Siyasiler tarihi, belirli amaçları için kullanabilir ama bir milletin tarihini güncel siyasi düşünceler ile âdeta yeniden kurgulamak, gerçeğin değiştirilmesinin ötesinde ciddi sonuçlara yol açar.
Tarihi gerçekleri kendi siyasi amaçlarımız doğrultusunda açıklayamayız.
Türk’e ait zaferlere ve siyasal sonuçlara ekleme yaparak” Türk- Kürt-Arap ittifakı ile hayali bir tarih tasarımı yapamayız!.. ”
“Tarihi çarpıtmak” ifadesi, tarihsel olayların gerçeklerini kasıtlı veya kasıtsız olarak değiştirmek, çarpıtmak veya yanlış yansıtmak anlamına gelir. Bu, aşağıdaki şekillerde ortaya çıkabilir:
1. *Gerçekleri Değiştirmek*: Tarihsel olayların detaylarını, nedenlerini veya sonuçlarını kasıtlı olarak değiştirerek farklı bir anlatı oluşturmak.
– Örnek: Bir savaşın nedenlerini veya sonuçlarını ideolojik amaçlarla farklı göstermek.
2. *Bilgi Eksiltmek veya Eklemek*: Tarihsel anlatılarda bazı önemli detayları atlamak veya gerçekte olmayan bilgiler eklemek.
– Örnek: Bir liderin başarılarını abartırken hatalarını görmezden gelmek.
3. *Bağlamı Bozmak*: Olayları orijinal bağlamından kopararak yanlış bir perspektif sunmak.
– Örnek: Tarihsel bir olayı günümüz değer yargılarıyla yargılayarak yanlış sonuçlara varmak.
4. *Propaganda Amaçlı Kullanmak*: Tarihi, belirli bir siyasi veya ideolojik amaç için araçsallaştırmak.
– Örnek: Milliyetçi, dini veya siyasi çıkarlar için tarihsel figürleri manipüle etmek.
*TARİHİ ÇARPITMANIN SONUÇLARI *
– Toplumsal hafızanın zayıflaması,
– Geçmişle yüzleşmenin engellenmesi,
– Yanlış dersler çıkarılması ve gelecekte benzer hataların tekrarlanması,
– Toplumlar arasında düşmanlık ve önyargıların beslenmesi.
*TARİHSEL GERÇEKLERİN KORUNMASI İÇİN*
– *Belgeler ve Kanıtlar*: Tarih, arşiv belgeleri, arkeolojik bulgular ve güvenilir kaynaklarla desteklenmelidir.
– *Çoklu Perspektif*: Olaylara farklı bakış açılarından bakarak dengeli bir anlatı oluşturmak.
– *Eleştirel Tarih Yazımı*: Tarihçilerin önyargılardan uzak, tarafsız analiz yapması.
Tarihi çarpıtmak, geçmişi manipüle ederek bugünü ve geleceği kontrol etme aracı olarak kullanılabilir. Bu nedenle, tarihsel gerçeklere saygılı olmak büyük önem taşır.
İşte size: Temel’li, “tarihi çarpıtmak” temalı bir fıkra:
“Temel tarih öğretmenliği sınavına girer. Hoca sorar:
— Temel, bize II. Dünya Savaşı’nı anlat!
Temel başlar:
— II. Dünya Savaşı, Karadeniz ile başlayan büyük bir kurtuluş hareketidir… Başta Dursun komutan vardı… Almanya, Rize’ye kadar ilerledi ama Çaykara direnişiyle geri püskürtüldü!
Hoca şaşkın:
— Temel, sen bu bilgileri nereden aldın?
— Kitabı ben yazmadım ama dedem anlattı. O da savaşta… fındık nöbetindeydi!
Sonrasında:Temel, sınavdan çıkınca Dursun’la buluşur.
— Ula Dursun, ben II. Dünya Savaşı’nı anlattım ama biraz Karadenizle harmanladım ha!
Dursun:
— Anlattın mı Çaykara Direnişi’ni?
— Anlattım da dedim Alman tankları Uzungöl’de kara saplandı diye!
İdris lafa girer:
— Ula siz gene eksik anlatmışsınız… Benim dedem, Hitler’i Hopa’da mısır kaynatırken yakalamış!
Temel:
— Onu da ekleyeydim ama zaman yetmedi.
Dursun:
— Yalnız dikkat edin ha, bizim tarih kitaplarını artık mantıkla değil, siparişle yazıyorlar.
Gelecek sene “III. Dünya Savaşı Temel Paşa ile başlıyor” diye yazarlarsa şaşırmayın!
Temel:
— O zaman torunlarıma derim ki: “Okuyun uşağum, bakın dedem nasıl galip gelmiş!”
Sonuç:
“Ülkeyi milletlere bölerseniz,yeni bir millet oluşturmak için tarihî çarpıtırsanız; O zaman ideolojik olarak sizden kopabilmek için kendisine bölgesel ve küresel bir müttefik aramasi kaçınılmaz mutlak sondur.!!!
Bu gruplar :Yabancı hami bulmakta da zorlanmayacak, yaşadıkları ülke için büyük bir tehdit ve tehlike oluşturacakları kesindir.!”
İnsanlar: dinini, dilini, örfünü, adetini, töresini, tarihini doğru öğrenmeliler. Aksi halde hainleri Kahraman zanneder ve başka milletlere av olurlar!

