Ayhan Çevik

Sen sen ol…

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bak, kardeşim : Sakın ha sakın, devlet memuru ve emeklisi hiç olma.!

Neden mi?…

Dilimize pelesenk olmuş bir tabir vardır.*”EŞEK kuyruğu , ne uzar ne kısalır!*”

Gelişme olanağı olmayan bir şeyden söz ederken, “Bu işten hayır gelmez anlamında “eşek kuyruğu gibi ne uzar ne kısalır” derler.

“rüşvet alamayacaksan, yedirmesini bilmeyeceksen, dönek nede  yalaka olmayacaksan boşuna uğraşma

senden hayır gelmez.!

Sen memuriyetininde, Emekliliğininde  hayrını göremezsin.

Senden ne köy, ne de kasaba olamayacağından, eşeğin kuyruğu gibi  uzamazsın.Aksine, eşeğin kuyruğu sabit kaldığı halde sen  kısalırsın!”

Bak kardeşim,İnsanoğlu acayip bir varlıktır. Güzel gözlü eşeğin hiçbir suçu ve günahı olmadığı halde bütün kötülükleri ve günahı eşeğe yükler.

Sen sen ol*”Eşeklik etme.”* Eşeğin günahına girme. Sonradan pişman olur yemediğin bütün  haltlardan dolayı, eşekten özür dilersin. “zamanında bir eşekliktir yaptık!” Dersin.En iyisi Eşeğin günahına girme!..

Memurun  ve emeklisinin gözü hep bir yerlerden birşeyler bekleme alışkanlığı var …! Sonu hüsran ve hayal kırıklıkları dır.

Bak Temmuz ayı geldi, malumun ilanı yapıldı .  Umutlar yine yıkıldı.

Memuru da , emeklisini de aslanlara yem ettiler!…

Fıkra bu ya:

“Fena halde aç durumdaki aslan yolda tilkiye rastlar; “Bana yiyecek bir şeyler getir, yoksa seni yerim!” der.

Korkudan titreyen tilki soluğu eşeğin yanında alır: “Aslan seni ormana kral yapmak istiyor, benimle gel” diyerek onu kandırır.

Aslan eşeği görünce saldırıp kulaklarını ısırır ama eşek güçlükle de olsa kaçmayı başarır.

Peşini bırakmayan tilkiye dönüp, “Beni kandırdın! Aslan beni öldürmeye çalıştı!” diyerek çıkışır.

Kurnaz tilki lâfın altında kalır mı; “Aptal olma! Taç takabilmen için kulaklarını aldı! Niyeti seni yemek olsa böyle bırakır mıydı? Hadi geri dönelim” diye üsteler.

Tilkiye inanan eşek, önerinin mantıklı olduğunu düşünür ve yine onu takip eder.

Aslan eşeği görür görmez saldırır ve bu kez de kuyruğunu koparır.

Ama şans yine eşeğin yüzüne güler, kaçıp canını kurtarır. Peşindeki tilkiye de “Yine yalan söyledin! Aslan kuyruğumu kesti!” der.

Tilki, “Korkacak bir durum yok. O sadece senin tahtta rahatça oturmanı istiyor! Benimle geri dön, yoksa tahtı kaybedersin” diyerek ısrarını sürdürür..

Ve eşeği bir kez daha geri dönmeye ikna eder.

Daha da acıkan aslan bir pençe darbesiyle eşeği devirir. Tilkiye dönüp, “Eşeği geri getirmen iyi oldu. Şimdi, derisini yüzüp beynini, ciğerlerini ve kalbini getir!” der.

Tilki eşeğin derisini yüzdükten sonra beynini yer ama ciğerlerini ve kalbini aslana getirir. Beynin olmadığını gören aslan hışımla “Beyni nerede?” diye sorar.

Tilki; “Yoktu, kralım. Eğer beyni olsaydı, onu iki kez yaraladıktan sonra sana tekrar geri döner miydi?”

Aslan bir an düşünür ve “Çok doğru” der.

Sonuç ve yorum sana ait olsun..

DÖVE DÖVE HELVA YEDİRİYORLAR

Emeklilerimiz, büyük bir beklentiye girmiş geceleri uyuyamıyor.

Malumunuz:Haziran ayının sonuna yaklaşılırken milyonlarca emekli,  alacakları enflasyon farkını merak ediyor.

16 milyonu aşan sayıları ile Türkiye’nin en büyük sosyal grubunu oluşturan emekliler, alacakları maaş zammının kesinleşmesini bekliyor.

Meşhur laftır çok hoşuma gider, çok severim; *İzahı olmayan işin mizahı olur.* En iyisi biz, emeklilerimizin merakını mizahla giderelim.

“İki yaşlı adam parkta oturmuşlar  kahkaha atıyorlar. Yanlarından geçen bir adamın dikkatini çeker ve sorar:

– Amcalar sizin derdiniz yok herhalde, böyle kahkahalarla güldüğünüze göre??

– Bak delikanlı memleketi kurtarmak için bizim bir çözümümüz var.

– Nedir??

– Tüm emeklileri  ve yanlarında da bir eşeği birlikte hapishaneye tıkmak.

Delikanlı şaşkın, tekrar sorar:

– Tamam da amcalar, eşeğin ne işi var hapishanede?

-Amcaların kahkahaları daha da artar ve biri der ki:

– Demedim mi sana, bu emeklileri kimse sormaz, herkes eşeği soruyor diye.”

Emeklilerin derdinden anlayan yok. Emekliye bir dokun, bin ah işit.!

*

Emeklilerimiz fazla merak  etmesin efendim, mutlaka maaşına cüzi miktarda da olsa zam yapılacaktır. Ancak; fazla da ümitlenmesin, önemli  olan zammı almak kadar zamın nasıl verildiğidir. Dedik ya merak buyurmayınız diye…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.