Ayhan Çevik

Pekmeze Su Katmak

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de siyasi mühendislik çalışmaları yapan merkezler göstere göstere oynarken, gevrek ve gevşek basın veya görsel basındaki herbokoloğlar konuşuyorlar, alkışlıyorlar alkışlıyorlar…

Görevlerini ifa etmenin rahatlığını yaşıyorlar.

Vatandaş ise; kafası karışmış ve endişeli, tedirgin bekleyiş içerisinde eli böğründe bekleyip dururken, maddeye bağlı rahat yaşayan biatçılar gayet memnun.

Düşününüz ki:

Asker veya sivil bürokrasisindeki suskunlarla, habire patinaj yapan, düştüğü çamurda  debelenen siyasî partilerle, çaresiz ve lüzumsuz hale getirilmiş sendikalarla, paramparça edilmiş kamuoyuyla, ticaretle uğraşan rant kavgası veren zengin tarikat ve cemaatlerle, 1965 yılından itibaren müesses nizam tarafından siyasallaştırılan “Alevilik”,1969 yılından itibaren siyasallaştırılan Sünnilik  çatışmalarına özlem duyanların   geri dönme çabalarıyla, açlığa mahkum   edilerek yok edilen şehirli orta sınıfıyla, olmayan ve gündeme sürekli taşınan “kürt sorunu” ile yaratılmak istenen bir iç çatışma ile her türlü manipülasyona açık bir toplum yarattılar.

İçeriden ve dışarıdan el birliğiyle yok edilmeye, ezilmeye çalışılan Türk toplumu…

“Bu ülkede ki vatansever kimseler” Apo’yu salıvermenin, siyasî af çıkarmanın, üniter devlet yapısını ülke içinde ve uluslararası alanda tartışmaya açmanın büyük bir kargaşaya ve iç çatışmalara yol açacağını tedirginliği içerisindeyken, sözüm ona aydınlar ve yönetenler farkında olmaları gerekmez mi? Veya farkında değiller mi…?”

Türkiye’de pekmezin tadı çoktan kaçtı.

Aslında; bu ülkede yaşayan herkesim, pekmez üretmek ve satmak yerine pekmeze su katmakla meşguller.!!!

Mizah bu ya:

“Tenekelerde dolu pekmez satıcısı bağırıyor:

–       Yerli, halis ve muhlis bağ üzümünden üretilmiştir. Alan bir daha alıyor. Lezzetine doyamıyor. Pişman olma… Ayağına gelmiş fırsatı kaçırma… Sen de gel, pekmezin tadına bak… Almadan edemezsin…

Bir alıcı gelir, pekmez dolu tenekelerin birine parmağını daldırır. Pekmezi tadar ve der ki:

–       Gelecek haftaya bu pekmezlerden yirmi teneke istiyorum, der.

Her biri 18-20 litrelik tenekeleri pekmezle dolduran satıcı, hafta pazarında yerini alır ve yirmi teneke sipariş veren alıcıyı beklemeye başlar. Çok sevinçli ve mutludur. 20 teneke pekmez satacak ve beklemediği satışı yaparak kazancını artıracaktır. Ayağına gelen fırsatı kaçırmayacak, kazı yolmadan bırakmayacaktır. Şimdiye kadar hep böyle yapmıştır…

Bir müddet sonra alıcı gelir. Selam sabah, hoşbeşten sonra:

–       Geçen haftaki gibi pekmezlerin tadına bakmak istiyorum, der.

1, 3, 5, 7, 11… sıradaki pekmezlere parmağını daldırır, tadına bakar ve der ki:

–       Bunların hiçbiri geçen haftaki pekmezden değildir… Hiçbirinde pekmez tadı yok… Bunların hiçbirini almıyorum, der.

Ayağına gelen fırsatı kaçırmak istemeyen, kazı yolmadan bırakmak istemeyen satıcı, öfke dolu ve kızgın:

–       Madem pekmezimi almayacaktın, bu kadar pekmeze niye su kattırdın?!.. der.

Saadete gelecek olursak;Toplumu oluşturan fertler çeşitli ve düşman kamplara bölünme çalışmaları dozunu artırarak devam ederken, Türkiye’de bu kadar farklı düşünen insanların ortak bir söylem üretiyor olması mümkün değil.!

Bu çeşitlilik içinde insanları karalamak, insanları bölüp birbirine düşürme çabası da haliyle devamlılık arz ediyor.

Bu işin sonu en azından kırılganlık veya Allah muhafaza etsin, çatışma ve tükenmişliktir…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.