise kısa süreli bir konfor sağlar.

Çocuklukta başlar bu ustalık. Ağladığımızda “abartıyorsun” denildiğinde, kırıldığımızda “ büyütecek bir şey yok” diye susturulduğumuzda, ihtiyaç duyduğumuz sevgiyi alamadığımızda kendimize şunu öğretiriz; “Demek ki hissettiğim şey o kadar da önemli değil”. İşte ilk yalan budur. Kendi duygumuzu küçümsemek.

Sonra büyürüz ama o iç ses büyümez. Başarısız olduğumuzda “zaten istememiştim” deriz. Sevilmediğimizde “ben zaten yalnızlığı seviyorum” deriz. Yorulduğumuzda “ben dayanıklıyım” deriz.

Kendine yalan söylemek, insanın en sofistike savunma biçimidir. Çünkü dış dünyaya güçlü görünmeyi sağlar. Ama içeride yavaş yavaş bir boşluk açar. Gerçekle temas kesildikçe insan kendi hayatının seyircisi oluverir.

Peki, neden kendimize yalan söylemekte bu kadar ustalaşırız?

Çünkü gerçekle yüzleşmek cesaret ister. Bir ilişkinin bitmiş olduğunu kabul etmek, yıllarca emek verdiğin işin seni tükettiğini görmek, bazı insanların seni gerçekten sevmediğini fark etmek… Bunlar ağırdır. Yalan ise hafif. İnsan ağır olanı taşımaktansa hafif olanın altında yaşamayı tercih eder.

Ama unuttuğumuz bir şey var; Gerçek ağırdır evet ama yalan zamanla ağırlaşır. İçimizdeki gerçek susturulmuştur.

Kendine dürüst olmak, aynaya makyajsız bakmak gibidir. Duygularını olduğu gibi kabul etmek, içinde kopan fırtınayı da tıpkı içinde açan çiçekler gibi kucaklamak, mutsuz olduğun anları da mutluluğun kadar sahiplenmek seni güçsüz değil insan yapar.

Kendine yalan söylemekte ustalaşmak kolaydır. Toplum da buna teşvik eder. Güçlü görün, dimdik dur, şikayet etme, sabret…

Sabır ile suskunluk arasında ince bir çizgi vardır. O çizgi aşıldığında insan kendi hayatında figüran olur. Oysa kimse duymasa bile kendimize kuracağımız o dürüst cümle bizi gerçeğimize götürür.

Başkalarını kandırmak bir seçimdir ama kendini kandırmak kayıptır.

Belki de artık ustalığımızı değiştirme zamanı gelmiştir.

Kendimize yalan söylemekte değil, kendimize dürüst olmakta ustalaşma zamanıdır…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.