Şubat ayı… Sevgililer Günü…
Çiçekler, hediyeler, kırmızı kalpler ve güzel sözler havada uçuşuyor. Bugün herkes kalbini birine adıyor ve kalpli öpücüklü mesajlar atıyor. Peki ya içinizdeki güm güm atan gerçek kalbiniz? Sevgililer gününde onun için ne yapıyorsun?
Bir kardiyolog olarak yıllardır şunu görüyorum:
İnsanlar kalplerini çok cömertçe sevgiye, işe, strese, öfke ve hayal kırıklıklarına açıyor…
Ama iş kalbi korumaya gelince, aynı özeni göstermiyoruz.
Oysa kalp, ihmal edildiğinde küsmez; sessizce yorulur.
Ve çoğu zaman bize “Artık dur” deme şansı bile tanımaz.
14 Şubatta sevdiğinize bir hediye alırken düşünün. Sevdiklerinizle daha uzun yıllar yan yana yürüyebilmek için kendi kalbinize ne hediye ediyorsunuz?
Birlikte yürüyüşe çıkmak,
Birlikte sigarayı bırakmak,
Birlikte daha sağlıklı beslenmek,
Birlikte kontrole gelmek…
Romantik mi?
Bence fazlasıyla.
Çünkü kalp hastalıkları hâlâ en sık ölüm nedeni. Her gün genç kalp krizlerinin haberini alıyoruz. Üzülüyoruz.
Ama iyi haber şu: Kalp krizi ve inmenin büyük kısmı önlenebilir.
Doğru yaşam tarzı, doğru beslenme, zamanında kontrol ve küçük ama istikrarlı adımlarla.
Sevgililer Günü’nde aşkı anlatan kalpler her yerde.
Benim hatırlatmak istediğim ise şu:
Bu sembolün gerçeği, göğsünüzün içinde sevdiklerimiz ve sizin için atıyor.
Onu yormayın.
Onu ihmal etmeyin.
Ve en önemlisi, onu yalnız bırakmayın.
Bugün sevgilinize sevginizi gösterin.
Ama yarın da birlikte yaşayabilmek için kalbinize sahip çıkın.
Çünkü en güçlü aşk kalbimizle olmalıdır. Sağlıklı bir kalple sevdiklerimizle yaşanan uzun hayat, en büyük aşkın ta kendisidir.

