featured

Cabir Aydın’dan Sarıyer’e mesaj var!

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sarıyer’in tanınan isimlerinden Emekli Orman Yüksek Mühendisi Cabir Aydın, bir yazı kaleme alarak Sarıyer Gazetesi aracılığıyla okurlarımızla paylaştı. İşte o yazı…

SARIYER’DE İNŞAATI TAMAMLANAN MUHTEŞEM BİNANIN HİZMETE AÇILMASI BAZILARI TARAFINDAN ENGELLENMEK İSTENİYOR. 

1968 yılında Bahçeköy’de mevcut Orman Fakültesinden Orman Yüksek Mühendisi olarak mezun oldum. 1966 yılında Beyoğlu’nda mevcut Alman Eğitim Merkezinde Almanca öğrendim ve imtihan neticesinde imtihanı kazandım. Almanya’nın Hannover şehrinde yaz sezonu çalışıp döndüm. O tarihte Almanya’da çalışan 2 ağabeyim vardı. Lisanım Fransızca olmasına rağmen Almanca öğrenip Almanya’ya gitme isteğim bundan kaynaklanmıştı. Ulu Önder ATATÜRK Batıya rağmen Batı demişti. Ağabeylerimi ziyaret ederek İstanbul’a döndüm. Almanya’da kaldığım yaz sezonunda hiç boş durmadım, her şeyi inceledim. 2. Dünya Harbinde her şeyini kaybeden bir ülkenin 21 yıl içerisinde nasıl ülkesini bu kadar kalkındırdığını merak ettim. Şunu gördüm, Almanya’yı yöneten kadro ve her Alman vatandaşı olması gerekeni yapıyor. Bir ülkede herkes olması gerekeni yapıyorsa o ülke dünyada yarışta daima ön sıralardadır.

Gelelim 2026 Türkiye’sine; Alman diyorki, kuzey yarı küresinin en iyi 36-42 enlem, 26-45 boylamında mevcut güneş, toprak ve su sizde. 500 Milyon (Beşyüzmilyon) nüfusu beslersiniz diyor. Bunun yanında ülkemizin bir avantajı daha var (Mediterrene Klima) diyor. Almanlar Akdeniz İklimi İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Türkiye. Bu ülkeler dünyanın turistlerinin tercih ettiği ülkeler. Dünyanın en güzel şehri İstanbul 16 Milyon (Onaltımilyon). Dünyada mevcut 102 ülkenin nüfusundan daha fazla nüfusa sahip bir ülke için bulunduğu coğrafya ve nüfus çok önemlidir. İstanbul’a yabancı ülkelerden 19.000 (Ondokuzbin) yabancı öğrenci geliyor. İkamet sorunu nedeniyle eğitimlerini 2 Bin (İkibin) öğrenci tamamlayıp, diğer 17.000 (Onyedibin) öğrenci eğitimlerini tamamlamadan ülkesine geri dönüyor. 1975 yılında Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğünde görevli iken üniversite yıllarında Sarıyer’i çok sevmiştim. Sarıyer’den bir arsa almak için İstanbul’a geldim. Başlıkta ismi geçen binaya 300 (Üçyüz) metre mesafede hisseli tapudan 280 m2 (İkiyüzseksen) arsayı satın aldım.

Tarlayı çok güzel parselasyon yapmışlar. Aynı tarladan arsa satın alan şahıslar noterden anlaşma yapıp birbirlerinin yerine tecavüz etmeyeceklerine dair anlaşma imzalıyor. Gelelim yazımızın esas konusuna, başlığımızda ismi geçen bina benim tapu gibi Sarıyer, İstinye Mahallesine kayıtlı bu parsel üzerinde etrafı tamamen yollarla cevrili bu yer binanın bulunduğu yer çok manzaralı ve hiçbir şeye zararı olmayacak şekilde. İnşaata çok meraklıyım. Ayrıca Fakültede inşaat dersi okudum. Bahsi geçen bina inşaatına 1987 yılında bir çok yerde inşaat yapmış tecrübeli biri tarafından başlanıyor. Bina tamamen projeli temel, kolon, kiriş sistemi çok mükemmel. Hiç okunmayan yazı alın yazısı derlir. Bina sahibi çalıştırdığı işçisi tarafından öldürülüyor. Mekni cennet ruhu şad olsun. Kolon kiriş sistemi tamamlanmış 24 (Yirmidört) katlı bina yarıda kalıyor. Eş ve çocukları inşaatı tamamlayamıyor. Samsun Orman İşletme Müdürü iken İstanbul Orman Bölge müdürlüğü emrine tayin oluyorum. 1994 yılı Ocak ayında görevime başlıyorum. Sarıyer Belediye Başkanı, Vali Muavinliğinden Belediye Başkanı olan İhsan YALÇIN isminde biri. Kamudan gelen biri öyle bir baskı altında kaldı ki yıllardır bina yaptıramayan arsa sahiplerinin ısrarına dayanamadı. Kendine bir kuruş menfaat sağlamadan Sarıyer’de inşaatı serbest bıraktı. Ben de arsamın üzerine tamamen projeli 5 (Beş) katlı binamı yaptırdım. Sarıyer’de 1994-1995 kaçak yapılaşma neticesinde Sarıyer İlçesinde mevcut binaların %80 (Seksen) kaçak durumda. Devlet kaçak durumda olan binaların alt yaplarını yaptı. Binalara elektrik, su, doğalgaz işlemlerine izin verdi. Sonunda binaların yerinde tescillenmesi için yapı kayıt belgesi verildi. Yapı kayıt belgesi için devletin istediği parayı da verdi. Bahsi geçen binayı alma aşamasında binanın sağlam olup olmadığının tespiti için (İTÜ) İstanbul Teknik Üniversitesinden elemanlar getirtti. Bu elemanlar binanın sağlam olduğu raporunu verdi. Yapı kayıt belgesini de alınca sorun bitti. Devir işi bitti. Binaya milyonlarca para harcadılar. Muhteşem eser meydana geldi. Bu bina her türlü hizmeti sunma durumunda. 1- Hastahane, 2- Öğrenci Yurdu, 3- Hotel, 4- Rezidans olarak kullanılacak durumda. Bu aşamada böyle bir binanın yapı kayıt belgesi iptal ediliyor. 2026 yılının bu gününde dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar yanlışlığa izin
verilmez.

Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetenlere, iktidar mensuplarına, muhalefete, sivil toplum kuruluşlarına ve halkımıza sesleniyorum. Olması gereken yapılsın, yanlış yapılmıştır. En kısa zamanda düzeltilmesi lazımdır. Zira bina en kısa zamanda hizmete açılacaktır.

Cabir AYDIN
Emekli Orman Yüksek Mühendisi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.