Sarıyer’de Bir Kadının Gözünden:
Yaşadığımız İlçeyi Kadınlarla Birlikte Düşünmek Sarıyer’de yaşayan bir kadın olarak, bu ilçeye baktığımda yalnızca Boğaz’ın güzelliğini, yeşilini ve tarihi dokusunu görmüyorum. Aynı zamanda her gün sokaklarında yürüyen, toplu taşıma kullanan, çocuk büyüten, çalışan, üreten ve hayatın yükünü omuzlayan kadınların yaşadığı sorunları da görüyorum.
Sarıyer, İstanbul’un en özel ilçelerinden biri. Ancak güzel bir ilçede yaşamak, sorunlarımız olmadığı anlamına gelmiyor. Özellikle kadınların günlük hayatını zorlaştıran bazı konuların artık daha fazla konuşulması gerekiyor. Kadınların en temel beklentilerinden biri güvenli sokaklar. Akşam saatlerinde bazı bölgelerde yetersiz aydınlatma, tenha yollar ve ulaşım sorunları kadınlarda ciddi bir tedirginlik yaratabiliyor. Bir kadın evine dönerken “Sokağım güvenli mi?” diye düşünmemeli. Aydınlatmadan ulaşıma, güvenlikten kaldırım düzenlemelerine kadar kent yaşamının her ayrıntısı kadınların ihtiyaçları gözetilerek planlanmalı.
Bir başka önemli konu ise kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılması. Sarıyer’de kadınların meslek edinmesine, iş hayatına katılmasına ve kendi ekonomik özgürlüğünü kazanmasına yönelik daha fazla merkez ve proje oluşturulabilir. Kadınların ürettiği el emeği ürünlerin satılabileceği pazarlar, girişimcilik eğitimleri, meslek kursları ve kadın kooperatifleri desteklenebilir.
Çocuk sahibi kadınların hayatını kolaylaştırmak da yerel yönetimlerin öncelikleri arasında olmalı. Uygun fiyatlı ve nitelikli kreşlerin artırılması, çalışan annelerin çocuklarını güvenle bırakabilecekleri merkezlerin yaygınlaştırılması kadınların hem çalışma hayatında kalmasını hem de ekonomik özgürlüğünü güçlendirecektir. Kadın sağlığı da ayrı bir başlık olarak ele alınmalı.
Kadınlara yönelik ücretsiz veya uygun maliyetli sağlık danışmanlığı, psikolojik destek, spor ve sağlıklı yaşam programları ilçenin farklı mahallelerine ulaştırılabilir. Bence en önemlisi ise kadınların karar alma süreçlerine daha fazla katılmasıdır. Sarıyer’de kadınların neye ihtiyaç duyduğunu yine en iyi kadınlar bilir. Mahalle toplantılarında, kent konseylerinde, belediye çalışmalarında ve sosyal projelerde kadınların görüşleri daha fazla alınmalı. Çünkü mesele sadece kadınlara hizmet götürmek değil; kadınlarla birlikte karar vermektir.
Sarıyer’i daha güvenli, daha yaşanabilir ve daha sosyal bir ilçe yapmak istiyorsak kadınların sesini daha fazla duymalıyız. Sokakta yürüyen kadının, çocuğunu büyüten annenin, işe giden genç kadının, emekli olan kadının ve yıllardır bu ilçede yaşayan kadınların deneyimleri bize yol göstermeli. Sarıyer’in geleceğini konuşurken kadınları yalnızca hizmet alan değil, kentin geleceğini şekillendiren güçlü bir paydaş olarak görmeliyiz. Çünkü daha güzel bir Sarıyer, kadınların kendini güvende, özgür ve değerli hissettiği bir Sarıyer olacaktır.
Sevgiyle kalın…



